İsrailli seçmenler dün sabah başbakanlarını seçmek için sandık başına gittti. Yerel saatle 07.00'de başlayan oy verme işlemi akşam saat 22.00'de sona erdi. Seçmenler toplam 7 bin 406 sandıkta oy kullandı. 147 bin asker, hastanelerde tedavi altında bulunan yaklaşık 35 bin hasta ve 10 bin mahkum ve tutuklu da dünkü seçimde oy kullanmaya davet edilmişti. Yurtdışında oturan 18 yaşından büyük 410 bin kişi de İsrail'e gelerek oy kullandılar. İlk sonuçların, sandıkların kapanmasından hemen sonra, kesin resmi sonuçların ise perşembe gecesi alınması bekleniyor. Seçim nedeniyle Batı Şeria ve Gazze'ye abluka uygulayan İsrail ordusu, Gazze havaalanını da kapattı. Oy verme işlemi sırasında 15 bin polis ve asker görev yaptı.
Şaron: Kudüs İsrail'in başkenti olacak
Seçimin favorisi olan aşırı sağcı adayı Ariel Şaron, Kudüs'ü "Yahudi halkının ve İsrail'in birleşik başkenti" olarak muhafaza edeceğini söyledi. Kudüs'teki bir okulda oyunu kullanırken gazetecilere açıklamada bulunan Şaron, kendisine verilen her oyun, "İsrail egemenliği altında, bölünmemiş Kudüs için verilmiş bir oy" anlamına geldiğini belirtti. Oldukça gergin olduğu gözlenen Şaron, bu seçimlerin Kudüs'ün geleceğine ilişkin olduğu görüşünü savundu ve "Benim görüşüme göre, insanlar bana, Kudüs'ü Yahudi halkının ve İsrail'in birleşik ve bölünmemiş başkenti olarak sonsuza kadar muhafaza edeceğim için oy vermelidirler" dedi. Yayımlanan son kamuoyu araştırmasında, Şaron'un Barak'ın 27 puan önünde olduğu ortaya çıktı.
Barak Araplardan oy istedi
Şaron karşısında oldukça zayıf bir konumda seçime giren İşçi Partisi adayı ve İsrail Başbakanı Ehud Barak, Şaron karşısında zafer elde edeceğine inandığını açıkladı. Son kamuoyu yoklamalarında Şaron'un Barak karşısında yüzde 27 civarında daha fazla oy oranına ulaşabileceği ortaya konulurken, Barak, "Şaron'un kazanabileceği tahminini yapmak istemiyoruz. Bizim kazanacağımıza inanıyoruz" dedi.
Seçmenlerde son 24 saat içinde önemli oranda "barış cephesine" dönüş olduğunu söyleyen Barak, kendisine yönelik hayal kırıklığı, kızgınlığı olanların şimdi gerçek seçeneğin barıştan yana olduğunu farkettiğini ve son bir gün içinde her saat onbinlerin kendilerine katıldığını söyledi. Barak, özellikle İsrailli Araplardan sandığa gitmelerini istedi. Tel Aviv'in kuzeydoğusunda Kohav Yair'de oyunu kullanan Barak, "Bu seçim, Şaron ve çevresindekileri karakterize eden aşırıcılıkla bizim tutumuz arasında yapılıyor" dedi.
İsrail aşırı sağa kayıyor
İsrail'de dün yapılan başbakanlık seçimleri için yapılan kamuoyu yoklamalarında, Likud Partisi lideri Ariel Şaron'un İşçi Partisi lideri Ehud Barak'ın önünde olmasının, İsrail halkının merkezden sağa kaydığını gösterdiği bildiriliyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre, İsrail halkının sadece yüzde 22'si İşçi Partisi'nin barış planına inanıyor. Uzmanlar, bu oranın 1996 yılında yüzde 49 olduğuna dikkat çekerken, Barak'ın seçmenlerinin sadece yüzde 41'inin eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın Ortadoğu barışına yönelik planını desteklediğini kaydediyorlar. Tüm bu araştırma sonuçlarının, merkezin çöküşünü ve İsrail halkının sağa kayışını gösterdiğini ifade eden gözlemciler, İsrail halkının önceliklerinin değiştiğine de işaret ediyorlar. Araştırmalara göre, İsrailliler, artık barış görüşmelerinin sürdürülmesinden daha çok, İsrail hükümetinin işsizliğin azaltılması, refahın artırılması ve eğitim gibi alanlara yönelmesi gerektiğini düşünüyor.
