MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat, bürokraside veto edilen atamalarla ilgili "Eğitim-liyakat ve tecrübe eksiği olmayıp fazlası olan bu ülkenin altın çocuklarını vehimlerle, niyet okuyuculuğu ile ya da içtiği içecek türü veya eşinin giyimi ile sorgulamak, veto etmek sadece ülkemize kaybettirir" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) 15. Genel Kurulu'nun açılışında konuşan Bolat, bürokrasi için önerilen bu altın çocukların yüreğinin, vatan ve hizmet sevgisi ile dolu olduğunu ve onlara olsa olsa şeref beratı verileceğini kaydetti.
Bazılarının sorunları bir ekonomik krize dönüştürmeye, rant havuzlarını yeniden doldurmaya gayret ettiklerini anlatan Bolat, "Bu milletin, bu ülkenin yeni bir krize, yeni bir 10 yılı kaybetmeye tahammül edecek gücü de yok, niyeti de yok" dedi. Bolat, herşeyden önce ekonomide olağanüstü hal uygulamasından normalleşme sürecine geçişin ve mali piyasalar kontrolündeki bekleyişler ekonomisinden reel sektör ekonomisine geçişin tamamlanmasının zamanı geldiğini belirtti.
'DIŞTAN YÖNLENDİRİLİYOR
Güneydoğulu vatandaşların, terörün karşısında yer alacaklarına inandıklarını vurgulayan Bolat, alınacak tedbirlerde, demokratikleşme ve özgürlükler alanındaki kazanımların geriye götürülmemesini, özgürlük-güvenlik dengesinin hassas bir şekilde korunmasını ve bir olağanüstü hal uygulamasına geri dönülmemesini istediklerini söyledi. Ömer Bolat, şunları kaydetti: "Bölgede terör sorununu besleyen temel faktör, ekonomik az gelişmişlik ve işsizliktir. Artan işsizlik, terör odaklarınca istismar edilmektedir. Anadolu'da ekonomik, sosyal ve manevi kalkınma hamlesinin başarılması gerekir. Bölgedeki camilerin çoğunda imam, müezzin bulunmamakta." Artan gasp, hırsızlık ve çete suçlarının kaygı verici olduğunu dile getiren MÜSİAD Başkanı Bolat, "Takıntıları ve dayatmalarıyla Anadolu insanının çocuklarının din eğitimi almasına, meslek eğitimi almasına köstek olanlar herkesin şikayetçi olduğu durumun sorumlusudur" dedi. Bolat, birlik ve bütünlüğü pekiştirecek milli ve manevi değerlerin okullarda etkin şekilde öğretilmesinin acil bir zaruret olduğuna dikkat çekti.
Dış politika konusuna da değinen Bolat, "Türkiye'nin Filistin-İsrail meselesindeki yapıcı katkı çabaları, Filistin'deki meşru seçimleri kazanan Hamas yetkilileri ile görüşme, Irak'ta sünnilerin seçime katılmaya ikna edilmesi ve üniter bir yapının korunması çabalarını takdirle karşılıyoruz" dedi.
Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakere sürecinin dengeli ve temkinli yürütülmesi gerektiğini ifade eden Bolat, şöyle devam etti: "AB üyeliği, Türkiye'nin milli hedefleri açısından son durak ya da vazgeçilmez değildir. AB'den gelen bazı karışık sinyaller, yeni arayışlar, çifte standart yaklaşımları gelecek konusunda belirsizlik ve riskleri artırmaktadır. AB konu olunca, Kıbrıs meselesi en hassas mevzuu olarak karşımızda durmaktadır. AB, bugünkü gelinen karmaşık durumdan bizatihi sorumludur. KKTC üzerindeki doğrudan ticaret ve ulaştırma izolasyonları kaldırılmadığı müddetçe, Türkiye'nin AB'nin bu isteklerini yerine getirmesi mümkün olamaz."
Bolat, ortaya çıkan yeni sıkıntıları görmezden gelemeyeceklerini, büyüyen, üreten, ihracat yapan yapıda ciroların artarken kârlılığın azaldığını, yapısal dönüşüme uyum zorlukları yaşandığını ifade etti.
YÖK'ÜN İDEOLOJİK ENGELLEMESİ
MÜSİAD Başkanı, Merkez Bankası'nın yüksek faizdeki ısrarı nedeniyle cari işlemler açığındaki büyük artışların frenlenemediğini, hem 2,7 milyon işsize iş bulmak hem de meslek eğitiminin YÖK'ün ideolojik engellemeleri ile gerilemesinin çözüm bekleyen ciddi sorunlar olduğunu söyledi. Çin malları ithalatındaki artışa değinen Bolat, "İthalata karşı değiliz, korumacılığı savunmuyoruz. Dengeli ticaret olsun, tek taraflı ticaret olmasın, buna döviz dayanmaz" dedi. Sanayi ve reel sektörün bugün yeni tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirten Bolat, kamu otoritesinin küçük, orta ve büyük ölçekli işletmelerin bir arada yaşayabileceği bir ekonomik düzeni ve rekabet ortamını oluşturmak ve korumak durumunda olduğunu söyledi.