"İsrail bölgeyi ateşe atıyor. Netanyahu'nun her adımı savaşı tetikliyor. İran'a dışarıdan müdahale kötü sonu doğurur. İran'da kaos istemiyoruz. İsrail kışkırtmasıyla çıkacak olay daha büyük kriz yaratır. Gazze’de sarı hat çekilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Gazze’ye daha çok insani yardım girmesi konusunda uluslararası toplumun iradesi son derece önemlidir.
Venezuela’nın yanındayız
Venezuela’daki müdahalenin, Maduro’nun şu anda bulunduğu durumun yarattığı etkiler devam ediyor. Biz her zaman Venezuela’nın yanındayız. Bu ülkelerin bağımsızlığına, egemenliğine, iç barışına ve istikrarına dönük adımların atılmaması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz. Venezuela halkıyla dayanışmamızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım. Venezuela halkının barış içinde mutlu bir geleceğe sahip olması için Türkiye her zaman yanlarındadır.
‘Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu’
Suriye’de önemli gelişmeler oldu. Burada dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır. Burada SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına uyması gerektiğini ifade etmiştik. Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar. Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği en önemli temennimizdir.
‘SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir’
Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye’nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır. 10 aydır SDG’nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz. SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir.
'Bu bir Arap-Kürt çatışması değil'
Burada Kandil’in doğrudan müdahalesi ile süreci çatışmaya sürükleyen, olayların daha da büyümesini sağlamaya çalışan hattı da net bir şekilde gördük. Burada herhangi bir sorun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi. Birtakım sivillerin, SDG unsurlarının kan dökülmeden çıkması için irade ortaya konuldu. Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil. Burada önemli olan şudur. Suriye’nin bütünlüğü önemlidir. İç barışı önemlidir, Egemenliği önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Kürt kardeşlerimiz Suriye’nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır. Terör gündemden kalkacak. 10 Mart Mutabakatıyla ilgili adımlar atılacak. Tek bir Suriye olarak tek bir devlet ilkesi içinde yoluna devam edecek. Terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.
Sarı hat üzerinden Gazze içerisinde İsrail yeni bir sınır haline getirmeye çalışıyor. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım Gazze’nin işgalinin meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır. Bu söz konusu olamaz.
Suriye'de Arap- Kürt çatışması mı kışkırtılıyor?
Suriye’de terör örgütü sözcüleri gerek Avrupa’dan gerek Suriye’den gerek Kandil’den konuşanlar Suriye’de bir Arap-Kürt çatışması tetiklendi şeklinde sözler söylüyorlar. Bunu tetiklemeye çalışan bir odak varsa bunun SDG olduğu net bir şekilde görülüyor. Suriye içerisinde Kürt kardeşimize, Alevi, Şi kardeşimize kötü gözle bakılmasının karşısında önce biz dururuz. Suriye hükümetin mutabıkız. Bu hassasiyetler Türkiye tarafından iletiliyor. Dolayısıyla burada herhangi bir dürzi kardeşimize, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakanın karşısında Türkiye Cumhuriyeti durur. Kendisine Dürzi’nin temsilcisiyim diyenlerin aslında Kürtle, Dürzi ile, Alevi Şii ile bir alakası yok. Onlar terör faaliyetleri yapmaya çalışıyorlar. Kendilerine müdahale edildiği zaman sanki bir mezhep grubuna müdahale edilmiş gibi bunu sunuyorlar. Terör örgütleri etnik grupları kalkan yapıyorlar. Bunlara müdahale edildiği zaman kim ki diyorsa Kürtlere müdahale ediliyor yalan söylüyor. Kim ki diyorsa Alevilere karşı kötülük yapılıyor yalan söylüyor.