Alihan Kuriş soruşturmasına 3 tanığın ifadesi damga vurdu: CHP’ye oy vermeyenler aileleriyle birlikte aforoz edildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü 2026/153745 sayılı Alihan Kuriş soruşturmasının dosyasına giren üç ayrı tanık ifadesi, Süleymancılar olarak bilinen yapıdaki siyasi yönlendirme ve dışlama iddialarına ilişkin dikkat çekici ayrıntılar içerdi. Tanıkların anlatımlarında, farklı seçim dönemlerinde CHP’ye oy verilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğu, bu çağrıya karşı çıkan bazı kişilerin ise yapıya bağlı olduğu belirtilen yurt, cami, sosyal tesis ve hatim gruplarından dışlandığı ileri sürüldü. Üç tanık da yapılanma içinde CHP'ye destek vermeyenlerin aileleriyle birlikte aforoz edildiğini doğruladı.

Alihan Kuriş soruşturmasında çarpıcı tanık ifadeleri ortaya çıktı.

Uzun yıllardır yapının içerisinde bulunduğunu ve geçmişte vaizlik yaptığını belirten ilk tanık, seçimlerden önce Alihan Kuriş’in adının verilerek herkesin CHP’ye oy vermesinin istendiğini anlattı.

Tanık, bu talimata uymayanların daha sonra cemaatin yurtlarına, düğün salonlarına, camilerine ve sosyal tesislerine alınmadığını belirterek kapılara görevliler konulduğunu söyledi. Tanığın anlatımına göre, girişine izin verilmediğinde kendisine bunun “büyüğümüzün emri” olduğu ifade edildi ve Alihan Kuriş’in adı verildi.

Tanık, söz konusu yerlerin bir kişiye değil topluma ait olduğunu belirterek uygulamaya itiraz ettiğini ve bu aşamadan sonra yapı içerisindeki kişilerle fikir ayrılığı yaşadığını kaydetti. Bununla birlikte tanık, bu organizasyonun nasıl kurulduğu veya Alihan Kuriş’in talimatlarının hangi kişiler üzerinden aktarıldığı konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını da ifadesinde açıkça belirtti.

10 YILDIR TALEBELİK YAPAN TANIK: 2014 VE 2023 SEÇİMLERİNDE CHP'YE OY DESTEĞİ İSTENDİ

İkinci tanık ise yapının içerisinde 1968 yılından bu yana bulunduğunu, yaklaşık 10 yıl talebelik ve hocalık yaptığını söyledi. Tanık, siyasi yönlendirmelerin tek bir seçime özgü olmadığını anlatarak 2014 yerel seçimlerinde CHP’nin büyükşehir belediye başkan adayının desteklenmesinin istendiğini, kendisinin buna itiraz ettiğini kaydetti.

Aynı tanık, 2023 seçimlerinde de CHP’nin desteklenmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu ve buna sosyal medya üzerinden açıkça karşı çıktığını anlattı. Tanığın beyanına göre, bu itirazların ardından kendisiyle görüşmek üzere bazı yapı mensupları görevlendirildi.

Seçimden yaklaşık bir hafta önce bir erkek öğrenci yurdunda yaklaşık 40 kişinin bulunduğu toplantıya katıldığını anlatan tanık, burada kendisine ısrarla CHP’ye oy vermesinin söylendiğini ifade etti. Tanık, bunu reddetmesi üzerine kendisine “Alihan Kuriş’ten yasak gelebilir” denildiğini kaydetti.

BAYRAM NAMAZINDA YURDA ALINMADI

Tanığın anlatımına göre uyarı kısa süre sonra fiilî bir yaptırıma dönüştü. Seçimden sonraki Kurban Bayramı’nda bayram namazı için yapıya bağlı olduğunu belirttiği bir öğrenci yurduna giden tanık, kapıdaki iki görevlinin kendisinin içeri giremeyeceğini söylediğini ifade etti.

