Türkiye'de 2 milyonu aşkın hacı adayının heyecanla beklediği 2018 hac kurası için geri sayım başladı. Hac kuraları 1 Şubat Perşembe günü Diyanet İşleri Başkanlığı merkezinde bilgisayar ortamında, kamuoyuna açık olarak gerçekleştirilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, bu yılın hac kurası 1 Şubat Perşembe günü saat 11.00'de Diyanet İşleri Başkanlığında, bilgisayar ortamında, basına ve kamuoyuna açık olarak yapılacak.
Hac kurası sonuçları nereden öğrenilebilecek?
Vatandaşlar, kura sonuçlarına Diyanet İşleri Başkanlığının " http://hac.diyanet.gov.tr " adresinden ya da il ve ilçe müftülüklerinden öğrenebilecekler.
2017 yılında 2 milyonu aşkın hacı adayı hac kurasına katıldı
Kutsal topraklara gidebilmek için geçtiğimiz yıl eski başvurularla birlikte toplam başvuru yapan vatandaşların sayısı 2 milyonu aşmıştı. Bu yıl bu sayının daha fazla olması bekleniyor.
Diyanet İşleri Başkanlığının 2017 yılında Suudi yetkililerle imzaladığı protokolle birlikte ülkemizden kutsal topraklara gidecek kişi sayısı 80 bine çıkarılmıştı.
İslam'da Hac
İslami kaynaklara göre haccın Hz.Âdem dönemine kadar uzanan bir geçmişi vardır. Bir kısmı İsrailiyata dayanan bazı rivayetlere göre Kâbe'yi önce melekler tavaf etmiş, daha sonra da Hz.Âdem, Allah'ın emriyle Mekke'ye giderek Arafat'ta Hz.Havva ile buluşup kendisine Beytullah'ın etrafındaki hacla ilgili mukaddes yerleri gösteren meleklerin rehberliğinde haccetmiştir (Hamidullah, " İslam'da Hac", (trc. M. Akif Aydın) İTED, VIII/1-4 (1984)s. 123-127)
Hz. Şit'in peygamberliği sırasında onardığı Kâbe, Nûh tufanının arkasından uzunca bir süre kumlar altında kalmış ve nihayet Hz. İbrahim ile oğlu İsmail tarafından eski temelleri bulunarak yeniden inşa edilmiştir. "Bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber beytin temellerini yükseltirken..." (Bakara, 2/127) mealindeki ayet bu inşaata işaret etmektedir.
Cenab-ı Hakk'ın Hz. İbrahim'e, "İnsanlar arasında hacca ilan et ki gerek yaya olarak gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde kendilerine ait birtakım yararları yakından görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri) için sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin hem de yoksula, fakire yedirin; sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve o eski evi tavaf etsinler" (Hac, 22/27-29) emrini vermesinden, insanları hac yapmak üzere Mekke'ye davet eden ilk peygamberin Hz.İbrahim olduğu anlaşılmaktadır. Hz.İbrahim haccın menasikini tespit ederek Kâbe'nin her yıl ziyaret edilmesini sağlamış ve oğlu Hz. İsmail'i orada bırakıp Filistin'e dönmüştür; o tarihten sonra gelen peygamberler ve ümmetleri de Kâbe'yi ziyaret etmişlerdir.
İslam'ın doğuşu sırasında Kâbe'yi tavaf, umre, Arafat ve Müzdelife'de vakfe, kurban kesme gibi adetler devam ettirilmekte, hac putperest gelenekleriyle birlikte sürdürülmekteydi.
Cahiliye Arapları Kâbe dışında Lât, Menât, Uzzâ ve Zülhalesa gibi tanrıların tapınaklarını, ileri gelenlerin kabirlerini ve dikili taşları da (ensab) tavaf eder ve buna "devâr" derlerdi (İbnü'I-Kelbi, s. 39) .
Hacılara su ve yemek ikram etme âdeti (sikaye, rifade) çok eski devirlerden beri devam ediyordu.
Mekke'nin fethinden sonra Kâbe'nin içinde ve etrafında yer alan putlarla birlikte Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği hac ibadetinde bulunmayan şirk unsurları da tamamen temizlenmişti.