Anadolu, hikâye dolu

Binlerce yıldan beri bağrında pekçok milleti barındırmış olan uygarlıklar beşiği Anadolu, birçok devlete, savaşa ve efsaneye de yataklık etmiş. Bugüne kadar yaşananların şehirlerin isimlerine de aksettirildiği Anadolu'da, tüm il adlarının çok eskilerden gelen bir hikâyesi var.

Yeni Şafak
Arşiv

---------------------------------- manset ------------------------------------------- ---------------------- manset ---------------------

Hepsi pekçok efsane ve hikayenin kaynağı olan 81 ilimiz, isimlerini de yaşadıklarıyla kazandı.

BURDUR: Bu şehrin adıyla ilgili pekçok rivayet vardır ancak hepsi de 'Burdur' isminin 'Burada dur'dan geldiği yönündedir. Bunlardan en bilineni şöyledir: Selçuklular, Anadolu'yu ele geçirip Konya'yı başkent yaptıkları sırada, Selçuklu Sultanı bir düş görür. Düşünde atalarından biri ona "Er geç bu toprakların tümü senindir. Yarından tezi yok, atını güneybatıya sür. Biz sana dur deyinceye kadar ilerle" der. Sultan atına atlar, yollara düşer. Pekçok yeri ele geçirir. Bir gün ilerlerken "Burada dur" diye bir ses duyar. Düşünü hatırlayarak durur. Durduğu yerde bir kasaba kurulur. Adı da "Burada dur"dan esinlenerek "Burdur" olur.

ERZİNCAN: Erzincan adının Eriza'dan geldiği sanılıyor. Eriza adı Selçuklularca Erzingan olarak kullanılmış, daha sonra da Erzincan biçimini almış.

MANİSA: Manisa'nın, Yunanistan'ın Teselya Bölgesi'nden göç eden Magnetler tarafından kurulduğu, isminin de bu uygarlıktan kaynaklandığı tahmin ediliyor.

KAYSERİ: Eski adı Mazaka olan Kayseri, milattan sonra 17 yılında Roma eyaleti haline geldikten sonra Latince Kaisareia ismini almış.

RİZE: Rize'nin ise, Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos'tan veya Rumca'da dağ eteği demek olan rıza kelimelerinden geldiği sanılıyor.

İZMİR: İzmir sözcüğünün ise, Amazon kraliçelerinden biri olan Smyrna'dan geldiği düşünülüyor. Çağlar boyunca bu kelime, Zmirna, Semire, Lesmire, Ksimire, Siniros, Mirina, Samorna, Zmirra, Esmira, İsmire ve Yezmir gibi değişik biçimlere de dönüşmüş.

MUŞ: Bir rivayete göre Muş adı, şehre Asurlulardan kaçarak gelen İbrani kabilelerinden biri tarafından verilmiştir. Nitekim Muş İbranice'de sulak, verimli ve otlaki anlamına gelen 'Muşai' kelimesinden türemiştir. Bir diğer rivayete göre ise Muş adı, bölgeye yerleşen Muşkilerden geliyor.

BALIKESİR: Bir rivayete göre Balıkesir'in adı eskiden Balık Hisar şeklindeymiş. Buradaki balık sözü eski Türkçe'de şehir, kale veya saray anlamı taşımaktaymış. 'Kale Şehri' anlamına gelen bu isim 9. yüzyıldan sonra kullanılmaz olmuş.

Kiraz mı boynuz mu?

GİRESUN: Giresun ismi, şehrin eski adı olan 'Kerasus' kelimesine dayanıyor. İsmin kaynağı hakkında ise iki rivayet var. Bunlardan biri, ismin Kerasus'da bol miktarda yetişen kirazdan geldiği, ikincisi de yarımadanın denize doğru bir boynuz gibi uzanması sebebiyle eski Yunanca'da 'boynuz' anlamına gelen Kerastan'dan türetildiğidir.

MALATYA: Kültepe vesikalarında 'Melitai" diye bahsedilen Malatya'nın, Hititçe 'Bal' anlamına gelen 'Melid'den türediği anlaşılıyor.

MARAŞ: Tarihçi Herodot, Maraş şehrini Hitit komutanlarından Maraj adlı bir askerin kurmasından dolayı şehre Maraj adı verildiğini belirtiyor.

ANKARA: Söylenceye göre bu adın aslı Farsça 'üzüm' sözcüğünün karşılığı olan 'Engürü'den geliyor. Eski zamanlarda Ankara ve çevresi üzüm bağlarıyla meşhurmuş.

KONYA'YA CANAVAR MUSALLAT OLMUŞ

KONYA: Efsaneye göre bir zamanlar bu şehre Medüz denen bir canavar musallat olur. Zeus'un oğlu Perse, Medüz'ün başını keserek şehri kurtarır. Halk da, Perse'nin bir heykelini şehrin meydanına diker. Bundan sonra, şehrin ismi heykel şehri demek olan 'İkonium' olur, bu ad zamanla Konya diye değiştirilir.

BİANE, VİANE VE VAN

VAN: Van adı Urartuca Biane adının zamanla Viane, daha sonra Van'a dönüşmesinden oluşmuştur.

