Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iki günlük resmi ziyaret için, eşi Hayrünnisa Gül ve beraberinde bir heyetle KKTC'ye geldi.
KKTC'ye özel uçak "ANA" ile gelen Cumhurbaşkanı Gül ve eşini, Ercan Havaalanında, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve eşi Oya Talat ile Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçi Türkekul Kurttekin karşıladı. Karşılamada KKTC Cumhurbaşkanı'nın eşi Oya Talat, Hayrünnisa Gül'e bir demet çiçek verdi. Cumhurbaşkanı Gül için resmi karşılama töreni, KKTC Cumhurbaşkanlığında yapılacak.
Bu arada, Gül'ün ziyareti nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri alındığı gözlendi. Havaalanındaki canlı yayın araçlarında, bomba uzmanı bir köpekle arama yapıldı.Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyareti, Rum basını tarafından da yakından izleniyor.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Gül, Esenboğa Havalimanı'ndan askeri törenle uğurlanmıştı. Uğurlamada, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Ankara Valisi Kemal Önal, 4. Kolordu ve Ankara Garnizon Komutanı Korgeneral Aslan Güner, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve öteki yetkililer hazır bulundu.
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, uluslararası toplumu daha fazla gecikmeden KKTC halkının üzerindeki kısıtlamalara son verilmesi için somut adımlar atmaya çağırdı.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile baş başa, ardından da heyetler arasında gerçekleşen görüşmelerden sonra Cumhurbaşkanı Gül ve Talat Cumhurbaşkanlığı Avlusu'nda kurulan kürsülerden basına ortak açıklamada bulundu. Kıbrıs meselesinin çözülememiş olmasının sorumlusunun uzlaşmaz tutumunu her vesileyle ortaya koyan Rum Yönetimi olduğunu vurgulayan Gül, Kıbrıs Türkü'nün barış, demokrasi ve dünyayla bütünleşmek adına çözümden yana hareket ettiğini, Kıbrıs Türk halkının izolasyonlara maruz bırakılmasınınkabul edilemez olduğunu söyledi. "Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği, artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçektir" diyen Gül, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı. Bu çözümün, adada mevcut gerçeklere dayanacağını ve bu gerçeklerin de Kıbrıs'ta iki halk, iki demokrasi ve iki devletin mevcudiyeti olduğunu kaydeden Gül, Türkiye'nin garantör ülke olarak bu bağlamda üzerinedüşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye muktedir olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da Gül'ün ziyaretinin Kıbrıs Türk tarafının bütünlüklü çözüm için yaptığı çabalara açık destek olduğunu vurguladı.
Gül ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı'ndaki basın açıklamasının ardından TC Lefkoşa Büyükelçiliği'ndeki görüşme için buradan ayrıldı.
TÜRKİYE ÇÖZÜME DESTEK VERMEYE DEVAM EDECEK
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının dünyadaki algılamayı değiştirdiğini söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanlığı'nda biraraya gelen KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Cumhurbaşkanı Gül, ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İki cumhurbaşkanının açıklamaları sırasında Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile Bakanlar Kurulu üyeleri ve Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Gül'e eşlik eden heyet de hazır bulundu. İlk olarak söz alan Talat, Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından kısa süre sonra ilkziyaretini KKTC'ye yapan Gül'ün büyük bir jestte bulunduğunu ve ziyaretin Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümünün yakalanması için çabalarına Türkiye Cumhuriyeti'nin açık bir desteği olduğunu söyledi. Talat, Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretini, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin Kıbrıs'ta barışı, bir daha gerginlik yaşanmamasını arzulamasının ve buna destek vermesinin göstergesi' diye niteledi. Gül ve heyetiyle, hem Kıbrıs sorunu hem de diğer sorunlarla ilgili çok yararlı bir görüşme yaptıklarını ifade eden Talat, bugörüşmenin son olmayacağını ve derin çaplı çalışmaların süreceğini bildirdi. Talat, davetlerine kısa sürede cevap verip, ziyaret etmesinden dolayı Gül'e teşekkür ettikyten sonra, "Kendilerinin her şart altında, koşullar ne olursa olsun bizlere yönelik desteğini yanımızda bulmak, bizleri daha da cesaretlendiriyor, güçlendiriyor. Kıbrıs'ta