İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında çok konuşulacak gelişmeler yaşandı. Derneğin tutuklu Satın Alma Müdürü Deniz Şimşek, cezaevinden gönderdiği ihbarların ardından savcılığa verdiği detaylı ifadede, dernek bünyesindeki milyarlık alım-satım süreçlerinde şahit olduğu usulsüzlükleri gözler önüne serdi.
80 milyon TL bedelle kitap
Hürriyet'in haberine göre; Şimşek'in ifadesinde öne çıkan en çarpıcı başlıklardan biri deprem bölgesindeki kırtasiye yardımları oldu. Depremzedeler için konteyner kırtasiyeler kurulacağı vaadiyle bir firmadan 80 milyon TL bedelle kitap alındığını belirten Şimşek, gelen malzemelerin yayınevi depolarında kalmış, müfredat dışı ve tedavülden kalkmış eski kitaplar olduğunu söyledi.
- Benzer bir durumun hayvan yemlerinde de yaşandığını aktaran Şimşek, İzmir'deki bir petshop üzerinden 30 milyon TL'lik 3 bin ton yem ile kedi-köpek maması alındığını ancak kalitesizliği nedeniyle hayvanların bu yemleri yemediğini dile getirdi.
230 milyonluk gıda alımı ve 'İsviçre'ye kaçarım' iddiası
Dernek kurucusu Haluk Levent'in bizzat yönlendirmesiyle 230 milyon TL bedelle 430 ton kahvaltılık ürün alındığını kaydeden Şimşek; Hatay ve Gaziantep'teki depolara ulaşan ürünlerin hem eksik çıktığını hem de laboratuvar testine bile gerek kalmayacak derecede kalitesiz olduğunu ifade etti.
Sözleşme şartları şüpheli bulunan 160 milyon TL'lik 6 adet 'Bilim TIR'ı' alımına da değinen Şimşek, fahiş fiyatlı faturalar ve yapılmayan bakımlar için milyonlarca lira ödendiğini savundu. İfadesinde Haluk Levent ile baş başa yaptığı bir görüşmeyi de aktaran Şimşek, Levent'in kendisine bilgi sızdırıldığından şikayet ederek "Bir sorun olursa İsviçre'ye kaçarım" dediğini öne sürdü.
Şimşek ayrıca Kızılay'dan çadır satın alınmasıyla ilgili bilginin dernek içinden bilinçli şekilde dışarı servis edilerek devlet karşıtı bir hava ve siyasi algı oluşturulduğunu iddia etti.