Bilimadamları fay hattında

Türk ve Almanlar'dan oluşan ekipler, 1984 yılından bu yana Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın, Mudurnu Vadisi'nden Adapazarı'na kadar olan kısmındaki deprem aktivitesini inceliyorlar.

Yeni Şafak
Arşiv

BOLU- Bolu'nun Mudurnu ilçesine bağlı Taşkesti beldesi, deprem araştırmalarının merkezi haline geldi. Türk ve Alman deprem araştırmacıları, 17 Ağustos'ta Marmara Bölgesi'ni yerle bir eden deprem sonrası, Bingöl Karlıova'dan Saroz Körfezi'ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay'ının Mudurnu kolunu gözlemlemek için, Taşkestiyi karargah haline getirdiler. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi ile Almanya'da bulunan çeşitli üniversitelerin yanı sıra GFZ-Potsdam (Geo Forschungs Zentrum) "Yer Bilimleri Araştırma Merkezi"ne bağlı ekipler, 1984 yılından bu yana Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın, Mudurnu Vadisi'nden Adapazarı'na kadar olan kısmındaki mikro deprem aktivitesini inceliyorlar. Projenin adının, " Depremi Önceden Belirleme Çalışması" olmasına rağmen, dünyada depremin önceden belirlenmesinin henüz mümkün olmadığını belirten GFZ-Potsdam Jeofizik Mühendisi Sismolog Dr. Michael Baumbach, "Depremin önceden haber verilmesi halinde ilk akla gelen sorular arasında yeri, zamanı ve büyüklüğü gelir. Bunları söyletecek yöntem de, şu ana kadar geliştirilemedi. Verilere bakılarak sadece depremlerin şu bölgede olma olasılığı azdır ya da yüksektir denilebilir" dedi. Artçı şok depremleri sismometreler yardımıyla kaydetmeye çalıştıklarını belirten Baumbach, "17 Ağustos'ta yaşanan deprem sonrası bölgeye yerleştirdiğimiz 11 deprem kayıt istasyonunda her gün 1000'e yakın mikro deprem meydana geldiği kayıt ediliyor. 0-2 magnetik depremler küçük yer sarsıntıları şeklinde algılanıyor" diye konuştu.

17 Ağustos'ta yaşanan deprem sonrası Taşkestiye gelerek 3 yer istasyonu yerleştirdik.lerini söyleyen Dr. Baumbach "21 Ağustos'tan itibaren de fay kırığının kuzey ve güneyine 19 kuvvetli yer hareketini kaydedici sismik kayıt aleti, yer hareketlerini ölçen 10 kayık istasyonu ile Sapanca-Bolu arasına da 11 telemetrik (Radyolink) istasyonu olmak üzere, toplam 40 adet istasyon kurulmuş durumda". diye konuştu.

Deprem Araştırma Dairesi'nden de 10 jeofizik mühendisinin yer aldığı çalışmalara katılan ekip, 5 grup halinde hergün 08.00-24.00 saatleri arasında günde 250-400 kilometre arasında yol katediyorlar. Deprem istasyonlarında bulunan kayıt cihazlarına saatte 10 deprem kaydı yapıldığını belirten Baumbach, "Meydana gelen artçı depremlerin nerelerden kaynaklandığını, yapılacak inceleme sonrası belirleyeceğiz. Bu inceleme sonunda da yıkıcı deprem sonrası oluşan enerjinin nasıl boşalma gösterdiğini, yer kabuğundaki kırıkların dağılımları belirleyecek" şeklinde konuştu.

Deprem Araştırma Dairesi Jeoteknik Yüksek Mühendisi Ünal Dikmen, son iki yıldır sismik kayıtlara göre, İzmit- Bolu arasında sismik kayıtlarda aktivite gözlendiğini belirterek,"17 Ağustos'ta yaşanan deprem son yüzyılın en büyük depremiydi. Son 2 yıldır bir şeyler olacağı seziliyordu. Ancak, ne zaman ve nerede olacağını kestirmek mümkün değildi" dedi.

Araştırmada, multiparametre istasyonlarıyla ilgilenen Alman Jeoteknik Yüksek Mühendisi Walfgang Welle, "1984 yılından bu yana bu projenin içerisindeyim. Deprem öncesi bakılan anomalilerde bir anormallik görülmüyordu. Belirti, deprem olduğu andan itibaren başlıyor" dedi.Dünyanın pek çok yerinde yapılan deprem araştırmalarına katıldığını belirten Welle, "Bu tür çalışmalarda, depremden önce depremin etkilediği bir anomaliye rastlamadık. O yüzden de Taşkesti'deki anomalide değişimlerin depremden mi, yoksa başka bir etkenden mi kaynaklandığını söylemek çok zor" diye konuştu.------- Geri OKU ------------------

-------------------------