varlığını sonsuza kadar sürdürecek, yaşanan sorunu bir an önce çözmek için elinden gelen her çabayı ortaya koyan bir halk olarak, yolumuzun doğru olduğunu veçabalarımızı bundan sonra da devam ettireceğimizi bir kez daha vurgulamamıza fırsat verdiği için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da dayanışmamızın devam edeceğinden emin olduğumuzu vurgulamak istiyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül ise, cumhurbaşkanı seçilmesinin sonrasında ilk yurtdışı ziyaretini KKTC'ye gerçekleştirmekten gurur ve memnuniyet duyduğunu belirtti. Gül, Talat'la Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı değerlendirdiklerini ve Türkiye'yle KKTC arasındaki dayanışma ile yakın işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti. "Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği, artık uluslararasıtoplumda da kabul gören bir gerçektir" diyen Gül, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı. Gül, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının, dünyada var olan 'Kıbrıs Türkleri'nin daima çözümsüzlükten yana olduğu' algılamasını değiştirdiğini söyledi. KKTC'deki ekonomik ve demokratik gelişmelerden mutluluk duyduklarını belirten Gül, bu gelişmelerin adadaki iki ayrı gerçek, iki ayrı demokrasi, devlet, dil, din bulunduğunu da gösterdiğine işaret etti. BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye'nin destek vermeye devam edeceğini vurgulayan Gül, "KKTC'de son yıllarda gördüğümüz ekonomik gelişme, milli gelirin iki misli artması oldukça gurur vericidir. Bu yönde Türkiye üstüne düşen her türlü görevi yerine getirecektir ve Kıbrıs'taki Türk kardeşlerinin gerek güvenlik, gerek haklı davalarının savunulması, gerek ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi açısından daima yanında olacaktır. Bugün yaptığımızgörüşmeler bu anlamda çok faydalı olmuştur. İnanıyorum ki; bir gün adada barış hakim olacaktır. Türkiye'nin vizyonu şudur; eğer kapsamlı bir çözüm bulunursa Kıbrıs'ın tamamı, Türkiye, Yunanistan, Doğu Akdeniz'le büyük bir işbirliği merkezi oluşturabilir. Doğu Akdeniz'i çok cazip bir alan haline getirir. Bu anlamda her türlü olumlu desteğimizi vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Gül, ilk ziyaretini KKTC'ye yapmaktan duyduğu gurur ve mutluluğu ifade ederek, Kıbrıs Türk halkına Türk halkının sevgi ve selamlarını iletti.
İŞTE GÜL'ÜN KIBRIS GEZİSİNİN PLANI
Cumhurbaşkanı Gül ilk olarak saat 15.45'te Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük'ün Anıttepe'deki kabrine çelenk koyma törenine katılarak Şeref Defteri'ni imzalayacak. Ardından saat 16.10'da Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda karşılandıktan sonra KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüşecek olan Gül, saat 17.00'de ise heyetler arası görüşmeye geçecek.
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, saat 17.30'da Başbakan Ferdi Sabit Soyer ve Bakanlar Kurulu üyelerini Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e takdim etmesinden sonra Talat ile Gül saat 18.00'de ortak basın toplantısı düzenleyecek. Cumhurbaşkanı Gül, saat 18.25'te ise Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'ni ziyaret edecek.
Gül daha sonra Mehmet Ali Talat'ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda onuruna vereceği akşam yemeğine ve resepsiyona katılacak.
İKİNCİ GÜNDE ŞEHİTLİK ZİYARETİ VAR
Cumhurbaşkanı Gül, ziyaretinin ikinci gününde de ilk olarak saat 09.00'da Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı'nı ardından da Boğaz Şehitliği'ni ziyaret edecek. Cumhurbaşkanı Gül, saat 10.20'de eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la ofisinde bir araya gelecek.
MECLİS BAŞKANIYLA GÖRÜŞECEK
Gül, daha sonra Cumhuriyet Meclisi'ne geçecek. Gül, Cumhurbaşkanı Talat'ın da katılımıyla saat 10.55'te Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu ile bir görüşme yapacak.
Fatma Ekenoğlu, daha sonra Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi parti başkanlarını Gül'e takdim edecek.
Gül, saat 12.00'de, Cumhuriyet Meclisi'ne hitaben bir konuşma yapacak. Konuşmayı Cumhurbaşkanı Talat da Meclis'teki yerinden dinleyecek.
RESMİ TÖRENLE UĞURLANACAK
Gül ve eşi Hayrünisa Gül, saat 12.35'te Cumhurbaşkanlığı'nda resmi törenle uğurlandıktan sonra saat 13.15'te Ankara'ya dönmek üzere KKTC'den ayrılacak.
