Tunceli’de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin, cinayet şüphesi üzerine geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Elâzığ ve Tunceli’de 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.
13 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
Operasyonalarda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, gözaltına alınırken, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile annesi Cemile Yücer ve eski polis üvey babası Engin Yücer de yakalanan isimler arasında yer aldı. Operasyon kapsamında ayrıca Mustafa Türkay Soner’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, o dönem Tunceli İl Özel İdarede çalışan Erdoğan Elaldı, eski polis memuru Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesi’nde kameralardan görevli Savaş Gültürk ve Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu gözaltına alınan diğer şüpheliler oldu.
KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILDI
Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen yurt dışındaki 14'üncü şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten talebinde bulunulacağı öğrenildi. Altaş’ın Mayıs 2022'den beri ABD'de bulunduğu, o tarihten bu yana Türkiye'ye dönmediği, annesinin görüşmeler için ABD'ye gittiği belirtildi. 27 Ocak 2022 tarihinde soruşturma dosyasına gizli bir not girdiği, şüpheli Altaş’ın bu notun kamuoyuna yansımasından birkaç ay sonra yurt dışına çıktığı, ardından Türkiye’ye geri dönmediği bildirildi.
MEZAR VAR CESET YOK
Soruşturma dosyasına giren teknik raporda, İl Jandarma Komutanlığı bünyesindeki yer altı görüntüleme ekibinin 12 Ocak 2025’te Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık çevresinde çalışma yaptığı belirtildi. Yaklaşık 2 saat süren taramada, cihazın uyarı vermesi üzerine şüpheli bir boşluk tespit edildi. Boşluğun yaklaşık 1,60–1,70 metre uzunluğunda, 70–80 santimetre genişliğinde ve 80 santimetre derinliğinde olduğu, mezar görünümüne benzediği kaydedildi. Raporda, buraya bir kişinin gömülüp daha sonra çıkarılmış olabileceği, bunun da yaklaşık 1–2 yıl önce gerçekleşmiş olabileceği değerlendirildi. Yapılan kazıda ise insan kalıntısı ya da kemik parçasına rastlanmadı.
Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.
SIM kartı alıp Doku’nun mesajlarını silmişler
Dosyada yer alan sim kart muamması da dikkat çekti. Aygül Doku ifadesinde, Gülistan Doku’ya ait hattın annesi Bedriye Doku adına kayıtlı olduğunu belirtti. Kayıp sonrası 08 Ocak 2020’de Tunceli’de bir Turkcell bayisinden yeni SIM kart çıkarıldığını, bunun 08 Ocak akşamı aktif edilip 09 Ocak akşamına kadar kullanıldığını söyledi. Doku, bu süreçte Gülistan’ın arkadaşları ve yakınlarından aramalar geldiğini ifade etti. Ayrıca Tuncay Sonel’in SIM kartın Ankara’da inceleneceğini ve içerikten bilgi elde edilebileceğini söylediğini ancak o an kartı teslim etmediklerini belirtti. Doku ifadesinde, "Bahar (Doku) ve Hatice Yasemin Ateş kafedeyken polisler yanlarına gelmiş, Bahar, Gülistan’ın mesajlarına bakamadan SIM kartı ondan almışlar” dedi.
VALİLİK TESLİM ETMEDİ
- O dönem Tunceli Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde görevli olup halen Tunceli Valiliği’nde çalışan Songül Acar, Vali Tuncay Sonel’in aileyi makama çağırarak sim kartı isteyip “Siz SIM kart mı çıkardınız, verin onu bana çabuk, ben sim kartı savcılığa teslim edeceğim” dediğini aktardı. Acar ayrıca, vali koruması Şükrü Eroğlu’nun kendisine “Vali Bey SIM kartı aileden aldı ve savcılığa teslim etti” dediğini beyan etti. Ancak incelemelerde aileden alınan SIM kartın savcılığa teslim edilmediği, yaklaşık bir ay sonra, 6 Şubat 2020’de Aygül Doku’nun ıslak imzalı dilekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nın adli emanetine alındığı tespit edildi.
WHATSAPP VE İNSTAGRAMINA GİRMİŞLER
Soruşturma kapsamında SIM kart üzerinde teknik inceleme de yapıldı. Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ve Ulusal Kriminal Büro tarafından yapılan incelemelere göre
ailenin çıkardığı SIM kart valilik tarafından alındı ancak soruşturma makamlarına teslim edilmedi. Kaybolduktan 11 gün sonra 17 Ocak gecesi Gülistan’ın İnstagram hesabına girilerek bazı veriler silindi. Hesaptan sabaha karşı çıkış yapıldı. Bu girişin IP adresi belirli bir şahsın internet kullanım kayıtlarıyla birebir örtüşmesi oldu. Aynı gece SİM kart takılarak WhatsApp’a da giriş yapıldı. Raporda buradaki verilerin de silindiği değerlendirmesi yapıldı.
Bu gelişme, Gülistan’ın iletişim trafiğinin sistematik şekilde ortadan kaldırıldığı şüphesini güçlendirdi. Savcılık kaynaklarına göre, bu tür bir müdahale “iz kaybettirme” amacı taşıyor.
Mesajlardaki ‘onlar’ kim?
- Ulusal Kriminal Büro raporlarında, Gülistan’a gönderilen mesajlardaki ifadeler de dikkat çekti. İncelemelerde, şüpheli Zaynal Abakarov’un Gülistan’a gönderdiği mesajlarında sürekli tekrar eden “Onlar” vurgusu dikkat çekti. Mesaj içeriklerinde geçen; “Seni onların elinden kurtarırım”, “Rus konsolosluğa git, seni korurlar”, “Devlete bildirmezler, korkma” gibi ifadelerle belirli bir yetkili makamı kastettiğine dair ima ve vurgular yaptığı görüldü. Abakarov’un “Başına ne geldiyse de evlenir gideriz, sen anlatana kadar da sormam, sana ne yaptılarsa kabul ederim!" şeklindeki mesajı ise Gülistan’ın başına gelenlerle ilgili erkek arkadaşının bilgi sahibi olduğu, ancak bildiklerini adli makamlara ifade etmediği yönündeki kanaati pekiştirdi.
Sonel’in açıklamasına bakanlıktan yalanlama
- Olayla ilgili açıklama yapan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, "Benim oğlum Gülistan Doku’yu tanımaz, onun sevgilisini de tanımaz. Oğlum o yıllarda lise öğrencisiydi nasıl bu olayla ilgisi olabilir? Ben de tanımıyorum. Ben ailesine yardımcı oldum” dedi. Açıklamaya Adalet Bakanlığı kaynakları jet yalanlama geçti. Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Nüfus kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in 2000 doğumlu olduğu, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 20 yaşında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, “lise öğrencisi” olduğu yönündeki savunmanın hayatın olağan akışıyla uyumlu olmadığını göstermektedir” denildi.