Mecidiyeköy A.Ş.

İş merkezleri ile ünlü Mediciyeköy'de kurulan işporta pazarı, belli saatlerde semti adeta açık hava AVM’sine dönüştürüyor. Hazır giyimden elektroniğe kadar ne ararsanız bulabileceğiniz piyasada seyyar satıcılar, anonim şirket gibi çalışıyor. Metro inşaatı sebebiyle oluşan düzensizliği de fırsat bilen sokak satıcılarının aylık kazancı 6 bin lirayı aşıyor.

Yeni Şafak Orhan Orhun Ünal
Mecidiyeköy’de açılan işporta tezgahlarındaki hareketlilik AVM’lere meydan okuyor.

ORHAN ORHUN ÜNAL - SERBEST PİYASA

Yılı dolara endeksli mağaza kiralarından yakınarak geçiren perakendecilere inat, Mecidiyeköy’de açılan işporta tezgahlarındaki hareketlilik AVM’lere meydan okuyor. İş merkezleri ve plazaların gözbebeği semtte oluşan açık hava pazarı, hazır giyimden kozmetiğe kadar ‘ne ararsanız var’ mantığı ile hizmet veriyor. Kayıtdışı piyasada kazançlar aylık 6 bin lirayı aşıyor. Tabii bunun da bir bedeli var. Detaylar için sokaktayız.

DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YERDE OL

Burada satış yapıp bahsedilen kazançlara ortak olmanız için sokağın dilinden anlamak zorundasınız. Seyyar piyasanın acımasız kurallarını öğrenmeniz ve diğer satıcılarla mücadele etmeniz gerekiyor. Ve en önemli kural; ‘Doğru zamanda, doğru yerde olacaksınız.’ Mesela sabah saatlerinde simit, çay, sandviç servis edilecek. Akşam iş çıkışı eşe çiçek, çocuğuna bebek almak isteyenin eli boş dönmeyecek. Yağmur yağarsa şemsiye, güneş açarsa gözlük, trafik sıkışırsa su vatandaşın imdadına koşacak. Aksi takdirde, Sukût-u Hayal'e uğramak içten bile değil.

TEKNO DEĞİL METRO-MARKET

Özellikle bölgedeki metro inşaatı sebebiyle oluşan düzensizlik, işportacıların işine geliyor. Çin malı elektronik cihazları satan K.Y. günde 100 liralık satış yaptıklarını paylaşıyor. Öğlen 12’den akşam 9’a kadar aralıklarla Mecidiyeköy metro çıkışında beklediğini anlatan K.Y., “Bu sene, en çok şarj aleti sattık. Şimdilerde kablosuz kulaklığa talep var. Günde tanesi 5 liradan 20’ye yakın ürün satıyoruz” diyor. 5 yıldır aynı yerde çalıştığını anlatan K.Y. müşteri sadakati kavramını kendi mantığıyla özetliyor: “Şimdi vatandaş karşıdaki AVM’ye gidecek, eksi 1 katına inecek, tekno markete girip rafı bulacak, kasada sıra bekleyecek. Verecek 15 lira. Oysa ki ben 9 saat buradayım, 2 dakikada al yoluna devam et, bozuksa değiştir. Ne gerek var tekno-markete.”

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/12/31/12/23/resized_71c96-9c3dbce0img_20171127_124213.jpg

ELDE KALAN KAZAKTAN 6 BİN LİRA

Meydanda tezgah açan Arif T.'nin 5 liralık kazak ve hırkaları, birkaç saatte tükeniyor. Arif T. işin ayda 6 bin liralık getirisi olduğundan söz ediyor. “Vatandaş önüne serilen 5 liralık imkandan yararlanıyor, daha ne olsun” diyor. Dakikalar içinde oluşan kalabalığı ve talebi görünce satıcı Arif’e hak veriyoruz.

Simitçi Adem K. ise, halinden memnun olanlardan. Sohbetimizde sıra, 'Serbest Piyasa’da 2017 boyunca dilimizden düşmeyen soruya geliyor: “Ne kadar mı kazanıyorum? Çok şükür, bu senede ona buna muhtaç olmadık. 45 kuruşa aldığımız simidi 1 buçuktan sunuyoruz. Günde 200 adedi bulur, aylık 4 bin liradır. Ama bunun için günde 12 saatten fazla Medicidiyeköy’ün her yerini arşınlaman lazım.”

