Ahmet Taşgetiren'den önemli açıklamalar

Gazeteci - Yazar Ahmet Taşgetiren 'Cemaat’ ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Fethullah Gülen'in NY Times'a verdiği röportajı değerlendiren Taşgetiren, New York Times, Fethullah Gülen hareketinin bir camia olduğunu bilmez mi? Tabi ki bilir. Böyle bir camia hareketine kendi sayfalarında yer veriyorlar. Biz de saf saf demokrasi yanlısı bir gazete diyoruz." dedi. Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç'ı eleştiren Taşgetiren, "Ali Bulaç ya görmüyor, ya da yazmaya gücü yetmiyor" şeklinde konuştu.

Yeni Şafak

Gazeteci - Yazar Ahmet Taşgetiren 'Cemaat’ ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Taşgetiren, “Kullanıldıklarının farkında bile olmak istemiyorlar” dedi. Geçtiğimiz günlerde bir TV kanalına konuk olan Taşgetiren Cemaat’in problem oluşunun siyaseti yönlendirmeye çalışmasında olduğunu söyledi.

Fethullah Gülen’in New York Times’a verdiği demeci değerlendiren Taşgetiren, “New York Times, Fethullah Gülen hareketinin bir camia olduğunu bilmez mi? Tabi ki bilir. Böyle bir camia hareketine kendi sayfalarında yer veriyorlar. Ve bunu bir demokrasi hareketi gibi sunmayı tercih ediyorlar. Biz de saf saf ‘New York Times demokrasi yanlısı bir yayın organı, bakın ne güzel demokrasinin hayrını düşünüyor, bu hayır çerçevesinde Gülen’in makalesine yer veriyor’ diye düşünüyoruz öyle mi? Bu kadar saf mıyız? Bunları rahat yapmaya başladılar, son derece meşru görmeye başladılar. Kullanıldıklarının farkında bile olmak istemiyorlar. Ya da camia özel politika geliştiriyor. Bunun için devlet içindeki adamlarını kullanıyor. Şimdi de uluslararası güçleri Türkiye’nin üzerine salmak gibi bir hareketin içindeler. Bunun adı ‘fesat’tır” dedi.

“PROBLEM HİZMETTE DEĞİL, SİYASETİ YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞMADA”

Problemin ‘Hizmet Hareketi’nde değil siyasete yön verme çabasında olduğunu kaydeden Taşgetiren, “Nedir problem? Devlet içinde bir cemaat mensubu olabilir mi? Olabilir. Bunun hiçbir mahsuru yok. Problem, bir cemaate bağlı insanın bulunduğu kuruma politika empoze etmesinde, tekere çomak sokmak gibi bir misyon üstlenmesinde yatıyor. Çok sayıda insan böyle bir misyon ifa etmeye başladığında o zaman fark ediliyor. Bir tane iki tane olsa ‘Devlet bunu tolere edebilir’ diye düşünebilirsiniz. Ama bir grup olarak devlet içindeki bütün elemanlarınızı savaş moduna sokarsanız orada herkes size ‘Dur’ der. Şu anda Türkiye’de Cemaat ile hükümet arasında yaşanan problem böyle bir problemdir” ifadelerini kullandı.

“ALİ BULAÇ YA GÖRMEZDEN GELDİ YA DA YAZMAYA GÜCÜ YETMEDİ”

Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç’ın kaleme aldığı ‘Sulh Yolunu Tutalım’ başlıklı yazısı ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Ahmet Taşgetiren, Ali Bulaç’ın gerçekler konusunda samimi olmadığını ifade etti. Ali Bulaç’ı yadırgadığını belirten Taşgetiren, “Bunu görmemesi mümkün değil. Akla ziyan bir şeydir. Bunu görecek vasıfta bir insandır. Onun için ya bilinçli olarak görmemeyi tercih ediyorsunuz ya da gördüğünüz şeyleri Zaman gazetesinde yazamamayı tercih ediyorsunuz. Ya bilinçli olarak görmedi ya da orada yazmaya gücü yetmedi.

