Banka tekeli kırılsın leasing kolaylığıyla yatırımlar patlasın

Krizde bankaların sırtını döndüğü reel sektörün umudu leasing oldu. Özellikle KOBİ'lerin tercih ettiği leasingde KDV'nin 2008 öncesinde olduğu gibi yüzde 1'e çekilmesiyle yatırımların patlayacağı ifade ediliyor

Yılmaz Yıldız
Banka tekeli kırılsın leasing kolaylığıyla yatırım

Küresel finans krizi sürecinde bankacılık sektöründen kredi almakta zorlanan reel sektörün umudu finansal kiralama (leasing) oldu. Geçtiğimiz hafta başında gazetemizde yayınlanan röportajında 'leasingimizi geri verin yeter' diyen İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş'ın çağrısı, KOBİ ve işadamları derneklerinden, leasing şirketlerine kadar geniş bir yelpazede büyük yankı buldu.

REKABET İÇİN UCUZ FON

Finansal Kiralama Derneği (FİDER) Genel Sekreteri Hakan Gülelçe, krizde daralan iç ve dış talep nedeniyle üretimleri durma noktasına gelen küçük işletmelerin, bu ortamda iş yapabilmelerinin yegane koşulunun rekabet üstünlüğü olduğunu ve bunu sağlamanın en etkin yolunun da düşük maliyetli fon olduğunu söyledi. TUİK verilerine göre 1-100 kişi arasında çalışanı olan firmaların toplam içindeki oranın yüzde 99,7 olduğuna dikkat çeken Gülelçe, finansal kiralama sektörünün bu işletmelerin makine yatırım harcamalarının yüzde 15-20'sine fon sağladığını ifade etti. Gülelçe, “Bu tür girişimlerin işgücü yoğun faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında finansal kiralama sektörünün istihdama etkisinin önemi anlaşılmaktadır” dedi.

KDV YENİDEN YÜZDE 1'E ÇEKİLMELİ

KOBİ'ler için önemli bir finansman yöntemi olan finansal kiralamanın kullanım koşullarının kolaylaştırılması için KDV'de yüzde 1 oran uygulamasına geri dönülmesi gerektiğini ifade eden Gülelçe, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bekleyen Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanun Tasarısının yasalaşması halinde, finansal kiralamada ürün çeşidinin artacağını, halen yapılamayan işlem ve finanse edilemeyen yatırım harcamalarının finanse edilebilir hale geleceğini kaydetti. Gülelçe, bunun daha fazla sayıda küçük girişimci yatırımlarının finanse edilmesi ve istihdam sağlanması anlamına geldiğini vurguladı.

Yatırımcıya yeni bir umut ışığı

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Mustafa Koca, “Her ne kadar ekonomide iyileşme sinyalleri olsa da krizin etkisi hâlâ devam ediyor” diyerek, bu süreçte leasing silahının mutlaka kullanılması gerektiğini savundu. Leasingin reel sektör temsilcileri açısından ciddi bir kaynak olduğunun altını çizen Koca, “Krizde bankalarla reel sektör arasında bir ayrışma yaşandı. Bu süreçte leasingin yokluğunu çok hissettik” dedi. Finansla reel sektörün birbirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, iyi günde de, kötü günde de birbirine destek olması gerektiğini belirten ASKON Başkanı, krizde bankaların uyanık tüccar gibi kendi kabuklarına çekildiklerini söyledi. Koca, leasingle ilgili şunları söyledi: “KDV'sinin de yüzde 1 olması lazım. Çünkü 2007 sonunda leasingdeki KDV'nin yüzde 18'e çıkarılması yatırımcıların heyecanını kırdı. Yatırımcıya yeni bir umut ışığı verilmeli. Leasing'de KDV'yi yüzde 1'e indirsinler, yatırımlarda ciddi bir artış olur.”

KOBİ'leri 20 yıl taşıdı

Türkiye finansal kiralama terimiyle (leasing) ilk defa 1986 yılında tanıştı. Leasing sistemi, daha çok banka sisteminden kredi alamayan, kredi almakta zorlanan, kayıt dışılığı yüksek olan, müesseseleşememiş küçük ve orta boy işletmeler için can simidi olmuştu. Finans şirketinden ziyade, finans hizmetini alan ve büyük çoğunluğu KOBİ nitelikli olan firmaları teşvik etmeyi amaçlayan sistemde KDV yüzde 1 olarak uygulanıyordu. 1 Ocak 2008'den itibaren leasindeki KDV oranı yüzde 18'e çıkardı.

En azından 2 yıl, belirli sektörlere

MÜSİAD Ekonomi Başdanışmanı Doç. Dr. İbrahim Öztürk, leasingde KDV oranının en azında 1-2 yıllığına, öncelikli sektörler için tekrar indirilmesinin yerinde olacağını ifade etti. Kriz ortamında azalan mevcut talebi başkalarına kaptırmamak için bir yarış yapıldığını anlatan Öztürk, Türkiye'nin bu yarışta geri kaldığını söyledi. Maliyetleri düşürüp talebi kapamadığı için özellikle bazı sektörlerde büyük sıkıntı yaşadığını dile getiren Öztürk, şöyle konuştu: “Hiç olmazsa 1-2 seneliğine tekrar getirmek gerekiyor ama her sektörde, her şeye değil… Türkiye'de artık sanayinin ihtiyaçlarını, makine parkını, kapasite ihtiyaçlarını az buçuk biliyoruz. Dolayısıyla öncelikli sektörler tayin ederek, leasingin geri getirilmesi lazım. Bunu tartışmak bile gereksiz. Hatta iki yılın sonunda, belli bölgelerde teşvik yasasının kalıcı bir unsuru olarak devam etmeli.”