S P O T
KEMER- TBMM'nin ev sahipliğinde bir araya gelen AGİT Parlamenterler Asamblesi'ne üye milletvekilleri, azınlıklar sorununda dünyanın her yerinde geçerli olabilecek tek bir çözümün bulunmadığı konusunda birleştiler. Antalya Kemer'de iki gün süreyle "21. Yüzyılda Azınlıklar" konusunu tartışan 34 ülkeden 130'dan fazla parlamenter "azınlık" kavramının tek bir tanımı olmadığı ortak görüşünü dile getirdiler. AGİT Parlamenterler Asamblesi'nin "Yeni Riskler ve Meydan Okumalar: 21. Yüzyılda Azınlıklar" konulu konferansında, AGİTPA'ya üye milletvekilleri AGİT bölgesinde azınlıkları durumu, basın ve ifade özgürlükleri, özgür seçimler, azınlık nüfusunun korunması gibi konuları ele aldılar.
"İsteyen kendisini azınlık sayar"
Konferansta, Türkiye adına konuşan emekli Büyükelçi Pulat Tacar, konuşmasına "Hayatımda hep azınlık oldum, çünkü farklı düşündüm" sözleriyle başlarken, Türkiye'nin azınlıklar konusuna anayasal vatandaşlık çerçevesinde baktığını dile getirdi. Tacar, "Türkiye'de biz etnik farklılığı kabul etmiyoruz, etnik farklılık ırkçılıktır" dedi. Azınlıkların tanımı konusunda Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiseri Büyükelçi Max von der Stoel ise daha farklı bir yaklaşım ortaya koydu. AGİT'in spesifik bir azınlık tarifi olmadığını kaydeden Stoel, "Kişinin kendisini azınlık grubundan kabul edip etmediğine kendisi karar verir. Kimse bir grubun üyesi olmaya zorlanamaz. Kişiler azınlık olduklarını kabul edip, dernekler, örgütler kurabilirler" dedi.
"Çoğunluk eliaçık olmak zorunda"
AGİTPA azınlıklar konferasında konuşan farklı ülkelerden milletvekilleri konuyla ilgili olarak şu görüşleri dile getirdiler: Azınlıklar Yüksek Komiseri Max von der Stoel: "İnsan onuru için, insanların asgari talepleri yerine getirilmelidir. Kimliğe ilişkin bir takım dışlamalar, insanlığı alçaltıcı, üzücü ve utandırıcı bir durumdur"
AGİTPA 1. Komite Raportörü Andras Barsony: "İnsanlar, inançlarından ya da görüşlerinden dolayı bir araya gelerek örgüt kurabilirler. Çoğunluk, azınlıklar konusunda eli açık davranmak zorundadır."
AGİTPA Başkan Yardımcısı Bruce George: "Çok az ülke azınlıklar konusunda masum olduğunu iddia edebilir. Pek çok ülke bu konuda kara bir tabloya sahip. Haklar ihlal edilmiş, şiddet kullanılmıştır. Bence bu konuda hiçbirimiz vaaz verecek konumda değiliz."
AGİTPA 3. Komite Raportörü Nino Urjanadze: "Azınlıklar kendilerini, yaşadıkları toplumun bir bireyi saymadıkça sorunların çözümü zordur. Haklar aynı zamanda yükümlülükleri beraberinde getirir. Azınlıklar yükümlülüklerini de yerine getirmeli ve bulundukları topluma faydalı olmalıdırlar."
Emekli Büyükelçi Pulat Tacar: "Beni rahatsız eden azınlıklar sorunun ortaya atılması ile birlikte akla şiddet unsurunun gelmesi. Benim ülkem de dahil olmak üzere pekçok ülke bunu öğrenemedi."
DSP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan: "Azınlık sorununu çözümünde tek bir reçete yoktur. Ana problem, azınlıkların maksimum şartları istemesi, devletin ise minimum şartları yerine getirmesidir." --------------- imza ve tarih ----------------
--------------- imza ve tarih ---------------- Geri OKU