Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in selefleri Cemal Abdulnasır ve Enver Sedat'ın kızlarının babaları üzerinden yürüttüğü söz düellosuna mahkeme el koydu. Rukiye Sedat'ın açtığı tazminat davasının mahkeme tarafından kabul edilmesinden sonra polisin hafta başında Huda Abdulnasır'ın evine baskın düzenleyerek mallarına el koyma tehdidinde bulunduğu öne sürülüyor.
Polis baskınından sonra Abdulnasır'ın tazminat parasını ödediği belirtiliyor. Huda Abdulnasır yaptığı açıklamalarda Enver Sedat'a yönelik ağır eleştirilerde bulunuyor ve babasının Sedat tarafından öldürüldüğünü öne sürüyor.
Arap milliyetçiliğinin simgesi olarak bilinen Cemal Abdulnasır, 1967 Altı Gün Savaşları'nda İsrail'e karşı ağır bir hezimet aldıktan sonra popülaritesini hızla yitirmiş, üç yıl sonra da aniden rahatsızlanarak 1970 yılında hayatını kaybetmişti. Ancak Nasır'ın ani ölümü beraberinde pek çok iddiayı da gündeme getirmişti. Şüphelerin Sedat üzerinde yoğunlaşmasının sebebi olarak Nasır'ın yardımcısı olması gösteriliyor.
Mübarek'in 28 yıllık iktidarı boyunca yerine yardımcı tayin etmemesinin bu tür bir ihtimali göz önünde bulundurmasından dolayı olduğu öne sürülüyor. Ahram Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığı'na atanan Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Abdul Munim Said, Huda Abdulnasır'ı paranoyak bir kişilik olduğunu öne sürüyor.
Huda'nın eski bir arkadaşı da olan Said, Huda'nın hiçbir kardeşinin bu davaya sahip çıkmamasının da bu iddiaların ne kadar yersiz olduğunu anlamaya yettiğini iddia ediyor.
Siyaset bilimci olan Huda Abdulnasır yaklaşık dört yıl önce Sedat'ın babasını, meyve suyuna zehir koyarak öldürttüğünü öne sürmüştü. Babasının lekelenmeye çalışıldığını öne sürerek mahkemeye başvuran Rukiye Sedat'la Abdulnasır'ı barıştırmak için araya pek çok siyasetçi girmesine rağmen başarı sağlanamadı.
Üç hafta önce davayı karara bağlayan Mısır mahkemesi Abdulnasır'ı yaklaşık 27 bin dolarlık cezaya çarptırdı. 1952 yılında krallık rejimini deviren Hür Subaylar hareketinin en önemli isimlerinden olan Abdulnasır daha sonra ülkenin tek adamı olmuş ve Pan-Arabizm hareketinin tüm Arap dünyasına yayılmasını sağlamıştı.
Yerine geçen Sedat da 1973 yılında İsrail ile savaşa tutuşmuş ancak önemli bir başarı sağlayamamıştı. Fakat İsrail ile 1979 tarihli Camp David Anlaşması'nı imzalamasıyla bir anda Arap ve İslam dünyasının şimşeklerini üzerine çekmişti.
İki yıl sonra Ekim 1981'de Sedat da askeri bir tören sırasında bazı askerler tarafından düzenlenen saldırıyla hayatını kaybetmişti.