TEPKİLER
Lübnan: İsrail ikiye bölündü
LÜBNAN Başbakanı Rafik el-Hariri, Ariel Şaron'un kazanmasıyla barış sürecinin kötüleşeceğini söyledi. Hariri: "İsrail halkı ikiye bölündü. Bir bölümü barış çağrısında bulunanlar, diğeri ise barış yapmadan güvenliği sağlamak isteyenler. Şaron barış yapmadan istikrar ve güvenliği sağlamaya çalışacak" dedi.
Filistin: Barış tehlikeye girecek
FİLİSTİN Enformasyon Bakanı Yaser Abdrabbo, seçimi Şaron'un kazanmasının Ortadoğu barış süreci için tehlikeli olacağını söyledi. Abdrabbo, "Şaron'un seçilmesi, Ortadoğu barış süreci için tehlike arz etmektedir. Barış için mücadele edenlerin gözlerini açması ve bu durumu engellemesi gerekmektedir" dedi.
Suriye: Tek yol İntifada
SURİYE basını, Şaron'un seçimden zaferle çıkması halinde, "barıştan söz etmenin zaman kaybı olacağını" yazdı. Teşrin gazetesi, Şaron'un başbakan olması durumunda, Arap ülkelerinin "Filistin İntifada'sını desteklemekten başka çarelerinin kalmayacağını" belirtti.
Fransa: En kötü korkusu
FRANSIZ basını, seçimlerinden Şaron'un zaferle çıkmasından duyduğu tedirginliği yansıttı. Liberation, "En kötü korkusu" başlığıyla verdiği haberde, Filistinlilerin "kötü ile en kötünün arasında kaldıkları" belirtildi. France Soir, "İsrailliler için tehlikeli bahis" başlığıyla manşetten verdiği haberde, Şaron'un "savaş çıkaran" ünüyle barış sürecini destekleyen herkesi tedirgin ettiğini yazdı.
Sabra ve Şatilla katili
Likud Genel Başkanı Ariel Şaron 1928'de doğdu. Orduya 14 yaşında girdi. Özel komando birliğini kurdu. Barak'ın da katıldığı 1967'deki 6 Gün Savaşı'nda yer aldı. 1972'de ordudan ayrıldı. 6 Ekim 1973'de, Mısır'ın tüm Sina Yarımadası'nı aldığı İsrail'in en büyük dini bayramına denk gelen Yom Kippur Savaşı'nda orduya geri çağrıldı. 1981-82 yıllarındaki savunma bakanlığı yaptı. 1982'de İsrail ordusu Lübnan'a girdiğinde, Beyrut yakınındaki Sabra ve Şatila Filistin mülteci kamplarında Hıristiyan milisler tarafından yüzlerce Filistinlinin öldürülmesini organize etti. Ekim 1998-Temmuz 1999'da dışişleri bakanlığı yaptı. Knesset'e Mayıs 1999'da yeniden seçilen Şaron, Likud Partisi'nin başkanlığını üstlendi.
Ehud Barak kimdir?
Başbakanlık görevini, 1999 seçimlerinde rakibi Likud lideri Binyamin Netanyahu'yu yenerek kazanan İşçi Partisi Genel Başkanı Ehud Barak, 1942 yılında doğdu. İsrail ordusuna 1959'da 17 yaşındayken katılan Barak, ordunun çeşitli birimlerinde değişik rütbelerde görev yaptı. Barak, İsrail tarihindeki önemli savaşlarda cephede savaştı ve 1982'de istihbarat servisinin başına getirildi. 1991'de genelkurmay başkanı olurken, İsrail-Ürdün barış anlaşmasının imzalanmasında etkin rol oynadı. Askerlik görevinin yanı sıra çeşitli üniversitelerden fizik, matematik ve mühendislik gibi siyaset dışı alanlarda dereceler aldı. 1995-1996'da içişleri ve dışişleri bakanlığı yapan Barak, 1996'da İsrail parlamentosu Knesset'e seçildi.