Avrupa'ya gelin ve damat ihracı

Avrupa'ya 44 yıl önce işçi alımıyla başlayan Türk göçü, bugün şekil değiştirerek devam ediyor. Yapılan araştırmaya göre, refah düzeyi yüksek bir hayat için, 'ithal gelin' ve 'ithal damat' alınıyor.

Yeni Şafak
Arşiv

---------------------------------- manset ------------------------------------------- ---------------------- manset ---------------------

Avrupa'ya 44 yıl önce işçi alımıyla başlayan Türk göçü bugün şekil değiştirerek devam ediyor. Yaz aylarındaki yıllık izinlerinde Türkiye'ye gelen gurbetçi ailelerin çocuklarını Türkiye'den bir yakınıyla evlendirme geleneği, son yıllarda Avrupa'ya yönelik büyük bir göç dalgası başlattı. La Louviere Yabancılar Uyum Merkezi Koordinatörü Ertuğrul Taş'ın öncülüğünde yapılan bir araştırma, 'ithal damat' ve 'ithal gelin' olarak adlandırılan bu yeni göçmenlerin "refah düzeyi yüksek bir hayat"için bu evlilikleri kabul ettiklerini ortaya koydu.

30 Ekim 1961'de Türkiye'den göçmen işçi almaya başlayan Batı Avrupa ülkeleri, 70'li yılların başındaki ekonomik durgunlukla birlikte göçmen alımını durdurmuştu. 44 yıl önce işçi alımıyla başlayan Avrupa'ya Türk göçü, bugün kabuk değiştirerek yoluna devam ediyor. Dün işçi olarak Avrupa'ya giden göçmenler, bugün damat-gelin olarak Avrupa'ya göç ediyor. Son yıllarda evlilik yoluyla Avrupa'ya göç eden Türk genç sayısındaki büyük artış, Avrupa'ya ikinci bir göç dalgası olarak değerlendiriliyor.

Türkiye'den evleniyorlar

Elele Derneği'nin verilerine göre Fransa'da yaşayan Türk kızlarının yüzde 98'i, erkeklerin yüzde 92'si Türkiye'den evleniyor. Almanya'da ise bu şekilde yapılan evliliklerin oranı yüzde 60'ı aşmış durumda. Belçika gibi Türk nufüsünun yoğun olmadığı ülkelerde dahi her yıl 1300 kişi evlilik yoluyla Belçika vatandaşı oluyor. Belçika'da çalışmalarını yürüten Göçmenlerin uyumu konusunda uzman Psikolog Ertuğrul Taş'ın öncülüğünde yapılan bir araştırma, konuyla ilginç sonuçlar ortaya çıkardı. Çalışma, 'ithal' damat ve gelinler , Avrupa'da yetişen Türk gençler, ve onların aileleri arasında yapıldı. Araştırmaya göre, Türkiye'deki ailelerin büyük çoğunluğu, `çocuklarının iş sahibi olması ve geleceğini kurtarması` için, Avrupa'daki aileler `Türkiye'deki akrabalarını veya yakınlarını yanına alabilmek` için bu evlilikleri tercih ediyor.

Araştırmaya katılan ailelerin büyük çoğunluğu, bu evliliklerin tatil için Türkiye'ye gittikleri yaz aylarında plansız gerçekleştiğini savunuyor. Taş, "Bu insanlar yörelerinden tamamen kopmamışlar ve düzenli olarak memleketlerine gidiyorlar. Bazen bu evlilikler yıllık izinlerde plansız şekilde oluşmaktadır. Yani anadolu tabiri ile bu "kısmet" olarak nitelendirilmektedir" şeklinde konuştu. Sosyal bilimcilerin bu evlilikleri yeni bir göç kategorisi olarak ele aldığını kaydeden Taş, "Batı Avrupa ülkeleri, kendi ülkelerine yönelik göçü önleyebilmek için her geçen gün yeni önlemler alıyor. Bu durumda, bu ülkelere önceden yerleşmiş göçmen gruplar da yeni göç yöntemleri geliştiriyor. Dolayısıyla, evlilik kanalıyla Avrupa'ya yasal göç süreci de devam ediyor. Bu Avrupa'ya göç etmenin en kolay yolu olduğu için tercih ediliyor" dedi. Diğer azınlıklarda da evlilik yoluyla göçün görüldüğünü aktaran Taş, "Ancak, Avrupa'da bu göç yöntemine en iyi örnek Türk toplumudur" ifadelerini kullandı.

----------------- imza------------------

----------------- imza------------------

/images1/bos.gif