---------------------------------- manset ------------------------------------------- ---------------------- manset ---------------------
Gazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından üniversiteden ihraç edilen Doç. Dr. Ahmet Çiğdem, "Üniversiteler belediyelerin park ve bahçeler müdürlüğü değildir. Bu tür işlemlerin yapılması ayıptır" dedi. Üniversiteden uzaklaştırılma nedeninin siyasi olduğunu düşünen Çiğdem, sadece YÖK'ün günah keçisi ilan edilmesinin yanlış olduğunu, kurulan düzenden öğretim elemanlarının da memnun olduğunu söyledi.
Türkiye Bilimler Akademesi'nden aldığı bursla geçen yaz Almanya'nın Bielefeld Üniversitesi'ne giden, ancak görev yaptığı Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nün görev iznini onaylamaması nedeniyle bursunu kullanmadan Türkiye'ye dönmek zorunda kalan Ahmet Çiğdem, 1 Mart 2002 tarihinde "görevinden izinsiz ayrıldı" gerekçesiyle üniversiden uzaklaştırıldı. Doç. Dr. Çiğdem, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, oyuna kurban gittiğini söyledi.
'İddialar çok komik'
Doçentlik seviyesine gelmiş bir bilim adamının "izin almadı" suçlamasına muhatap olmasını "komik" olarak nitelendiren Çiğdem, başından geçenleri şu şekilde anlattı: "Haziran ayında kullanacağım burs için Mart ayında fakülteye müracaat ettim. Kişisel ve siyasal nedenlerle uzun bir süre müracaatıma cevap verilmedi.
Rektör Yardımcısı Ahmet Aksoy'la görüştüm ve fakülteden iznim çıktı. Ancak, 15 Haziran 2001 tarihinde Almanya'da olmam gerektiğini bildikleri için Fakülte Yönetim Kurulu bilinçli olarak toplanmadı. Bu toplantıda izin yazım çıktı. Almanya'ya gittikten yaklaşık bir ay sonra arkadaşlarım iznimin rektörlük tarafından onaylanmadığını bildirince tekrar Türkiye'ye döndüm ve bir dilekçeyle durumu bildirdim. Rektörlük, benim fakülteden 'izin almadığımı' söylüyor. Oysa TÜBA bursunu alabilmek için hem izin hem de kabul belgesi olması gerekiyor. Ben bu bursu aldım, dolayısıyla GÜ İİBF izin verdi Bielefeld Üniversitesi de beni davet etti. Hakkımda bir soruşturma açıldığı zaman suçlamanın ne olduğu, sonunda ne ceza verilmesi öngörüldüğünün bildirilip savunma istenmesi gerekirdi. Ama bunlar olmadı."
Üniversiteye yakışmıyor
Yapılan işlemleri "ayıp" olarak nitelendiren Çiğdem, bir üniversitede böyle işlemlerin yapılmasından utanç duyduğunu ifade ederek, "Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü veya Belediye Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nden bahsetmiyoruz. Burası üniversite. Herhangi bir üniversitenin doçent olmuş bir bilim adamına, 'izinsiz yurt dışına gitmesi, koğuşturma açılması' üniversite için trajik ve acı bir şeydir" dedi.
Uygulama hukuki değil iğrenç
Kamuoyunda, alanında yaptığı çalışmalarla değil de bu şekilde tanınmasının "acı" olduğunu ifade eden Çiğdem, uygulamanın hukuki değil "iğrenç" olduğunu vurguladı. "Ben beni atan adamlardan daha zeki, çalışkan olduğumu biliyorum. Ama onlar bunu bana acı çekmem, ızdırap duymam için yapıyorlar. Bundan da gurur duyuyorum. Ben de hukuki yollardan hakkımı arayacağım" diyen Ahmet Çiğdem, YÖK'ün daha demokratik, üniversitelerin özerk, bilimin ve bilim adamının daha ciddiye alınması gerektiğini dile getirdi.
Asıl neden siyasi
Üniversite'den siyasi nedenlerle uzaklaştırıldığını kaydeden Çiğdem, kendisinin uzaklaştırılmasını isteyenlerin MHP'ye yakın kişiler olduğuna dikkat çekerek, "Bu adamlar üniversiteyi kendi mülkleri gibi görüyorlar. Kendileri gibi olmayan, giyinmeyen, davranmayan insanları orada istemiyorlar. Soruşturmamın bu kadar uzamasına da bakarsak bana kibarca 'sen buradan git' dediler. Ben gitmedim, orada kaldım, bana tahammül edemedikleri için sonunda beni uzaklaştırdılar" diye konuştu.
Üniversitelerdeki sorunun sadece YÖK olmadığını vurgulayan Çiğdem, öğretim elamanlarının da kurulan düzenden yana olduklarını ifade etti. Çiğdem, üniversitelerin rant merkezleri haline geldiğini söyledi.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------