T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Tesettür salt bir kentlilik olayı, bir moda mıdır?

Hasan Bülent Kahraman'a bakarsanız, evet tesettür "son kertede bir kentlilik 'olayı'", "modernle iç içe" oluşu itibariyle "modanın türediği" anlamla bitişik ve dolayısıyla da "iktidarların ürettiği estetiğin toplumsallaştırma çabası"ndan başka bir şey değildir.

Radikal'in 26 Aralık tarihli Kültür/Sanat sayfasındaki "Cumhuriyet-tesettür ilişkisi" başlıklı değerlendirmesinde, Hasan Bülent Kahraman, tesettüre yukarıda özetlediğimiz bağlam içinde yaklaşıyor ve meseleyi tarihsel/siyasal boyutu eşliğinde Cumhuriyet ve Kemalizm'le ilişkilendirerek, Cumhuriyet ve Kemalizm'in "estetik bütünlük"ten yoksunluğu iddiasıyla da "doğan boşluğun farklı modellerle doldurulduğu" (tesettür bunlardan biridir yazara göre) sonucuna varıyor.

Esasen, anlaşıldığı kadarıyla H. Bülent Kahraman'ın bu yazısında odak noktasına taşıdığı olgu, kentsel-toplumsal-tarihsel alanda 'estetik bir değer üretme'nin niteliği ve niceliğiyle ilgili; teşekküre de bu açıdan yaklaşıyor. Ancak, tesettürün gerek kentlilik ve modernle, gerek estetik ve modayla, gerekse iktidar ve toplumla varolan ilişkisinde, yazarın atladığı temel bir varoluş biçimi söz konusu: İnanç alanı!

H. Bülent Kahraman'ın "tesettür/örtünme" hususunda yakın tecrübelerinin olup olmadığını bilmiyorum. Ancak öyle görünüyor ki, Kahraman, "tesettür olayı"na salt bir 'estetik gözlemci' ve yer yer bir 'sosyolog' (kısaca, dışarlıklı bir kimliğin/kişiliğin) nazarıyla yaklaşıyor. Dolayısıyla, yalın olarak, bir hanımın 'örtünme hissine/hassasiyetine' sahip oluşunun iç çeperlerindeki saikten habersizmiş kanısı uyandırıyor. O bakımdan, tesettürü salt bir kentlilik, bir estetik biçimlenme, moderne ve modaya yaslanan bir olgu olarak değerlendirmesinin başkaca bir izahını bulamıyorum doğrusu.

Öte yandan, söz konusu değerlendiriş açısından, Kur'an'ın bir emrini yerine getirmek ve böylece inandığı gibi yaşamak ilkesini kaale almaksızın, salt 'kentli-modern-modaya uyum sağlamış' görünmek bakımından 'tesettüre bürünmenin', ontolojik/epistemelojik gerekliliğini nerede arayacağımızı da bilemiyorum.

Sormak istiyorum: Yakın dönemde, otoriter iktidarların okullar, üniversiteler ve bir takım kamu kurumlarında oluşturmayı amaçladığı "tek tip" yapılaştırma esnasında ortaya çıkan nahoş görüntülerin merkezinde yer alan 'başörtülü' çocuklar, gençler ve hanımlar acaba neyin mücadelesini verdiler/vermekteler; modanın, estetiğin ve kentlileşmenin mi, yoksa inançlarının, inandığı gibi yaşama öz gürlüklerinin mi? Tesettürü kentliliğe, estetik ve modaya indirgeyen (yanlış anlaşılmasın, bu olguları ve bu olguların 'tesettür'le bağını inkâr ediyor değilim; itirazım, bu ve benzeri olguların 'tek belirleyici' olması noktasındadır) H. Bülent Kahraman'ın şu soruya vereceği cevabı merak ediyorum doğrusu: Eğer ortada hayatın bütün alanlarını kapsayan bir 'inanç sferi' yoksa, dünyanın neresinde, insanlar salt moda ve kentlilik için böylesi bir mücadeleye katlanabilirler?

Yazarın, Cumhuriyet ideolojisinin estetik bütünlüğü yok dediği alanlardan biri de edebiyat ve müzik.. İyi ki yok! Yoksa hepimiz, aynı ideolojinin sözcüsü olurduk! Ama unutulmasın; buna dair çok belirleyici kimi eğilim ve yönlendirmeler, özellikle CHP iktidarlarının vesayeti altında seslendirilmedi değil bu ülkede.. Orhan Veli'nin şiirindeki insan tipi, tam da Cumhuriyet ideolojisinin oluşturmak isteği 'meselesiz' insan tipi değil de, nedir? Hatırlayın Türk sanat musikisinin yasaklandığı yılları.. Tutmadı, o başka!

Bugün, bürokratik iktidarın şekillendirmek istediği 'tesettürsüz bir hayat' tarzı da tutmayacak!

Bakın, tesettürlü hanımların temelde aradığı şey ne kentlilik, ne modernlik, ne de modadır; inandığı gibi yaşamaktır! Eğer tersi söz konusu olsaydı, kentli ve modern görünmek için bütün hanımlar tesettüre bürünürdü! Olay bu kadar basit...


30 Aralık 2002
Pazartesi
 
İHSAN DENİZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED