Başbakan Erdoğan, 2010 yılının son grup toplantısında yılbaşından itibaren, Ziraat Bankası'nın tarımsal kredi faiz oranının indirileceği, öğrenci burs ve kredisi ile 'şartlı nakit transferi' oranlarının artırılacağı müjdesini verdi. 2023 yılında Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıl dönümünün kutlanacağını belirten Erdoğan, 2011 Haziran ayında öngörülen seçime ilişkin seçim beyannamelerinin de dört yıllık değil, 100. yıla yönelik olacağını söyledi.
KÖYLÜMÜZE HAYIRLI OLSUN
Ziraat Bankası'nın çiftçilere verdiği tarımsal kredi oranının 2002 yılında yüzde 59 olduğunu ve o dönemde iktidarda MHP, DSP ve ANAP koalisyon hükümetlerinin bulunduğunu belirten Erdoğan, kendilerinin ise bu oranı bugün yüzde 13 seviyelerine kadar indirdiklerini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: “1 Ocak 2011'den itibaren Ziraat Bankası'nın tarımsal kredi faiz oranını yüzde 13'ten yüzde 10'a çekiyoruz. Hayvancılık ve tarımsal sulama kredilerine hazinece yüzde 100 faiz desteği verilmeye devam edilecek. Yani bu alanlarda kredi faiz oranı sıfır. Düşük faizli kredi kullandırımı nedeniyle oluşacak gelir kayıpları karşılığında, Ziraat Bankası ve tarım kredi kooperatiflerine yapılacak ödemeler için 2011 yılı bütçesinde 776 milyon TL kaynak ayırdık. Yani bütçeye ek yük getirmiyoruz. Bu yeni faiz oranlarının, çiftçimize, köylümüze, üreticimize hayırlı olmasını diliyoruz.”
KREDİ MİKTARI 13 MİLYAR LİRA
“Ziraat Bankası'nın 2002 yılında çiftçiye kullandırdığı tarımsal kredi miktarı 228 milyon lira, bugün ise 13 milyar lira. Diyorlar ya biz kredi alamıyoruz, 67 bin kişi kredi kullandı 2002 sonu itibarıyla. Bugün krediden istifade eden çiftçi sayısı 900 bin oldu. 2002'de kredi alan her 100 çiftçiden 62'si borcunu ödeyemiyor, kredisi takibe düşüyor ve haciz kıskacına giriyordu. Bugün, takipteki kredi oranı yüzde 1,6'ya gerilemiştir. Muhalefet, işte bu 1,6'lık oranı görüyor, yüzde 62'den buraya geldiğimizi görmüyor. Şimdi 100 kişiden 1,6'sı takibe düşüyor ve inşallah bu oran daha da düşecek.”
KAYNAK ALİ-VELİ DEĞİL
“İktidara gelirken, 'Kaynak Türkiye' dedik. Evet kaynak Türkiye'dir; kaynak, tarihimizdir, kültürümüzdür, köklü ve zengin medeniyetimizden aldığımız ilham ve vizyondur. Kaynak, bu ülkenin çalışkan, dinamik, dürüst işgücüdür. Kaynak, yolsuzlukların giderilmiş olması, hortumların kesilmiş olması, israfa son verilmiş olmasıdır. Kaynak sıfır sorun politikasıdır, aktif dış politikadır. Kaynak kardeşliğimizdir, birlik ve beraberliğimizdir, demokrasi, istikrar, güven ve huzur ortamıdır. Dikkat ediniz, kaynak Ali'dir, Veli'dir değil, 'kaynak Türkiye'dir diyor ve 2023 hedeflerine doğru azimle ilerliyoruz.”
Doktora bursu 720 lira
Erdoğan, 1 Ocak 2011'den itibaren, üniversite öğrencilerinin burs ve kredi miktarlarını yüzde 20 oranında artıracaklarını belirterek, aylık 200 lira alan öğrencinin 1 Ocak'tan itibaren aylık 240 lira burs veya kredi alacağını söyledi. Böylece, üniversite öğrencilerinin kredi ve burs miktarını, 2002 yılına göre yüzde 433 oranında artırmış olduklarını kaydeden Erdoğan, aylık 400 lira alan master öğrencileri artık 480, aylık 600 lira alan doktora öğrencilerinin de artık aylık 720 lira burs ya da kredi alacağını bildirdi. Aynı şekilde beslenme yardımını da yükselttiklerini, 120 lira olan beslenme yardımını da aylık 150 liraya çıkardıklarını anlatan Erdoğan, “Bu yeni burs ve kredi miktarlarının da üniversite öğrencilerimize hayırlı olmasını, annelerinin, analarının ak sütü gibi hilal olmasını diliyorum. Bu devletin öğrencilerine, milletin evlatlarına bir ianesi (yardımı) değildir, milleten aldığını millete iadesidir” diye konuştu.
İnsan merkezli bütçe
Erdoğan, 2003 yılından beri dar gelirli ailelere, çocukları okula devam etme şartıyla belli miktarlarda ödeme yaptıklarını hatırlatarak, kendilerinden önce böyle bir uygulama olmadığını, bunu kendilerinin başlattığını ifade etti. Ödemeyi, Ziraat Bankası ve PTT şubeleri aracılığıyla, baba adına değil anne adına açılan hesaplara yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu: “İlköğretime devam eden erkek öğrenci için aylık 20 lira ödüyorduk, bundan sonra 30 lira ödeyeceğiz. İlköğretime devam eden kız öğrenci için aylık 25 lira ödüyorduk, şimdi bunu da 35 liraya çıkarıyoruz. Ortaöğretime devam eden erkek öğrenci için 35 lira olan yardımı 45 liraya çıkarıyoruz. Kız öğrenciler için 45 lira ödüyorduk, onu da 55 liraya çıkarıyoruz. Evde kaç çocuk olursa hepsine ödüyoruz. Güçlendikçe ülkeyle beraber evelallah destekler de bu denli artacaktır. Dedik ya insan merkezli bir bütçe. Bunu yaptık ve buna devam ediyoruz.”
İki dilli yaşama Akif'le cevap
Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy'un ölümünün 75. ve İstiklal Marşı'nın kabulünün 90. yıl dönümü olan 2011 yılını “Mehmet Akif Yılı” olarak ilan ettiklerini ifade etti. Erdoğan, iki dilli yaşam projesine de Akif'le cevap verdi: “Kurtuluş Savaşı meşalesini güçlendirmek için, Mehmet Akif'in Kastamonu'daki Nasrullah Camisi'nde yaptığı konuşmanın bir kısmını hatırlatmak istiyorum. 'Ey cemaat, gözünüzü açınız, ibret alınız. Bizim senelerden beri kanımızı, iliğimizi kurutan dahili meseleler yok mu? Havran meselesi, Şam meselesi, Yemen meselesi, Kürdistan meselesi, Arnavutluk meselesi... Bunların hepsi düşman parmağıyla çıkarılmış meselelerdir' diyor. Şimdi aynı şeyleri yaşıyor muyuz, yaşıyoruz. Artık kime hizmet ettiğinizi, kimin hesabına birbirinizin gırtlağına sarıldığınızı anlamak zamanı zannediyorum ki gelmiştir. Allah rızası için olsun, aklımızı başımıza toplayalım... İstiklal Marşı'nı bir Türk mü yazdı? Arnavut yazdı, Peki, 'Sen Arnavutsun kabul etmiyoruz' diyebilir miyiz. O milletin ortak sesiydi, onun için gümbür gümbür bu Meclis'te sahiplenildi. Akif'in de dediği gibi, bizi aramızdaki rabıtalar kardeş kıldı. Aramızdaki rabıta devletimiz, milletimiz, bayrağımız, vatanımızdır; ortak dilimiz, resmi dilimiz olan Türkçe'dir. Şüphesiz herkes ana dilini rahatlıkla bu ülkede konuşacaktır, bunu kimse engelleyemez. Ama resmi dille bunu birbirine karıştırmayalım, haksızlık yapmayalım. Bu ülkenin sosyal barışını, bütünlüğünü zedelemeyelim, buna kimsenin hakkı yok.”