T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A
İsrail'in nükleer gücü barışı tehdit ediyor

John Steinbach'ın global research sitesinde yayımlanan makalesinde, dünyanın beşinci büyük nükleer gücü olan İsrail'in, gerçekte Ortadoğu ve Asya barışını tehdit ettiğini belirtti.

İsrail elinde bulundurduğu 200 ila 500 civarında nükleer bomba ile dünyanın 5. büyük kitle imha silahları sahip. ABD, Çin, Fransa ve Rusya'dan sonra dünyanın çok gelişmiş bir nükleer silah programı ve yüzlerce nükleer, termo nükleer silahlara sahip olan İsrail'in Ortadoğu ve Asya barışını tehdit eden asıl ülke. İsrail resmen kabul etmese de başta ABD olmak üzere dünyanın önde gelen ülke ve kuruluşları İsrail'in uzun bir süredir nükleer güce sahip olduğunu belirtiyor. 1991 yılındaki ABD Stratejik Hava Komuta raporunda Hindistan ve Pakistan'la birlikte İsrail de nükleer silaha sahip ülkeler arasında sayılmıştı.

İsrail kitle imha silahlarına sahip olduğu inkar etmeyen ABD, İsrail bunu kendini savunmak için geliştirdiğini belirtiyor. İsrail ayrıca Nükleer Silahsızlanma Anlaşması'nı imzalamayan ülkeler arasında yer alıyor.

Şimon Perez de bu konuyla ilgili kendisine sorulan bir soruya şöyle cevap vermişti: 'Nükleer silahımız ne var ne de yok diyemem.' İsrail'in nükleer silaha sahip olduğu gerçeğini ilk kez 1986 yılında Londra'da belgeleriyle açıklayan Mordechai Vannunu, halen İsrail'de bir hücrede tamamen izole edilmiş koşullarda yaşam savaşı vermektedir. Nükleer-biyolojik-kimyasal silahlar (NBC silahları) üretebilen İsrail, nükleler başlık taşıyabilen 980 mil menzilli Cruise füzeleri de üretiyor. İsrail, nükleer başlıklı cruise füzelerini dünyanın herhangi bir noktasından fırlatabilecek 4 denizaltıya sahip ve henüz Çin'in elinde bile böyle denizaltıların olmadığı ifade ediliyor.

Negev Çölü silah deposu

İsrail'de nükleer silah programı İsrail nükleer bombasının babası olduğu belirtilen Ernst David Bergmann'ın direktifleri ile 1940'larda başladı. Bergmann, 1952 yılında İsrail Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.

İsrail ABD'nin göz yumması, Fransa'nın teknik desteği ve kendi ar-ge'si ile JERICHO sınıfı uzun menzilli balistik füzeleri geliştirdi. İsrail, nükleer silah kullanabilmek için sadece balistik füzelere bağımlı değil. Hava Kuvvetleri'nin F-15I, F-16 uçakları ve Deniz Kuvvetleri'nin Dolphin dizel denizaltılarından nükleer başlık taşıyan değişik silahlar (Harpoon) kullanabilir. Nükleer silah çalışmalarını ve plütonyum stoklarını Bersheeba yakınlarındaki Negev Çölü'nde yürüttüğü vurgulanıyor. İsrail 1960 yılların ortalarında İsrail-Mısır hududunda onlarca nükleer silah denemesi yaptı. Öte yandan İsrail, Cezayir'de Fransa ile birlikte nükleer silah denemelerinde bulundu.

İsrail, 1973 yılında Yom Kippor savaşında uranyum içeren bombalar kullandığı kaydediliyor. Silahlar arasında Rusya'ya erişebilecek nitelikte balistik füzelerler, bombardıman donanımı, cruise füzeleri ve mayınlar bulunuyor (1980'lerde İsrail Golan Tepeleri boyunca mayın döşemişti).

2000 yılı Haziran'ında bir İsrail denizaltısı 950 mil uzaktaki bir hedefi vuran bir Cruise füzesi fırlattı ki bu İsrail'i bu kapasiteye sahip ABD ve Rusya'dan hemen sonra gelen dünyanın üçüncü gücü haline getirdi.

GÜNEY AFRİKA'DA NÜKLEER DENEMELER

1977'de, uydu fotoğraflarının Güney Afrika'nın Kalahari Çölü'nde İsrail'in bir nükleer test yapmayı planladığını gösterdiğini ileri süren Sovyetler Birliği ABD'yi uyarmıştı. 22 Eylül 1979'da ise bir Amerikan uydusu Hint Okyanusu'nun Güney Afrika kıyılarında küçük bir termo nükleer bombanın atmosfer testini farketti. Ancak İsrail'in müdahil olduğu ortada olduğundan rapor özenle seçilmiş bir bilimsel heyet tarafından önemli detaylar karanlıkta bırakılarak örtbas edildi. Daha sonra İsrailli kaynaklar üzerinden öğrenildi ki gerçekten de üç adet sıkı korunan İsrail nükleer silahlarının minyatürleri test edilmekte idi. İsrail ve Güney Afrika'nın bomba testi işbirliği ırkçı rejimin devrilmesine dek sürdü. Uranyum ve test imkanlarının yanısıra, Güney Afrika İsrail'e büyük miktarlarda yatırım sermayesi sağlarken İsrail de ırçı rejimin uluslararası ticari yaptırımlardan korunabilmesi için geniş bir ticaret kapısı sağlıyordu. İsrail'in nükleer programının baş sorumluları Fransızlar ve Güney Afrikalılar olsa da ABD suçun büyük kısmını paylaşıyor. Mark Gaffney (İsrail nükleer programı) "ancak İsrail'in tasarlanmış aldatması ve ABD'nin işbirliği sayesinde mümkündü" diye yazdı.



30 Aralık 2002
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED