---------------------------------- manset -------------------------------------------
Aralık 1995'te failleri bulunamayan bir cinayete kurban giden DYP milletvekili adayı borsacı Yener Kaya cinayeti dosyası, uzun bir aradan sonra yeniden açılıyor. Arabasında yüksek ısıya dayalı porselen dişi haricinde tüm vücudu yanmış halde bulunan Kaya'nın öldürülmesiyle ilgili yeni soruşturmada cinayetin kişisel bir nedenden ötürü mü, yoksa parasal ilişkiler yüzünden mi işlendiği sorusunun cevabı aranacak.
Yeni Şafak, İstanbul Emniyeti'nin Kaya cinayetiyle ilgili incelemeye başladığı dönemde olay hakkında birinci derecede bilgi sahibi olan tanıklarla görüştü. Tanıklardan ikisine göre Kaya cinayeti daha çok kişisel nedenden ötürü işlenmiş gibi görünüyor, üçüncü tanığa göre olayın ardında parasal ilişkiler var.
Somut delillere ulaşılabilir
Yener Kaya cinayetini soruşturan resmi görevlilerden biri, "Olayla ilgili araştırmayı yürütürken bana daha çok kişisel nedenden ötürü işlenmiş bir cinayet gibi göründü. Araştırma çok detaylandırılamadı. Dosya yeniden açılıyor, bu yeni incelemede daha somut delillere ulaşılabilir. Olayın kilit noktası Kaya'nın havalimanından ayrıldıktan sonra ölümüne kadar geçen bir buçuk saatlik süre zarfında kiminle görüştüğüdür. Biz Kaya'yla görüştüğü belirtilen bir isme ulaşmıştık. Ancak bu kişi olay saati itibariyle evde olduğu ifadesini verdi" dedi.
Yener Kaya'nın Ankara'dan gelip Atatürk Havalimanı'na indikten sonra kiminle görüştüğü, soruşturmanın ikinci tanığı avukat Emin Canacankatan'ın da en çok üzerinde durduğu konu. Kaya'nın avukatı Canacankatan'a göre; müvekkilini havalimanından alıp arabasında ölü bulunduğu yola sokan kişi ya onu çok iyi tanıyordu, ya da silah soruyla bunu yapmıştı.
Bağcılar güzergahı değildi
Canacankatan, "Bağcılar Kaya'nın yol güzergahında değildi. Ama enteresan bir şekilde ölüsü orada bulundu. Yener Kaya gibi insanların tanımadıkları biriyle buluşmaları biraz zordur. Onu oraya götüren kişiyi ya tanıyordu, ya da başka bir yerde enterne edilip silah zoruyla oraya götürüldü. Ben soruşturmayı başından beri izledim. O savcıdan bu savcıya dolaştım. Herkes olayın çözüleceğini söyledi. Bu arada Kaya'nın iflas işlemleri başladı. Şirketini satmaya çalıştık, satamadık. Oysa tabela değeri 5 milyon dolardı. O günden bu yana soruşturmada bir sonuç elde edilemedi. Bakalım bu yenisinden ne çıkacak" dedi.
Üçüncü tanık ise Yener Kaya Menkul Değerler Şirketi'nin iflas işlemlerini yürüten görevlilerden biri. Bu tanık, "Kaya'nın ölümünden önce borsada büyük kayıpları olmuş. Bana kişisel bir borç ilişkisinden ötürü öldürülmüş gibi geliyor. Yaptığımız incelemede haciz işlemlerinin yürütülmesi için herhangi bir mala ya da gayrimenkule rastlamamıştık. Ama çok borcu vardı" diyor.
SUSURLUK DAVASI KADAR GİZEMLİ