TEL AVIV- ABD Başkanı Bill Clinton ile Filistin Yönetimi lideri Yaser Arafat arasında perşembe günü Washington'da yapılacak zirve öncesinde, İsrail'in zirvede Clinton tarafından Arafat'a iletilecek önerileri ortaya çıkmaya başladı. Barak'ın belirli koşullar çerçevesinde Eylül ayına kadar Filistin devletini tanımayı koz olarak kullanarak Arafat ile bir nihai statü anlaşması yapmayı umduğu belirtiliyor. İlk kez "Filistin varlığı" ifadesini kullanarak Filistin devletine referansta bulunan Barak, karmaşık diplomatik ifadelerle de olsa Kudüs çevresindeki Abu Dis ve Azariya köylerinin Filistinliler'e bırakılacağını, dağınık durumdaki Filistin yönetimi altındaki toprakların birbiriyle bağlantısının sağlanacağını belirtti. Barak'ın bu muğlak ifadeleri dahi Yahudi yerleşimcilerin gösterilerine neden olurken sol kesim Barak'tan "daha açık" olmasını istedi. Bölgesel İşbirliği Bakanı Şimon Peres, Barak'a açıkça Filistin devletini desteklemesini önerdi. Ha'aretz gazetesi de Barak'ın "aşırı pazarlıkçı" tutumu eleştirildi. Gazete, Barak'ın kafasındaki Filistin Devleti'nin bir belediye yönetimi kadar bile yetkisi olmayacağını belirtti.
Filistinliler yeterli bulmadı
Eğitim Bakanı Yossi Sarid ise, bir zamanlar İsrail'in elinde büyük bir koz olan Filistin Devleti'ni tanımanın boşuna harcanan zaman nedeniyle şu anda verilmesi doğal bir hak haline dönüştüğünü söyledi. Barak'ın yeni önerileri daha resmen iletilmemiş olmasına karşın Filistin tarafınca da yeterli bulunmadı. Filistinli yetkililer Oslo Anlaşması uyarınca İsrail'in Batı Şeria'yı Filistin'e bırakması gerektiğini belirttiler. Arafat, Filistin Yönetimi'nin Batı Şeria'nın yüzde 70 ya da 80'i ile yetinmeyeceğini açıkladı. Arafat'ın danışmanı Nabil Aburüdeyna İsrail'in (67'de işgal ettiği) bütün Filistin topraklarından geri çekilmesi gerektiğini söyleyerek "Toprak konusunda pazarlık etmeyiz, pazardan domates, peynir almıyoruz" dedi.