CAMİA FUAT AVNİ’YE SAHİP ÇIKIYOR

Yapılan operasyonları önceden Twitter’dan duyuran Fuat Avni isimli kullanıcının bir istihbarat havuzu olduğunu söyleyen Taşgetiren, “Cemaat, Fuat Avni’ye sahip çıkıyor” dedi.

Taşgetiren, Cemaat’in Fuat Avni’ye bir fenomen olarak baktığının altını çizerek “Bu bile camianın nerelere nüfuz ettiğini gösteren bir hadise. Bu normal mi? Dünyanın neresinde böyle bir yapıya normal olarak bakılabilir? Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan bilgi veriyor. Bu ne demek? Cumhurbaşkanı’na diyor ki ‘Senin kılcal damarlarında dolaşıyoruz’. Başbakanlık’tan, İçişleri Bakanlığı’ndan, Dışişleri Bakanlığı’ndan bilgi veriyor. Nedir Fuat Avni? Anlamaya çalışıyoruz. Varılan sonuç aşağı yukarı şudur: Bir havuzdur bu. Bir istihbarat havuzudur. Buraya aynı aidiyet içinde bulunan çok farklı yerlerden bilgiler geliyor. Ve onlar servis ediliyor. MİT’in bile ortaya çıkaramadığı bir yapı bu. Devletin bünyesinde çalışıyor. Bu aynı zamanda Camia ile bağlantılı bu yapının ne kadar kompleks bir yapı olduğunu ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

“FUAT AVNİ NEDEN BULUNAMIYOR?”

Camianın tabanındaki insanların bu istihbarat havuzu konusunda ne düşündüğünü merak ediyorum. Onayladıkları kanaatinde değilim. Fuat Avni’yi herkes soruyor. Niye bulunmuyor bu adam? Ya da ‘Niye bulunmuyor bu yapı?’ diye soruyor. Bu MİT’in ortaya çıkaramadığı bir yapı. Devletin bünyesinde çalışıyor şu anda. Böyle bir yapı. Bu Camia ile bağlantılı bu yapının ne kadar kompleks bir nitelik arz ettiğini de ortaya koyuyor. Bundan Fethullah Gülen memnun olabilir, Camianın medyadaki savaş yürüten yüzleri memnun olabilir. Ona bir şey demiyorum. Onlar için neredeyse her şey meşru hale geldi. Nasıl meşru hale geldi anlamakta zorlanıyorum. Şöyle bir şey söyleniyor: Biz ‘hak’kız, hakkın ikamesi için haksızlıklar bile meşrudur. Böyle bir mantık işliyor.

‘ALLAH YENİ BİR DİN GÖNDEREBİLİR’

Ahmet Taşgetiren, Sızıntı dergisi yazarı Bahri Şenkal’ın ‘Allah Yeni Bir Din Gönderebilir” başlıklı yazısının hatırlatılması üzerine “Bu, zihnin dumura uğradığı bir noktadır. Ahmet Şahin Allah aşkına şu sözlere bir şey söylesin. Camianın tabanındaki samimi insanlar şuna bir şey söylesin. Skandal sözler bunlar. Yazılacak şey mi bu? Yani İslam’ı götürür Allah, yerine başka bir din getirir. Niye? İslam cehaletle bütünleşti. Nereden bu hükme varıyorsun arkadaş? Allah’tan korkmak lazım” dedi.

“CAMİA ÇOK SIKINTILI BİR NOKTAYA GELDİ”

Camianın önüne doğru tahliller koyulması gerektiğini söyleyen Ahmet Taşgetiren, camianın yönetim kademeleri itibariyle çok sıkıntılı bir yere geldiğini söyledi.

