Türkiye’de her 6 yetişkinden birinde kronik böbrek hastalığı bulgusu görülüyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tolga Karakan, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek diyabet, hipertansiyon, obezite ve sigaranın yanı sıra bilinçsiz ağrı kesici kullanımı ve aşırı çay-kahve tüketiminin de böbrek sağlığını tehdit edebildiğini söyledi.
Türk Nefroloji Derneğinin çalışmasına göre Türkiye’de erişkinlerin yüzde 15,7’sinde kronik böbrek hastalığı bulgusu saptandığını belirten Karakan, “Türkiye’de böbrek hastalığının görülme sıklığı dünya ortalamasından maalesef daha yüksek” dedi. Bu kişilerin önemli bölümünün belirti göstermeyen erken evrede olduğuna işaret eden Karakan, 2023 sonunda Türkiye’de diyaliz veya böbrek nakliyle yaşayan yaklaşık 89 bin 500 kişi bulunduğunu kaydetti.
ASIL SORUN AZ SU İÇMEK
“Bir oturuşta bir demlik çay bitiriyorum” diyenleri uyaran Karakan, “Çay ve kahve tüketimi mutlaka kararında olmalı. Bu içeceklerin direkt ve dolaylı etkileri böbreklerimizi olumsuz etkileyebilir” dedi. Bir demlik koyu çayın kısa sürede tüketilmesinin bazı kişilerde çarpıntı, tansiyon yükselmesi, mide şikâyeti, sık idrara çıkma, titreme, huzursuzluk ve uykusuzluğa neden olabileceğini belirten Karakan, asıl sorunlardan birinin de su tüketiminin azalması olduğunu vurguladı. Karakan, özellikle ağrı kesicilerin sık ve kontrolsüz kullanılmasının böbreklere zarar verebileceğini vurgulayarak, bitkisel ürünler ile içeriği bilinmeyen takviyelerin de tamamen zararsız kabul edilmemesi gerektiğini söyledi. Karakan, böbrek fonksiyonlarının ileri düzeyde bozulmasına ve hastaların diyalize ihtiyaç duymasına yol açan başlıca nedenlerin diyabet ve hipertansiyon olduğunu belirtti. Tip-2 diyabete bağlı böbrek hasarının hızla arttığını belirten Karakan, “Geçmişte böbreğin iltihabi hastalıkları daha sık görülürken bugün diyabet ve hipertansiyon kronik böbrek hastalığının başlıca nedenleri arasında yer alıyor” dedi. Karakan, Türkiye’de yüksek tuz tüketimi, obezite, sigara, diyabet ve hipertansiyonun yanı sıra hastalığın geç fark edilmesinin de böbrek sağlığını tehdit ettiğini söyledi.
AKDENİZ TİPİ BESLENİN
Karakan, “Ülkemizde yapılan bir çalışmada böbrek hastalığı Marmara ve Güneydoğu’da en yüksek iken Akdeniz ve İç Anadolu’da en düşük çıkmıştır” değerlendirmesinde bulundu. Akdeniz tipi beslenmenin doğru uygulanması halinde böbrek ve kalp sağlığı açısından koruyucu olabileceğini kaydeden Karakan, sebze, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı ve balıktan zengin; tuz ve işlenmiş etten fakir beslenmenin önem taşıdığını vurguladı.