İstanbul- Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan deprem felaketi sonrası depremden zarar gören vatandaşlara yapılacak yardımlarda yaşanan organizasyon bozuklukları büyük tepki topluyor. Başbakan ve bakanların, "organizasyonda bir aksama yok" şeklindeki açıklamalarına rağmen, deprem bölgelerine giderek felaketzedelere yardım götüren kuruluşların temsilcileri, bölgelerde hiç bir organizasyon olmadığını, hiç bir resmi makamın kendileriyle ilgilenmediğini ve yardımları kendi imkanlarıyla organize ettiklerini söylediler. Devletin sınıfta kaldığı deprem faciasında yaşanan bu aksaklıklar felaketin boyutunun giderek büyümesine neden oluyor.
Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu olan Tüpraş'ın günlerce yanmasına ve çok büyük zararın ortaya çıkmasına, enkaz altında kalan bir çok insanın can vermesine neden olan organizasyon yetersizliği deprem bölgelerine yardım götüren kuruluşları zor duruma sokuyor. Yardım organizasyonu için hiç bir yetkili muhatap bulamayan kuruluşlar, organizasyon bozukluğu nedeniyle yardımların bölgelere geç ulaşmasından şikayet ediyorlar.
Bu ne biçim vali?
Bu arada, yardım organizasyonunda yaşanan rezaletin en açık örneklerinden biri Manisa'da yaşandı. Alınan bilgiye göre, Manisa halkı aralarında topladıkları erzak, giyecek, kurtarma çalışmalarında kullanmak için işaletlerini deprem bölgelerine götürmek için Manisa Valisi Muzaffer Ecemiş'e başvurdu. Ancak Vali Ecemiş, başvurulara kayıtsız kalarak bir şey yapamayacağını söyledi. Manisa halkının büyük tepkisine neden olay sonrası, Manisalılar İzmit'in yardımcı illerinden biri olan Manisa'nın olaya duyarsız kalmasına tepki gösterdiler.
Olağanüstü hal ilan edilmeli
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün de, depremin olduğu ilk günden bugüne kadar devletin deprem bölgelerinde çok yetersiz kaldığına dikkat çekerek, "Tek tek deprem bölgelerini gezdik ve devletin olmadığını gördük. İnsanlar perişan durumda. Herkes feryat ediyor. Ama tek bir yetkili bulunamıyor" dedi. Hükümetin bir an önce olağanüstü durum ilan etmesi gerektiğini belirten Aygün, bütün devlet yetkililerinin durumun vehameti hakkında açıklamalar yaptığını ancak uygulamada sınıfta kalındığını söyledi. Aygün, şöyle devam etti:
"Deprem bölgelerine yaptığımız yardımları kendi imkanlarımızla dağıtıyoruz. Kimsenin ilgilendiği yok. İnsanlar enkaz altından çıkardıkları ölülerini alıp gidiyorlar. Kimin kim olduğu, ölü sayısının ne olduğu belli değil. Bunlar için kayıt yapılmıyor. Bana göre ölü sayısı 15 bini buldu."
Vatandaş var, devlet yok
Deprem bölgelerinde yaşanan organizasyon bozukluğunun boyutlarının oldukça yüksek olduğunu belirten Yimpaş Holdign yetkilileri de, felaket bölgelerinde yardım etmek için vatandaşların olduğunu ancak devletin olmadığını söylediler. Yetkililer, yardım götürdükleri bölgelerde sivil kuruluşların canla başla çalıştığını ancak devlet makamlarını göremediklerini belirterek, "Devlet varsa şehir merkezlerinde var. Varoşlara hiç inmiyorlar. İnsanlar şehir merkezlerinin arkasında can çekişiyor, yardım bekliyor. Ama kimse ilgilenmiyor" dediler.