Bir yanı kent delikanlısı bir yanı aşiret çocuğu

Ünlülerin fotoğrafçısı olarak tanınan Nihat Odabaşı görünen yüzü olan kent delikanlısının ardında bir de Urfalı bir aşiret çoçuğu kimliğini taşıyor. Odabaşı iki kimliğini de çok sevdiğini söylüyor.

Yeni Şafak
Arşiv

---------------------------------- manset ------------------------------------------- ---------------------- manset ---------------------

Nihat Odabaşı, ünlülerin fotoğrafçısı olarak tanınıyor. Kent sosyetesi, şarkıcılar, sinema sanatçıları ve yazarların fotoğraflarının altında Nihat Odabaşı imzası görmeniz kaçınılmaz. Odabaşı, görünen yüzü olan kent delikanlısının ardında, bir de Urfalı bir aşiret çocuğu kimliğini taşıyor. Odabaşı, hayatının iki yüzü için "Biri istanbul'da flaşlar altında yıldızlarla olan bir hayat diğeri de gerçek bir aşiret yaşantısı" tanımını yapıyor. Şu sıralar "Gece 11.45" adlı bir sinema filmi için ilk kez kameralar önüne geçen ve oyunculuk deneyimi kazanan Odabaşı, sinema ile ilgili birçok hayalinin olduğunu ve bunları gerçekleştirmek istediğini söylüyor.

Hayatımın iki yüzünü de çok seviyorum

Aralarında çok büyük farklar olan iki hayatı aynı anda yaşayan ünlü fotoğraf sanatçısı Odabaşı, "En büyük farklılığı İstanbul-Urfa arası yaptığım 1,5 saatlik uçak yolculuklarında yaşıyorum. Hayatın iki rengi arasındaki farkı kısa sürede yaşamanın şokunu her zaman hissetmişimdir" diyor. Odabaşı duygularını şu şekilde açıklıyor: "Birinde renkli bir dünya, öbüründe kurak topraklar. İkisinin de çok acıtan yanları olduğu gibi çok güzel yanları da var. İki tarafa aynı anda adapte olamıyorsunuz. Biri İstanbul'da flaşlarla, fotoğraflarla, yıldızlarla olan bir hayat, biri de hakikaten gerçek bir aşiret hayatı, kalabalık aile kültürü. İkisi arasında tabiî ki çok büyük fark var. Ben Urfa'da doğdum. Urfa kültürü aldım. Babam Urfa'da iki sene önce vefat etti. Ağabeyim, annem, ablam hâlâ orada yaşıyor."

Sinemayla ilgili hayallerim var

Şu sıralar "Gece 11.45" adlı bir sinema filmi için ilk kez kameralar önüne geçen ve oyunculuk deneyimi kazanan Odabaşı, sinema ile ilgili birçok hayalinin olduğunu ve bunları gerçekleştirmek istediğini söylüyor. Feridun Düzağaç, Yelda Reynaud, Yiğit Özşener ile birlikte kamera karşısına geçen Odabaşı, çocukluğundan beri sinemayla ilgili hayaller kurduğunu anlatıyor. Sinemanın birçok dalında uğraş vermek istediğini belirten Odabaşı, değişik karakterleri oynamak istediğini anlatıyor.