Son yıllarda yapılan düzenlemeler ve iş dünyasının pozitif ayrımcılıkla sağladığı kolaylıklar kadının iş gücüne katılımında ciddi artışa neden oldu. Ancak bu artış 80 milyon nüfusunun yarısının kadın olduğunu düşündüğümüzde hem çalışan sayısı hem nem de çalışılan pozisyonlar bakımından erkek-kadın dengesinden hala söz etmek imkansız. Bu durumun iş dünyasını temsil için kurulan sivil toplum kuruluşlarının varlığına da yansıdığını görüyoruz. 2004 yılında kurulan Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD), iş kadınlarını temsil eden STK’ların başında geliyor. Biz de kadının iş hayatındaki varlığını TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut ile konuştuk.
BÜYÜK YOL ALDIK
MÜSİAD ve TÜSİAD gibi güçlü bir platforma ihtiyaç duydukları için dernek kurduklarını anlatan Nilüfer Bulut, “TİKAD çatısı altında daha fazla yatırımcı ve sermaye kuruluşların temsilcisi olan kadınlarla bir araya geldik. Başladığımız günden bugüne kadar büyük bir yol aldık” diyor. Dünyada barışın ve adaletli gelir dağılımını kadınların etkinliği arttıkça sağlanacağını ifade eden Bulut, “Kadınlarımız yeteri kadar iş hayatında aktif rol almıyor. O nedenle de geçmişteki kadın hareketi tanımlamalarının da değişmesi gerektiğini savunuyorum” dedi. İş hayatındaki sorunları kadın ve erkeklerin karşısına çıkan sorunlar diye ayırdığımız sürece bu sorunun çözülmeyeceğine dikkati çeken Bulut, “Zihinsel değişim yaratmamız gerekiyor. Kadın, ‘Bunu yapabilir mi?’ sorusunu ortadan kaldırmamız lazım. Cinsel kimliğinizi ortaya koymadan, bu işi de başaracağım diyebilmeliyiz. Hiçbir pozitif ayrımcılığı kabul etmemeliyiz” diye konuştu.
HER KADIN MESLEK SAHİBİ
Kanunlarda yapılan değişikliklere baktığımızda babaanneye maaş, kreş desteği, gibi hükümet tarafından bir dizi destek verildiğini aktaran Bulut, “İş hayatı dışında bize bahşedilen gerçek manada bir anne kimliğimiz var. Annelik istifa edebileceğiniz, ben istemiyorum diyebileceğiniz bir meslek değil. Karşılığında da ücret almıyor, ve büyük bir özveriyle insan yetiştiriyorsunuz” şeklinde konuştu. TİKAD Başkanı Bulut, o nedenle bütün kadınların meslek sahibi olduğunu söyledi.
BU DURUMU KANUNLA DENGELEMEK GEREKİYOR
Bununla birlikte kadınlarla ilgili birçok beklentiye girildiğini anlatan Bulut, şunları kaydetti: “Diyoruz ki siz anneliğinizi yapın, aynı zamanda gelin iş hayatında erkeklerle birlikte eşit şartlarda, eşit sayıya ulaşın. Matematiksel olarak baktığınız da bunun çok da kolay olmayacağını görüyorsunuz. Tam da bu konuda kadının bu tarafını da kullanılmasını istiyorsak sosyal ve iş hayatında bazı kanunlarla bu durumun dengelemesi gerekir.” 150 kadın işçi çalıştıran şirkete kreş zorunluluğu olduğunu hatırlatan Bulut, şunları söyledi: “Bu sadece kadınla sınırlandırılmamalı. Baba da çocuğunu kreşe bırakabilmeli"
- İşverenin kadın sayısını arttırdığını ancak bakıldığında, kadının el emeğinin sömürüldüğüne tanık olduklarını söyleyen Bulut, bu konudaki çalışmalarını anlattı: “2017’deki projelerimizin arasında özellikle bu konuyu inceleyeceğiz. Hangi şirket kadına ne yapıyor? Bütün kampanyaları gözden geçireceğiz, TİKAD onayı alacaklar."
- Güneydoğu’da çok çalışmalar yaptıklarını ifade eden TİKAD Başkanı Bulut, orada yaşayan gerçek halkın tek istediği şeyin devletleriyle barışmak olduğunu söyledi. PKK sorunun Kürt sorunu gibi algılatılmaya çalışıldığına dikkati çeken Bulut, “Referandum sonrası devletimizin bu konuda tekrar adım atacağına inanıyorum” dedi.
- Güneydoğu için verilen sözlerin sürdürülebilir olması gerektiğini belirten Bulut şunları söyledi: “Yapılan teşviklerin kontrolü önemli. Alınan krediler teşvikler nereye gidiyor. Ben yeni sistemle bürokrasi engellinin daha fazla azalarak, sistemin daha rahat işleyeceğini düşünüyorum. “
- Türkiye’de, sürdürülebilir büyüme sağlanması gerektiğinin önemli olduğunu anlatan Bulut, “Rusya domates almıyor. Ama domatesten domates çorbası üreten bir sisteme geçtiğinizde onu daha bir katma değerli ihraç edebileceksiniz. Türkiye’nin ve iş dünyasının geleceği açısından çok önemli” dedi.