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/12/31/12/24/resized_78e4f-2f26d547img_20171225_180731.jpg

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/12/31/12/25/resized_eea5f-7dffae58img_20171127_124241.jpg

Lüks AVM'ye meydan okuyor

Tişört satıcısı Mustafa A. günde 10’ar liradan 30 adet tişört sattığını ve aylık en az 4 bin liradan fazla kazandığını söylüyor. Mustafa A. iktisat biliminin kurucusu kabul edilen Adam Smith'e selam söyleyip, serbest piyasa ekonomisini hemen özetliyor: “Kayseri’deki fabrikadan çıkan 2 liralık tişörte marka basıp, 150 liraya satıyorlar. Adına da kalite diyorlar. O fason bu da fason. Dar gelirlidir benim müşterim. Bize çok görmesinler. Bırakın satalım.”

DÜKKANI KAPATTIM GELDİM

Bölgede züccaciyenin de binbir çeşidini bulabilirsiniz. 10 liradan yatak örtüsü, 30 liraya nevresim, 5 liralık havlu hepsi Şişli çevresindeki işportacılarda. Ucuz yollu çeyiz düzene, bekar evi döşeyene duyurulur. Burada satış yapan Hamdi. Y., ayda 2 bin lira kazandığını aslında Sultanbeyli’de dükkanı olduğunu söylüyor. “Mahallede satış yapamayınca Mecidiyeköy’e geldim, onun sayesinde 2017'de şükür karnımız doydu” diyen Hamdi Y. "Vatandaş alışverişini yapıp, işine gücüne gidiyor. Günde 50 lirayı kendi mağazamda kazanmıyorum. Elektrik, su faturası, kirası derken yakında kapatırım.” Biraz ilerde, telefon kılıfı satan G.B. ise, 2017'de günlük 30 adetten fazla satış yaptığını belirterek, “Dükkandaki adam 3-4 tane satarken, biz o rakamı 1 saatte yakalıyoruz” diyor.

https://image.piri.net/resim/imagecrop/2017/12/31/12/25/resized_7a670-70400524img_20171127_124339.jpg

ŞU CÜMBÜŞ SENİ MUTLU EDİYORSA !

Çiçekçi Havva Ak, 2 yıldır aynı yerde. İş çıkış saati yoğunluğundan memnun. Günde en az 15 demet çiçek sattığını paylaşıyor. "Zabıta, belediye, işgaliye parası, kayıtdışı ekonomi" diyoruz. Cevabı bizim için daha anlamlı: "Ben anlamam kayıtdışı filan. Şu renk cümbüşü, seni mutlu ediyorsa; bir hastanın şifasına, bir dargının gönlünü almaya vesile oluyorsa ne mutlu bana. Kalanı da benim kazancımdır. Ötesini düşünme." 2017'deki gelirleri sormaya çekinirken, sözleri bütün yılın tozunu alıyor: "Şükür diyorsan yeter. Daha ne olsun. Çay var içen mi?"

Ben onsuz biraz...

Bize gelince, çok şükür. Tüm yıl leyleği havada, haberin iyisini sokakta gördük. Haftalık mevzuyu çarşıda pazarda, dağda bayırda en nihayetinde kendimizi senin yamacında bulduk. Keyfimize de diyecek yoktu hani. 2017'de onlarca meslekten, yüzlerce hikayeyi dinlerken bir bardak çayı eksik etmediler bizden. Evet çay. Hani peynir ve simitle dayanılmaz olan, sabah işe gitme(me) isteğiyle yakından ilgili. 'Çay duyguların sıvı halidir' der Bekir Erdoğan, sen ne dersin Serbest Piyasa: "Çene, çene, çene... Yıl boyu bi susmadın arkadaş, yaz, kış demeden oradan oraya sürükledin beni. Ama severim seni, özünde iyi çocuksun hadi efsane bir espriyle alayım gönlünü.. Seneye görüşürüz."