Tanık, görevlilere yasağı kimin verdiğini sorduğunda kendisine Alihan Kuriş’in adının söylendiğini beyan etti. İfadesine göre olay yalnızca yurda alınmamakla da sınırlı kalmadı. Tanık, kendisinin ve başka bir kişinin isimlerinin yapı içerisindeki yurtlara ve hatim gruplarına alınmayacak kişiler olarak duyurulduğunu, bu kararın Alanya’daki bazı hatim gruplarında birkaç kez okunduğunu anlattı.

OY VERMEYEN ÜYELERE VE AİLELERİNE MOBİNG

İkinci tanık ifadesinde, siyasi tercihini açıkça dile getirmesinden sonra yaşadıklarını anlattı. Tanık, kendisinin ve ailesinin dışlandığını, çevresindeki kişilerin de kendilerinden uzaklaştırıldığını söyledi.

Tanık ayrıca farklı bölgelerdeki yöneticiler arasında kendisinin “itaatsiz” olduğuna yönelik konuşmalar yapıldığını ve bu durumun başka şehirlerdeki mensuplara kadar aktarıldığını kaydetti.

Tanığın anlatımına göre siyasi tercihe ilişkin anlaşmazlık; yurda alınmama, hatim gruplarından çıkarılma ve sosyal çevrede dışlanmaya kadar uzanan bir yaptırım sistemine dönüştü.

YASAKLILAR LİSTESİ YAPILDI İSİMLER TEK TEK OKUNDU

Üçüncü tanık da yıllarca Süleymancılar olarak bilinen yapının yurt ve kurslarına gittiğini, geçmişte bağışlarda bulunduğunu anlattı. Tanık, 2002’den sonra siyasi olarak AK Parti’yi desteklemeye başladığını; yaklaşık 20 yıl önce yapı içerisindeki bazı üst düzey kişilerin CHP’yi desteklediğini ve AK Parti’yi destekleyen bazı mensupların dışlanmaya başladığını belirtti.

Manavgat’taki bir öğrenci yurduna düzenli gittiği dönemde yaşadıklarını anlatan tanık, yaklaşık 5-10 yıl önce bir görevlinin elindeki listeden kendisinin ve başka bazı kişilerin isimlerini okuyarak siyasi görüş farklılıkları nedeniyle yurtlara girişlerinin yasaklandığını bildirdiğini ifade etti.

Tanık bu listenin doğrudan kim tarafından hazırlandığını görmediğini özellikle belirtirken, yapının hiyerarşisi nedeniyle kararın Alihan Kuriş’ten geldiğini düşündüğünü söyledi.

BÜYÜĞÜMÜZÜN TALİMATI: CHP'YE OY VERİN

Üçüncü tanığın ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri ise seçim dönemlerinde yurt görevlilerinden duyduğunu söylediği sözler oldu. Tanık, yapı içerisindeki görevlilerin seçim dönemlerinde üyelere birçok kez “Abimizin talimatıdır”, “Büyüğümüzün talimatıdır, CHP’ye oy verin” şeklinde yönlendirmede bulunduğunu duyduğunu kaydetti.

Aynı tanık, yapının Antalya’daki yurtlarında “abi” ve “büyüğümüz” ifadelerinin bazı yöneticiler veya Alihan Kuriş için kullanıldığını; yerel yöneticilere aktarılan talimatların da aynı ifadelerle mensuplara bildirildiğini anlattı.

ÜÇ TANIK DA CHP'YE OY VERMEYENLERİN AFOROZ EDİLDİĞİNİ DOĞRULADI

Üç ayrı tanığın birbirinden bağımsız ifadelerinde öne çıkan ortak başlıklar dikkat çekti: Seçim dönemlerinde CHP lehine oy kullanılması yönünde baskı yapılması; baskıya uymayan kişilerin yurtlara ve bazı dinî-sosyal faaliyetlerden dışlanması; yasakların yapı içerisinde hiyerarşik bir talimat olarak duyurulması ve dışlanan kişilerin isimlerinin mensuplara ilan edilmesi.

Bir tanık kendisine yasak kararının Alihan Kuriş tarafından verildiğinin söylendiğini, bir diğeri aynı ismin görevlilerce kendisine aktarıldığını beyan ederken; üçüncü tanık kararın Kuriş’ten geldiğini yapının hiyerarşisine dayanarak düşündüğünü ifade etti.