Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Avrupa’ya uluslararası taşımacılık yapan Türk TIR sürücülerinin karşı karşıya kaldığı Schengen vizesi sorunlarına ilişkin dikkat çekici bir çağrıda bulundu. Dernek, mevcut vize uygulamalarının yalnızca sürücüleri değil, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticaret ve tedarik zincirlerini de doğrudan etkilediğini belirtti.
UND tarafından yapılan açıklamada, Schengen alanının bugün 29 ülkeye ve 4 milyon kilometrekarenin üzerinde bir alana yayıldığına dikkat çekilerek, güzergâhların uzaması ve bekleme sürelerinin artmasına rağmen Türk TIR sürücülerine uygulanan 180 gün içinde 90 günlük kalış süresinin değişmediği ifade edildi.
“Sürücümüz ilerleyemiyor, ancak süre işlemeye devam ediyor”
Dernek, Türk TIR sürücülerinin vize randevusu bulmakta zorlandığını ve başvuruların sonuçlanması için haftalarca beklemek zorunda kaldığını belirtti. Açıklamada, sürücülerin çoğu zaman kısa süreli vizeler veya ret kararlarıyla karşılaştığı kaydedildi.
UND’ye göre taşımacılık sırasında yaşanan zorunlu beklemeler de sürücülerin Schengen bölgesindeki yasal kalış sürelerini etkiliyor. Grevler, yol ve yürüyüş yasakları, sınır kapılarındaki beklemeler ile yükleme ve boşaltma süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle araçların hareket edemediği günlerin dahi 90 günlük süreden düşüldüğüne dikkat çekildi.
Dernek, bu durumu “Sürücümüz ilerleyemiyor, ancak süre işlemeye devam ediyor” sözleriyle ifade etti.
EES ile süre aşımı riski artıyor
UND açıklamasında, Avrupa Birliği'nin yeni dijital Giriş/Çıkış Sistemi'ne (EES) de dikkat çekildi. Sistemin devreye girmesiyle birlikte sürücülerin Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarının dijital olarak kayıt altına alınmasının, kalış süresi bakımından daha sıkı bir takip anlamına geldiği belirtildi.
Dernek, birkaç günlük süre aşımının dahi Türk sürücülerini sınır dışı edilme ve giriş yasağı riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini savundu.
“Vize sorunu ticareti de etkiliyor”
UND, Schengen vizesi sorunlarının sadece lojistik sektörünü ilgilendiren bir konu olmadığını vurguladı. Açıklamada, Türkiye'de üretim yapan binlerce Avrupa sermayeli şirketin yanı sıra Türkiye'ye yatırım yapmayı planlayan AB şirketlerinin de bu süreçten olumsuz etkilenebileceği ifade edildi.
Mevcut vize uygulamalarının yalnızca Türkiye-AB dış ticaretini değil, Avrupa'nın üretim, ticaret ve tedarik zincirlerini de zorladığına dikkat çekildi.
Türkiye üzerinden Orta Asya ve Orta Doğu'ya uzanan ticaret koridorlarının güçlendirilmesinin hedeflendiği bir dönemde, bu bağlantıların sahadaki taşıyıcı unsuru olan Türk TIR sürücülerinin hareketliliğinin kolaylaştırılması gerektiği belirtildi.
UND’den AB’ye iki temel talep
UND, Avrupa Birliği'nden profesyonel TIR sürücülerine yönelik vize uygulamalarında düzenleme yapılmasını talep etti.
Derneğin talepleri arasında, profesyonel TIR sürücülerine randevu beklemeksizin kolaylaştırılmış usulle uzun süreli ve çok girişli vize verilmesi yer aldı. UND ayrıca, mevcut 90/180 gün kuralının uluslararası taşımacılık sektörünün çalışma koşulları dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini istedi.
Dernek, Türk kamu kurumlarının bugüne kadar gerçekleştirdiği girişimlerin kararlılıkla sürdürülmesini ve sorunun kalıcı şekilde çözülmesi için AB nezdindeki temasların daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
UND'nin çağrısının özeti ise dikkat çekici bir sloganla ifade edildi:
“TIR sürücüsü turist değildir”
Dernek, açıklamasını “Sürücülerimizin yolunu açalım, dış ticaretimizi durdurmayalım” çağrısıyla tamamladı.
UND'ye göre, uluslararası taşımacılığın sürdürülebilmesi için sürücülerin hareketliliğinin önündeki vize engellerinin kaldırılması kritik önem taşıyor.
Derneğin mesajı ise net: “Sürücü olmadan taşıma olmaz. Taşıma olmadan ticaret olmaz.”