Gazze'de Türkiye'nin tavrı net: Siyasetimizin merkezinde insan var

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Gazze konusunda Türkiye’nin tavrı nettir çünkü siyasetimizin merkezinde insan ve insan hakları vardır. Sivil halkın güvenliği, insani yardımlara kesintisiz erişim ve kalıcı bir ateşkes için yürüttüğümüz çalışmalar artarak devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın kaleme aldığı “Barış ve adalet için ortak yol” konulu makalesinin Çin’in en büyük gazetelerinden People’s Daily’de Çince ve İngilizce yayımlandığını belirtti.

İSTİKRARA ÖNEMLİ KATKI

İletişim Başkanlığı’nın web sitesinde de paylaşılan makalede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, tarih boyunca köprüler kuran ve medeniyetleri yan yana getiren bir ülke olduğunu belirtti. Erdoğan, hem bölgenin hem de küresel toplumun istikrarına önemli katkılar sunduklarını, barışın, istikrarın ve diyaloğun egemen olması için yoğun gayret gösterdiklerini bildirdi.

KALICI BARIŞ İÇİN EGEMEN FİLİSTİN DEVLETİ

Erdoğan, Gazze’deki trajediye de dikkat çekerek şunları kaydetti: “Filistin meselesinde kalıcı barışın teminatı bizce açıktır, 1967 sınırları esas alınarak başkenti Doğu Kudüs olacak tam bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti inşa edilmelidir. Atılan adımlar çok cepheli olmalıdır. Ekonomik bağlantılar, altyapı projeleri, enerji işbirlikleri ve kültürel değişim, güveni pekiştiren kurumsal unsurlardır.”

Uluslararası toplum birleşsin

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin’in öncülüğünü yaptığı uluslararası topluma, ortak çıkarlar etrafında birleşme çağrısı yaptı. Erdoğan şunları söyledi: “Türkiye olarak geçmişten aldığımız güç ve tecrübeyle bugünü şekillendiriyor, yarını ise barış, güven ve iş birliği temeli üzerinde inşa ediyoruz. Attığımız her adım, bölgemizden başlayarak dünyaya yeni ufuklar açmaktadır. ‘Tuhaf zamanlardan geçerken’ güven tesis etme, diyalog kanallarını açık tutma ve krizleri çözme iradesiyle sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz. Çin Halk Cumhuriyeti’nin öncü bir aktörü olduğu uluslararası toplumun da ortak vicdan ve müşterek çıkarlar etrafında birleşmesinin daha adil ve müreffeh bir dünyanın kapısını açacağına inanıyoruz.”