GROZNİ- 1994-1996 yıllarında Rus topçularının dümdüz ettiği ama yine de Çeçenler'e boyun eğdiremediği Grozni yeniden Rus silahlarının hedefi oldu. Yabancılar için çok tehlikeli olduğu iddia edilen Çeçen toprakları, şimdi kendi halkı için çok tehlikeli bir durumda. Yakınlarını kaybeden Totya Rusya'nın mücahidleri yakalamak için saldırdığını duymuş, ancak Çeçen halkının tüm bu saldırıları hak etmek için ne yaptığını soruyor. "Moskova yalnızca Ruslar'ın insan olduğunu düşünüyor. Bizse hiç bir şeyiz onlar için. Bu saldılarda nasıl hayatta kalabiliriz. Bu bebeklerin günahı ne? Neden evlerimizi yıktılar. Biz den daha fazla ne istiyorlar? diyerek feryat ediyor. Saldıralara ara verilenci halk ölülerinin başına toplanarak, ağıt yakıyor. Bir Çeçen direnişçi yıkılan evlerin arasındaki gazeteceleri uzaklaştırmaya çalışıyor.
Grozni bir yıkıntılar şehri. Hükümet binası, Merkez Bankası, okullar Rus roketleri ile yıkılmış. Küçük kafeler, dükkanlar, araba yıkama yerleri açık olsa da savaşın tüm izlerine tanıklık ediyor. Grozni'nin kasabalarındaki kimi Çeçenler inatla evlerini yeniden inşa ederken, kimileri de komşu cumhuriyet İnguşistan'a sığınmış. Şehrin ana caddesinde kurduğu tezgahında bir şeyler satmaya çalışan bir Çeçen kadın, "Hİç bir yere gitmeyeceğiz. Bundan daha kötüsü başımıza gelemez. Topraklarımızda kalacağız" diyor. Çeçen halkı tüm Çeçenler'in Ruslar tarafından neden terör ile damgalandığını anlayamıyor.
Grozni'de taksi şöförlüğü yapan İlyas Bagriyev, "38 yaşındayım, üç çocuğum var. Beni terörist olarak nitelemeleri için ne yaptım" diye soruyor. Bir çok komşusunun saldılarda öldüğünü söyleyen Bagriyev, "10 yaşındaki kızım, cesetler gördü. Kekelemeye başladı, her zaman korku için de yaşıyor. Çocuklar tüm bunları yaşamamalı" diye ekliyor. Günlerdir uyuyamayan Çeçen çocukların gözlerinin altı mosmor olmuş. Her bir Rus jeti geçtiğinde korku ile irkiliyorlar. Bir muhabir küçük bir çocuğa annesinin nerde olduğunu soruyor. Omuz silkmekle yetiniyor ve dalgınca uzaklaşıyor.
Rus saldıralarında en büyük hasarı sınır kasabaları gördü. Urus-Martan'daki ölü sayısı onlarla ifade edilirken, Nozi-Yurt ve Bamut'taki köylerin tamamen yıkıldığı haberleri geliyor. Rus ordu sözcüsü Priganov, sivillerin öldüğü haberlerinin doğru olmadğını iddia ederek, "Askeri tesisleri hedef alıyoruz. Bombardıman hedefler iki kez kontrol edildikten sonra başlıyor" diyor. Ancak yıkıntalar şehrine dönen Grozni evleriyle ve okullarıyla Rusya'nın iddialarını çürütüyor. Belki de Ruslar Çeçen ilkokullarını mücahidlerin cephaneliği olarak kabul ettiği için hedef aldı. Aslında ilkokullar Rusya'nın 1994'deki saldılarından kalan şarapnel ve bomba izleri ile tarihi bir müzeydi.
Çeçen gönüllüler Grozin'deki kışlalarda savaşa hazırlanıyor. Kışla'da ilk göze çarpan resim, Çeçen direnişinin efsane ismi Cevher Dudayev'e ait. Kazakistan'dan Çeçen kardeşlerine destek için gelen Nurlan, Rus askeri akademilerinden mezun olmuş. Rusya'da Kafkas ve Orta Asya kökenlilere yönelik ayrım sonucu orduya alınmayan Nurlan, Ruslar'a karşı savaşmak için hazır. Nurlan'ın komutanı Grozni'nin güneyindeki dağlık köylerin birinden gelen Alvi. Alvi'nin köyü ilk Rus işgali sırasında tamemen yerle bir edildiğinden, yeni saldırılar başladığında çok şaşırmamış. Tüm gönüllüler Rusya'nın mücahidleri değil, özellikle sivil köylüleri hedef aldığını söylüyor. Gönüllüler Hattab ile hiç karşılaşmamış. Ancak Basayev'e duydukları hayranlık gözlerinden okunuyor.
------- Geri OKU ------------------
<ımg src="/images/geri.gif" wıdth="63" heıght="27" border="0" alt="Geri">ımg