AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik partisinin genel merkezinde gerçekleşen MYK toplantısı sonrası gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Çelik'in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
'12 Eylül'ün Türkiye'de bıraktığı en büyük hasarlardan bir tanesi anayasadır. Halen siyasetin önünde yeni bir anayasa yapma ödevi vardır. Bu gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Mesele sadece anayasanın maddelerinin yenilenmesi, anayasanın tekrar ele alınması meselesi değildir. Öznesinin doğrudan millet olduğu bir anayasanın yapılmasıdır. Vesayetin, darbeciliğin gölgesinde gerçekleşmiş bir anayasal atmosferin tümüyle ortadan kaldırılması meselesidir. Bu demokrasimizin önünde, siyasetin önünde büyük bir ödev olarak, tarihi sorumluluk olarak durmaktadır.
IRAK'TAN SUUDİ ARABİSTAN'A YAPILAN SALDIRILARI KINIYORUZ
Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmeler halen dünyanın önünde büyük bir problem olarak duruyor. İslamabad mutabakatından sonra maalesef arzu edilen kalıcı ateşkes ve barış çerçevesine bir türlü geçilemedi. Şimdi ise daha büyük bir problem olarak Bab-ül Mendeb ile ilgili bir takım sıkıntıların yaşandığını görüyoruz. O sebeple özellikle Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne dönük olarak Irak topraklarından yapılan birtakım saldırıları doğru bulmadığımızı, bunu reddettiğimizi ve kınadığımızı ifade ediyoruz.
Suudi Arabistan makamlarının bölgedeki gerilimi tırmandırmamak üzere sağduyulu bir şekilde davranması son derece kıymetlidir. Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusundaki kardeş Suudi Arabistan'la olan dayanışmamızı da bu vesileyle ifade ediyoruz.
Yine bu Irak topraklarından Suudi Arabistan'a dönük İHA saldırıları karşısında kardeş Irak hükümetinin söz konusu saldırıları kınayarak olayın aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için ortaya koyduğu inisiyatifi de son derece kıymetli bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Hürmüz Boğazı ile ilgili bu istikrarsızlıklar, Bab-ül Mendeb ile ilgili bütün bu olaylar varken daha fazla istikrarsızlığa yol açacak bir takım kaos ve kargaşalardan hassasiyetle uzak durulması gerekir. Suudi Arabistan'a yapılan bütün bu saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.
TÜRKİYE’NİN DİPLOMASİYE VERDİĞİ ÖNEM HERKES İÇİN BİR ŞANSTIR
Türkiye’nin diplomasiye verdiği önem, müzakereye verdiği önem uluslararası sorunların çözümünde kurallı dünya düzenine yaptığı vurgu, kurallı uluslararası sisteme yaptığı vurgu, kurallara dayalı işleyişe yaptığı vurgu herkes için bir şanstır. Bu bir zaaf değildir. Tam tersine hem masada hem sahadaki gücümüzü bilerek bütün meselelerin provokatif yaklaşımlardan uzak Doğu Akdeniz ve Ege'de yeni birtakım sıkıntılar ortaya çıkmayacak şekilde ele alınması gerektiğini ifade ediyoruz.
EGE VE DOĞU AKDENİZ'DE PROVOKASYONA İZİN VERMEYİZ
Hiç kimse Ege ve Doğu Akdeniz'i ve genel olarak çeşitli bölgelerdeki sorunları iç siyasetin bir parçası haline getirme gibi bir tutum içerisine girmemelidir. O zaman bir kısır döngü içerisine giriliyor ve bu kısır döngü maalesef kurala dayalı düzen dediğimiz uluslararası düzeni daha çok toksik birtakım yapılarla karşı karşıya bırakıyor.
ZAYIF KOMŞU ÜLKE İSTEMİYORUZ
Komşu ülkelerde, zayıf ülke arzu etmiyoruz. Toprak bütünlüğü korunmuş, tek ordu prensibinde çalışan ülke istiyoruz. bir takım hesapları olan karanlık odaklar devlet kurumlarının çökmesini, orduların dağılmasını, toprak bütünlüğünün zedelenmesini arzu ediyorlar. Biz devletlerin egemenliğinin korunması, tek ordu prensibi ile güvenlik güçlerinin yapılanması herkes için iyidir. Devlet egemenliği, toprak bütünlüğü ilkesine saygı duymak barışı korumanın alfabesidir.
ABD'NİN KARARI GÜVENİN AŞINMASINA YOL AÇACAK
ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine yönelik silah ambargosunu kaldırma kararının bir yıl süreyle yenilendiği haberi geldi. Bunu o zaman da söylemiştik bu karar ilk alındığı zaman. Bu silah ambargosu kararı esasında adada hiç kimsenin krizi tırmandırmaması için, adadaki dengelerin bozulmaması için ve buradaki müzakerelerin başka zeminlere kaymaması için aslında koruyucu bir önlem ifade ediyordu. Fakat ABD'nin Güney Kıbrıs Rum yönetimine dönük bu silah ambargosunu kaldırması, şimdi bunu yeniden bir yıl süreyle uzattığını açıklaması doğru bir karar olmamıştır. Adadaki iki taraf arasındaki güvenin daha da aşınmasına yol açacak sonuçlar doğuracak yaklaşımlardır bunlar.
TÜRKİYE YAPAY ZEKA KONUSUNDA GÜÇLÜ İNİSİYATİFLER ORTAYA KOYACAK
Yapay zeka konusundaki tartışma var, liderlerin açıklamaları oldu. Biyolojik silahtan pek çok çıktıya kadar insanlığı tehdit ettiğine yönelik uyarılar var. Batı'daki siyasilerden yapay zeka çalışmalarının yavaşlatılması konusunda çok güçlü çağrılar gelmeye devam ediyor. Yapay zekanın Gazze'deki katliamda kullanıldığına dair pek çok iddialar ortaya çıkmıştı. İnsanın kontrolünden çıkmaya dönük açıklamalar çok yoğun şekilde geliyor. Türkiye güçlü inisiyatifler ortaya koymaya çalışacaktır. İstihbarattan güvenliğe, toplumsal dönüşümlere kadar sonuçlar doğuracaktır. Bu konuyu yakından takip ediyoruz.
ERKEN SEÇİM GÜNDEMDE DEĞİL
Cumhurbaşkanımızın seçim tarihi ile ilgili açıklamasında bunun erken seçimle alakası olmadığı açıktır. Kendisinin siyaset yapma şekli teşkilatçılık üzerinedir. orada da hem vatandaşlarımızı gördüğünde, hem desteklerini gördüğünde sık sık söylediği bir cümledir. "Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz" cümlesi bir erken seçim sinyali değildir.
KİRALIK KONUTLAR KONUSUNDA VATANDAŞI RAHATLATMAK İÇİN GAYRET EDECEĞİZ
Bu konutlar orta ve uzun vadeli konular. Bugünden yarına şu illerde şu kadar konut üretilecek diyecek durumda değiliz. Çevre Bakanlığı'mız gücünün büyük bölümünü bu konulara ayırıyor. Bu bizim standart, olağan gündemimizin parçası. Sürekli olarak bu konuda çalışmaya, vatandaşlarımızı rahatlatmak için gayret edeceğiz.