İSTANBUL- Üniversitelerde iki yıldır uygulanan başörtüsü yasağı, öğrenciler kadar velileri de derinden etkiliyor. Binbir güçlükle çocuklarını okutup üniversitelere gönderen veliler, bir taraftan çocuklarının geleceğinin kararmasına üzülürken diğer taraftan yıllarca verdiklerin emeğin bir anda heba edilmesinin hesabını soruyor. İşte Yüksel Çağlar isimli anne de bu velilerden biri. Hergün başörtülü öğrencilerle birlikte Marmara Üniversitesi'nin önündeki protesto eylemlerine katılan Çağlar, başörtüsü yasağıyla sadece iki yıl değil, tam 13 yıldır uğraşıyor.
İlk başörtüsü yasağıyla büyük kızlarının üniversiteyi kazandığı 1986 yılında karşılaşan Çağlar, şunları anlattı: "Büyük kızlarımdan ikiside 1986'da üniversiteye girdi. Biri İ.Ü Çapa Diş
Hekimliği'ni, diğeri de Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü kazandı. İlk kez o yıllarda başörtüsü yasağıyla ailece tanıştık ve uygulanan başörtüsü yasağı yüzünden kızlarım kazandıkları bölüme alınmadılar. O yıllarda yasağı protesto eden genç kızlar İstanbul Üniversitesi önünde toplanıyorlardı. Ben de kızalarımla birlikte bu eylemlere katıldım ve kızlarımla birlikte İstanbul Üniversitesi önünde günlerce yasağı protesto ettik"
Kızlarımı ABD'ye gönderdim'
Üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının 1989 yılında kalktığını ve bu sayede iki kızının kazandıkları bölümleri bitirebildiklerini belirten Çağlar, üçüncü kızını ise Türkiye'deki yasaklar yüzünden Amerika'ya göndermek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Türkiye'de başörtüsü sorunu yaşamadan sadece döndüncü kızını okutabildiğini belirten anna Çağlar, bu kızının hiçbir sorun yaşamadan Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği'ni bitirdiğini ancak, onunda meslek hayatına başladığı dönemde başörtüsü sorunu yaşadığını ve öğretmenlikten ayrılmak zorunda kaldığını söylüyor.