Cumhurbaşkanı Gül'e eşi Hayrünnisa hanım da eşlik edecek, Gül'ün, Dışişleri Bakanlığı döneminde de yurt dışı seyahatlerinin büyük bölümüne eşi Hayrünnisa Gül'ü de beraberinde götürüyordu.
MECLİS'İ BOYKOT EDEN ANA MUHALEFET, GÜL İÇİN GENEL KURUL'A KATILACAK
Bir süredir KKTC Meclisi'ni protesto eden ana muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile Demokrat Parti (DP), Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yarın burada milletvekillerine yapacağı konuşma için Genel Kurul'a katılma kararı aldı.
İki partinin Merkez Yürütme Komiteleri, dün yaptıkları toplantılar sonrasında, normal genel kurullar ile Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşma yapacağı genel kurulun aynı kefeye konulamayacağını altını çizerek, Gül'ün yarı genel kurulda yapacağı konuşmaya katılacaklarını belirttiler. UBP ile DP yetkilileri, normal genel kurulları bundan sonra da boykot etmeye devam edeceklerini kaydettiler.
UBP, GÜL'ÜN TÜM PROGRAMINA KATILACAK
Ulusal Birlik Partisi, Cumhurbaşkanı Gül'ün bugün ilk yurtdışı ziyareti olarak geleceği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki tüm programına havalimanından başlayarak katılacağını, bu bağlamda Gül Cumhuriyet Meclis Genel Kurulu'na hitap ederken UBP milletvekillerinin Genel Kurul Salonu'nda olacağını açıkladı.
UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısında üyelere hitaben yaptığı konuşmada, devlet bilincine sahip, Türkiye'yi anavatan olarak gören partisinin, "ucube" diye tanımladığı Özgürlük ve Reform Partisi'nin (ÖRP) kuruluş süreci ve hükümette yer alışı nedeniyle yaklaşık bir yıldır sürdürdükleri meclis boykotu ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Meclis'te konuşmasını aynı kefeye koymadığını belirtti. Ertuğruloğlu, UBP milletvekillerinin, Gül'ün yapacağı konuşma sırasında Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nda bulunmasına yönelik kararın oylamaya bile gerek duyulmadan onaylanan bir karar olduğunun altını çizdi.
DP: GENEL KURULA KATILACAĞIZ
Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş başkanlığında dün toplanan DP Merkez Yönetim Kurulu da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yarın milletvekillerine hitap edeceği Meclis Genel Kurulu'na katılma kararı aldı.
Öte yandan DP Merkez Yönetim Kurulu, Cumhurbaşkanı Gül ile mecliste temsil edilen siyasi partilerin liderleri arasında Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu'nun makam odasında yapılacak görüşmeye ise, Özgürlük ve Reform Partisi'nin hazır bulunacağı nedeniyle katılmama kararı aldığını açıkladı.
RUM YÖNETİMİ ZİYARETE TEPKİLİ
Kıbrıs Rum yönetimi, ilk resmi ziyaretini bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyaretine tepki göstererek, ziyareti “yasadışı” ve “tahrik” olarak niteledi.
Rum basın haberlerine göre, Rum Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “(Kıbrıs Cumhuriyeti) aleyhine faaliyetlerini sürdürmesi halinde Türkiye'nin, Avrupa Birliğine (AB) katılım müzakereleri sahasında, Rum tarafını karşısında bulacağı” kaydedildi.
“BM'nin çabalarının desteklenmesi ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti' ile ilişkilerin normalleştirilmesiyle ilgili Türkiye'nin müzakere çerçevesiyle üstlendiği taahhütlerin açık ihlalinin tahammül edilebilir olmadığı” ifade edilen açıklamada, “bunun kaçınılmaz olarak AB müzakere sürecinde engellere neden olacağı” savunuldu. Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretini “yasadışı” olarak nitelendiren Rum Dışişleri Bakanlığı, ziyaretin, AB üyesi bir ülkenin, AB'nin ve uluslararası toplumun aleyhine dönen “ciddi bir tahrik” olduğunu ileri sürdü.
Rum Dışişleri Bakanlığı, “uluslararası toplumun çabalarına yardımcı olmayan, bunun aksine çabaların tahrip olmasına yol açan bu tür davranışlar” konusunda uyarıda bulunmaları için BM ve BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerine de çağrıda bulundu. Bu arada Fileleftheros gazetesi, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC Cumhuriyet Meclisinde yapacağı konuşmada, “Çekoslovakya modeli siyasetini” anlatacağını öne sürdü.