“BİR CAMİANIN BAŞKALAŞIM SÜRECİNE TANIKLIK EDİYORUZ”

Taşgetiren, “Bunu camiaya göstermek de bana göre bir borçtur. Bir camianın başkalaşım sürecine tanıklık ediyoruz. İslami zeminde oluşmuş bir yapının başkalaşım seyrine, uluslararası güç odakları nezdinde özel bir anlam kazanması olayına tanıklık ediyoruz. Siz neyi oynuyorsunuz? Bunun söylenmesi lazım. ‘Arkadaşlar yapmayın, size bağlanan bunca insanın duygularını harcamayın’ denilmesi lazım. Hala orada bulunan insanın bunu söylemesi lazım. Bunu görmemesi mümkün değil ki. Türkiye’de bu camianın yanlarında kim kaldı? Türkiye’de bu zamana kadar dindarlarla hep savaşa gelmiş yapılarla birlikte hareket ediyorsunuz. ABD’nin yanında duruyorsunuz, AB’nin yanında duruyorsunuz, onların Türkiye’yi dövme iştahını besleyen tavırlar sergiliyorsunuz. Bu camianın yola çıkış misyonu ile örtüşen bir şey mi? Bunu sorguluyorum ben” ifadelerini kullandı.

“BİR ODAK HEM BU YAPIYI HEM DE AKP’Yİ BİTİRMEK İSTEDİ”

Bir odağın camiayı, Ak Parti’nin üzerine saldığını belirten Ahmet Taşgetiren “Bu odak, camiayı Ak Parti’nin üzerine salarken Ak Parti’yi bitirebileceğine inandı mı? Bitirseydi, emin olun belli o odaklarda bayram havası olurdu. Ondan sonra camiaya ‘Aferin sana sen bizim hedefimizi bitirdin, sana madalya takalım mı?’ derlerdi yoksa bu yapıyı da bir başka tehdit olarak değerlendirip ona göre tavır mı alırlardı? Ben bu yapıya ABD’nin de müsamaha göstereceğini düşünmüyorum. Ya da Türkiye’de başka bir siyasi kadronun bu yapıya müsamaha göstereceğini düşünmüyorum. Dünyada hiçbir otorite kendi altında böyle bir Paralel Yapı oluşmasına izin vermez, müsamaha etmez. Buna belki müsamahanın en büyüğünü Ak Parti iktidarları göstermiştir. Onunda altında bunlar hizmet hareketidir gibi bir bakış vardır. İngiltere’de siz böyle bir Paralel Yapı’nın olabileceğini düşünebiliyor musunuz?” dedi.

“BİR SAVAŞ ORTAMINA GİRDİLER, HER ŞEYİ O ÇERÇEVEDEN GÖRÜYORLAR”

“Kendilerine bakmadıklarını düşünüyorum. Bir savaş ortamına girdiler ve her şeyi o çerçevede görüyorlar” diyen Taşgetiren, “Yani sanki bir cephe savaşına tutulmuş gibi. Bu muamele bir cemaat olması haysiyetiyle yapılmıyor. Eğer eğitimde bir paralel oluşturma çabasına gitmeseydiniz yetiştirmiş olduğunuz insanınıza kimsenin söyleyeceği bir şey yoktu. Bu iktidar en hassas yerlere sizin yetiştirdiğiniz insanları koymakta tereddüt etmemiştir. Siz tahşiye operasyonuyla ilgileniyorsunuz, casuslukla ilgileniyorsunuz, Türkiye’nin Suriye politikasını yerden yere vurmakla meşgulsünüz… Cemaat bu mudur? Cemaat’in hizmet alanı bu mudur? Bir tek pozitif haberiniz olsun. Televizyon kanallarınızda Türkiye’ye dair bir tek pozitif haber çıksın. Hep kötülük görülüyor. En küçük bir aksama gazetelerde birinci sayfa haberi olarak yer alıyor. Öfke, öfke, öfke… Yani birileri Tayyip Erdoğan’a kızsın. Bütün söylem bunun üzerine. Camia bu mudur Allah aşkına? Hani Cemaat’in müspet hareketi? Var mı? Bana saysınlar. Camia adına şu anda hangi temiz hareket yapılıyor.