TECAVÜZ KAMPLARI

Sırplar yüzlerce Müslüman kadını boşaltılan köylerdeki evlerde günlerce hapis tutup sistematik olarak tecavüz ediyor. Arnavutluk'a geçebilen 300 kadın histeri nöbetleri geçiriyor.

Yeni Şafak
Arşiv

Morina- Sırp askerlerinin Kosovalı Müslüman kadınlara sistematik olarak tecavüz ettikleri, kurbanların Arnavutluk sınırını geçmelerinin ardından kesin olarak ortaya çıktı. BM yetkilileri, pazartesi akşamı Arnavutluk'un Morina sınırına gelen çocuklu 300 kadının histeri krizi geçirdiklerini ve birçoğunun şoka girdiğini açıkladılar. İnsan hakları görevlilerine, savaş suçları soruşturma ekibine ve gazetecilere başlarından geçenleri anlatan kadınlar, Dragocin köyünde Sırplar tarafından 3 gün boyunca üç evde tutulduklarını ve köyün adeta bir tecavüz kampına dönüştüğünü söylediler.

BM Çocuk Fonu'ndan (UNICEF) gelen danışmanlar sözkonusu kurbanlarla görüştüler. UNİCEF Sözcüsü Penelope Lewis, ellerindeki bilgilerden bu kadınların cehennemde üç gün üç gece geçirdiklerini söyledi. Kosova dramının ilk başlarında NATO, Sırp askeri üslerinin tecavüz kampları olarak kullanıldıklarını açıklamış ancak bunlar kanıtlanamamıştı. Bu güne kadar tecavüze yönelik haberler gelmesine rağmen, sistematik olarak tecavüzlerin gerçekleştiğine dair kanıt toplanamamıştı. Böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmadığını belirten Lewis, "Kurbanların aynı bölgeden gelen ve aynı şeyi anlatan geniş bir grup kadın olduklarını" söyledi. Kurbanların çoğunun hamile kalmaktan korktuklarını açıklayan Lewis, bir çoğunun da Kosova Kurtuluş Ordusu'na katılan eşlerinin tepkilerinin ne olacağının tedirginliğini yaşadıklarını belirtti. Tecavüz kurbanları dün UNİCEF uzmanları tarafından jinekolojik tedaviye götürüldüler.

Kadınların ifadelerine göre, Sırp polisi ve askeri birliklerinin geçen Salı günü Dragocin'e gelmesi üzerine, köyde bulunan genç erkekler bölgeyi terketmişler. Köyde kalan yaşları 60'ın üzerindeki 11 erkekten ise Sırplar tarafından köyden çıkarıldıktan sonra haber alınamamıştı. Tecavüz kurbanı kadınlar, daha sonra Şerif Troli adındaki bir yaşlı erkeğin cesedini gördüklerini açıkladılar. "Bütün kadınlar üç eve dolduruldu" diyen Hirvet Troli, her odada çok sayıda kadın bulunduğunu hatta bazı odalarda oturacak bir yer bulmanın mümkün olmadığını anlattı. Sorgulanan 7 kadının hepsinin hemen hemen aynı tarzda ifade verdiği bildirildi. İfadelerde gece odalara gelen Sırp askerlerinin ellerindeki fenerlerle kadınların yüzlerine baktıkları ve genç ve güzel olanların seçildiği yer aldı. Kurbanlardan biri olan Hirvet Troli, bulunduğu evden her defasında 20'nin üzerinde genç kızın götürüldüğünü söyledi. Yarım saat sonra dönen kızların ağladıklarını ve tecavüze uğradıklarını söylediklerini aktardı.

Diğer evlerdeki kadınlar da üç gün boyunca her seferinde 20 ila 30 kızın Sırplar tarafından işgal edilen evlere götürüldüklerini anlattılar. Kukes muhacir kampında ailesinin çadırının arkasında sessizce oturan bir genç kadın ise konuşmayı reddetti. Tecavüz kurbanlarından ancak ikisi konuşmaya ikna edildi. İki gece üstüste götürüldüğü boş bir evde bir Sırp asker tarafından tecavüze uğradığını söyleyen 23 yaşındaki Y, hamile kalmaktansa ölmeyi tercih ediyor. Y, ikinci gece bir ev dolusu Sırp askerinin karşısında çırılçıplak soyulduğunu ve tacize uğradıktan sonra kahve servisi yapmaya zorlandığını anlattı. Diğer genç kadın H ise başından geçenleri şöyle anlattı: Sırp askerleriyle dolu bir eve sürükleyerek götürüldüm. Babamı arıyorlardı. Kosova Kurtuluş Ordusu'na katılmış olmasına rağmen, 'onu götürdüler' dedim. Kaç yaşında olduğumu sordular. 17 olduğumu söyledim. Saatimi ve yüzüğümü aldılar sonra yüzüme vurdular." 17 yaşındaki H, tam bu sırada ağlamaya başladı ve ellerini sımsıkı yüzüne kapadı. ------- ARA BASLIK ------------------

------- Geri OKU ------------------

<ımg src="/images/geri.gif" wıdth="63" heıght="27" border="0" alt="Geri">ımg