2001'deki ABD operasyonu ile yönetimden uzaklaştırılan Taliban, 14 yıl aradan sonra bir ilke imza atarak işgal ettiği Kunduz ile dengeleri bir kez daha değiştirmeye çalışıyor. Afganistan ordusu, önceki gün Taliban'ın ele geçirdiği Kunduz kentini geri alabilmek için takviye birlikler göndererek kapsamlı operasyon başlattı. Afganistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Kunduz'da bazı polis merkezleri ve hapishanenin kontrolünün yeniden hükümet güçlerinin eline geçtiği belirtildi. Başkent Kabil ve Belh'ten şiddetli çatışmaların devam ettiği Kunduz'a destek gücü gönderilirken, kenti Kabil ile kuzeydeki Mezar-ı Şerif'e bağlayan Bağlan yolundaki mayın tehdidi ve pusu tehlikesi nedeniyle kara birliklerinin hareket etmekte zorlandığı ifade ediliyor.
'YERLİ İŞBİRLİKÇİ' İDDİASI
Kunduz'un Taliban'ın eline geçmesinin ardından eleştirilere hedef olan Afgan ordusu adına açıklama yapan Genelkurmay Başkanı Yardımcısı General Murad Ali Murad, “Kunduz'u savunacak yeterli askerimiz vardı ancak olası sokak savaşında muhtemel sivil kayıpları önlemek için kentten taktik amaçlı çekildik” dedi. Savunma Bakanı Muhammed Masum Stanikzey ise, Kunduz'a saldıran militanların arasında çok sayıda yabancı savaşçı bulunduğunu ve örgütün yeni taktikler uyguladığını savundu. Stanikzey ayrıca, Kunduz'un düşmesinde kentteki işbirlikçilerinin önemli rolü olduğunu iddia etti.
KORKU VE YAĞMA HAKİM
Operasyonlarda 83 militanın öldürüldüğünü belirten Kunduz Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Said Server Hüseyni de ölen örgüt üyelerinden üçünün Arap kökenli olduğunu ifade etti. Kunduz'daki hastane yetkilileri ise kendilerine 16 kişinin cesedinin geldiğini, çatışmalarda 172 kişinin de yaralandığını bildirdi. Görgü tanıkları 14 saat süren çatışmaların ardından önceki gün kent merkezine giren Taliban militanlarının valilik, askeri karargahlar, polis karakolları, özel bankalar ile birçok devlet kurumuna Taliban'ı temsil eden beyaz bayrak astığını dile getirdi. Halkın bir kısmının panik içinde terketmeye çalıştığı kentte militanların dükkanları yağmaladığı kaydedildi. Taliban'ın ayrıca, ordu, polis teşkilatı ve Batılı yardım kuruluşlarından ele geçirdikleri araçlarla sokaklarda devriye gezdiği ifade ediliyor.
'BU DAHA BAŞLANGIÇ'
Diğer taraftan 14 yıl sonra görülmedik çapta bir saldırı ile Kunduz merkezine giren Taliban, asıl hedeflerinin başkent Kabil olduğunu duyurdu. Reuters'ın haberine göre üst düzey bir Taliban komutanı, “Bu daha başlangıç. Kabil'i nasıl ele geçireceğimizi ve bu 'kuklaları' meydanlarda nasıl sallandıracağımızı göreceksiniz” ifadelerini kullandı.
YÖNETİM İÇİN ZOR SINAV
ABD öncülüğündeki NATO güçlerinin 2014 sonunda güvenliği sağlama sorumluluğunu yerel makamlara devretmeleri ve geri çekilmelerinin ardından Afgan güvenlik güçlerinin Taliban'la ne ölçüde başedebileceği sorgulanıyordu. Kunduz'un düşmesinin Eşref Gani hükümetinin birinci yıldönümüne denk gelmesi dikkat çekti. Afgan analistler, Gani hükümetinin ilk icraatı olan ABD ile İkili Güvenlik ve İşbirliği Anlaşması'nın Kunduz'da işletilip işletilmeyeceğinin Kabil ile Washington arasında önemli bir güven testi olacağı yorumunu yapıyor.
Kritik geçiş kapısı
Afganistan'ın beşinci büyük vilayeti olan, 300 bin nüfuslu Kunduz, ülkenin Orta Asya'ya açılan kapısı olması nedeniyle stratejik öneme sahip. Tacikistan sınırında yer alan ve kuzey için geçiş merkezi olan bölge, Taliban'ın gelecek dönemde yapacağı saldırılar için de yeni bir üs olabilir. Peştunların çoğunlukta olduğu kent, Kasım 2001'de Taliban'ın son kalesi olarak görülüyordu.
ABD'den hava desteği
NATO bünyesinde görev yapan ABD ordusuna mensup hava kuvvetlerinin dün sabah saatlerinde Kunduz'da bazı noktalara bir dizi hava saldırısı düzenlediği bildirildi. ABD ordusu sözcülerinden Albay Brian Tribus, “Güvenlik güçlerine tehdit olabilecek unsurlar
hedef alındı” dedi. Taliban militanları önceki sabah Kunduz vilayetinin merkezine 3 koldan saldırmış ve şiddetli çatışmaların ardından kent merkezinin kontrolünü ele geçirmişti.
Gani'den zafer sözü
Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani Taliban'ın kontrolüne geçen Kunduz kentinin geri alınacağı taahhüdünde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yaptığı açıklamada, halktan sakin olmasını isteyen Gani, Taliban'ın kenti tamamen ele geçirmesinin sözkonusu olmadığını belirtirken, özel eğitimli komandoların bölgeye sevkinin devam ettiğini ancak kentin geri alınması için başlatılacak taarruzun titizlikle planlanması gerektiğini söyledi. Gani ayrıca, “Gaddar bir düşman olan Taliban, sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyor. Biz de sivil kayıpların yaşanmaması için azami ölçüde hassasiyetle adım atıyoruz" dedi.
Taliban'ın Dostum hesabı
Taliban'ın taarruza geçtiği Kunduz'daki savaş, şu an Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı olan General Raşit Dostum'un yıllar önce örgüte yönelik gerçekleştirdiği kanlı infazları akıllara getirdi.
2002 yılında Avrupa'da dolaşan bir kaset, Amerikan askerleri ve Özbek General Dostum'un 21. yüzyılın en vahşi katilamlarından birine nasıl imza attıklarını gözler önüne seriyordu. Kaset, Mezar-ı Şerif'te binlerce kişinin kurşuna dizildiğini, onlara nasıl işkence edildiğini, gruplar halinde çöle götürülerek toplu mezarlara gömüldüğünü belgeliyordu. Zin Kalesi ve Şibirgan Cezaevi'ndeki bu vahşet sırasında 3 bin ile 4 bin arasında esirin öldürüldüğü belirtiliyordu. Afganistan işgali sırasında konteynerların içinde Kunduz'dan Mezar-ı Şerif'e getirilen binlerce esir, bizzat ABD ve İngiliz askerlerin gözetiminde katledilip toplu mezarlara gömülmüştü. Amerikan, İngiliz ve Dostum'a bağlı güçlerin Kunduz'da yaptığı katliamlardan sonra Cenk Kalesi'ne getirilen 800'e yakın esir de dünyanın gözleri önünde vahşi bir katliama maruz kalmıştı.