HAKKARİ: Bölgenin adı burada yaşamış Hakar boyundan geliyor.

BAYBURT: Ortaçağ Ermeni kaynaklarında Payberd, Bizans kaynaklarında Baberd, Paypert, Marko Polo'nun seyahatnamesinde Painpurth diye geçen Bayburt için, 1647 yılında Evliya Çelebi, 'Bay'ın zengin, 'Yurt'un ise belde manasına geldiğini söylemiştir.

BİTLİS: Şehre Asurlular Bit-Liz, Persler ve Yunanlılar Bad-Lis, Bizanslılar Babaleison demişlerdir. Asur dilinde 'Bit' kelimesi yurt, 'Bet' kelimesi kale manasında kullanılmış, Bit-Liz 'Liz'in Yurdu', Bet-Lis ise 'Liz'in Kalesi' anlamına geliyor.

IĞDIR: Şehrin adı, 24 Oğuz boyundan 21.'si sayılan İç-Oğuzlar Üç Ok koluna mensup Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Cengiz Alp'in en büyük oğlu 'Iğdır Bey' den geliyor.

Karis Kalaki

KARS: Türkiye'de bundan daha eski Türkçe isim taşıyan bir şehrimiz yoktur. Adı milattan önce 130-127 tarihleri arasında Kafkas Dağları'nın kuzeyinden, Dağıstan'dan gelerek bu bölgeye yerleşen Bulgar Türkleri'nin 'Velentur' boyunun 'Karsak' oymağından geliyor. Bir söylentiye göre de Kars isminin kaynağı, Gürcü dilinde 'Kapı kenti' anlamına gelen 'Karis Kalaki'.

Hannibal'ın mirası

BURSA: Antik kaynaklar Bursa'nın adının, kurucusu I.Prusias'tan (M.Ö.232-192) geldiğini gösteriyor. Kartaca Kralı Hannibal, Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşı kaybedince, birlikleriyle beraber I.Prusias'a sığınır. Burada zafer kazanan bir komutan gibi karşılanıp, saygı görür. Bu yakınlığa karşılık Hannibal da emrindeki askerlerle bir şehir inşa eder. Buna Prusias'ın adını verip ona armağan eder.

Amazon kraliçesi Amasya'yı kurdu

AMASYA: Şehrin ismiyle ilgili iki rivayet vardır. Birincisi şehri Amazonların kraliçesi Amesia'nın kurduğu ve bu nedenle şehre Amasya dendiğidir. İkincisi de elmasıyla meşhur kentin 'Elmasiye' diye anılırken zamanla bu adın Amasya'ya dönüştüğüdür.

MUĞLA: Buraya, bölgeye Moğol istilası sonucunda yerleşen Menteşe Kayılarından dolayı 'Mobella', 'Mobolia', 'Moğola' gibi isimler verildiği, Muğla'nın da bu isimlerden türediği biliniyor

KİLİS: Yukarı Makedonya'da Cyrrhüs denen bir kentle aynı adı taşıdığı ve Osmanlı kaynaklarında, oradakinin 'Bosna Kilisi', burasının da 'Halep Kilisi' olarak geçtiği biliniyor. Cyrrhüs sözcüğü 'efendi' anlamına geliyor.

BARTIN: Romalılar zamanında Bartın'dan geçen çayın adı 'Suların İlahı' anlamına gelen Parthenius'muş. Çayın kıyısına kurulan şehrin adı Parthenia'dan zamanla Bartın'a dönüşmüş.

EDİRNE: Trak soylarından Odrisler tarafından milattan önce 5. yüzyılda kurulan Edirne'ye 'Odrisya' ismi verilmiş. Milattan sonra 2. yüzyılda da Romalıların İmparator Adriyanos'un isminiden yola çıkarak 'Adriyanupolis' dediği kente son ismini 2. Murat Edirne olarak koymuş.

YOZGAT: Yozgat Saray köyünden itibaren aşağıdan yukarı doğru kat kat yükseldiği için 'yüz kat' denmiş, bu isim zamanla değişmiş. Bir rivayete göre ise, bölgedeki aşiret reisi Ömer Cabbar Ağa'nın karşısına bir gün Hızır (AS) çıkar ve ondan süt ister, ağa sütü ikram eder. Sütü içen Hızır (AS) şu duada bulunur: "Yozuna yoz katılsın, memleketin yoz kat olsun."

ZONGULDAK: Daha çok şimdiki Zonguldak'ın bulunduğu yerlerde ocaklar açan Fransız girişimciler, yörenin çok engebeli ve sık ormanlık oluşu sebebiyle buralara, Jungle (İngilizce'de orman) ve dağ kelimelerini birleştirerek 'Jungledag' (okunuşu cangıldag) ismini koymuşlardır.

SİVAS: Selçuklu Oğuz Türkleri'nin lehçesinde 'üç değirmen' anlamına gelen 'Sebast' kelimesinden türetilmiş.

NİĞDE: İslam müelliflerinin eserlerinde Niğde için 'Nekida' veya 'Nekide' diye bahsedilir.