Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, cezaların ertelenmesine ilişkin yasal düzenlemeler ve yüksek yargı organlarının kararlarının doğurduğu hukuksal güvenliğin ışığında AK Parti'nin kurucusu olduğunu ve genel başkanı seçildiğini söyledi. Birilerinin siyasi hareketlerine vize verme hakkını kendilerinde görmek istediklerini belirten Erdoğan, "Bize değişip değişmediğimiz soruyorlar. Ak Parti mensupları olarak Anayasamız ve seçmenlerin teveccühü dışında hiçbir makamdan vize alınması gerektiğine inanmıyoruz" diye konuştu.
AKP Genel Başkanı Erdoğan, Kalyon Oteli'nde toplantı düzenledi. AK Parti'nin, başta yoksulluğa, işsizliğe ve yolsuzluğa son vermek üzere, bütün sorunları çözmek kararlılığıyla kurulduğunu belirten Erdoğan, partinin, bu sorunların çözümünde uzlaşma, hoşgörü ve diyaloğu esas alarak toplumsal barışı her alanda gerçekleştirmek azminde ve kararlılığında olduğunu söyledi.
14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan AK Parti'nin ilkesinin, insan onuruna saygıyı esas alan hukuk devleti ilkesi olduğunun altını çizen Erdoğan, "AK Parti, milletimizin tarihi yürüyüşünün en önemli kazanımlarından birinin cumhuriyetimiz olduğuna inananların kurduğu bir partidir. Bu kadro, egemenliğin kayıtsız, şartsız milletimize ait olduğunu, insan haklarını, laikliği ve hukukun üstünlüğünü, devletin ve toplumun temel dayanakları olarak görüyor" dedi.
Erken taciz ateşi
Erdoğan, AK Parti'nin daha kurulmadan başlayan büyüme süreci karşısında bu tip taciz atışlarını beklediklerini ifade ederek "Fakat bu kadar aceleci davranılması bizim için de sürpriz oldu doğrusu. Daha yeni kurulmuş bir partiye henüz hiçbir davranışını gözlemlemeden, böylesi bir kampanya eşliğinde medya tacizine başlayan odakların ne yapmaya çalıştığını milletimiz çok iyi bilmektedir" dedi.
"Değiştiniz mi" ya da "Ne kadar değiştiniz" şeklinde sorular sorulduğunu ifade eden Erdoğan, değişmenin bir erdem olduğunu söyledi. Erdoğan, hayatın öğrettiklerinin gerektirdiği bir gelişimin neticesi olarak, kendisinin de herkes gibi değişime açık olduğunu belirterek, "Fakat herkes bilmelidir ki değişimle kastedilen, birtakım güç odaklarının taleplerine uygun hale gelmekse, böyle bir değişim bizim yanımıza kesinlikle uğrayamayacaktır. AKP mensupları olarak, Anayasamız ve seçmenlerin teveccühü dışında hiçbir makamdan vize alınması gerektiğine inanmıyoruz" şeklinde konuştu.
AKP'ye göre laiklik
Geçmişte yapılan konuşmaların dünyada uzun yıllar hüküm sürmüş soğuk savaş şartlarına bağlı olarak şekillenmiş bir siyaset anlayışının etkisi altında olduğu vurgulayan Erdoğan, "Soğuk savaş şartlarından etkilenmiş olan kutuplaşmacı siyaset anlayışı ulusal ve yerel siyaseti de etkilemişti. Bizim siyasi üslubumuz da, bu kutuplaşmanın etkisi altında biçimlenmişti. Bizim o dönemde yaptığımız konuşmalardan bugün hangisini savunduğumuz, hangisini reddettiğimiz zaten parti programında açıkça görülmektedir" dedi.
Erdoğan, kendilerine sık sık "laiklik meselesiyle polemik konusu olacak tarzda" sorular sorulduğunu kaydederek, şöyle devam etti:
"Laikliği demokrasinin teminatı olarak görüyoruz. Din ve vicdan hürriyetini en iyi şekilde koruması gereken ilke de laiklik ilkesidir. Bu bakımdan din istismarına karşı olduğumuzu söylediğimiz gibi laikliğin din düşmanlığı şeklinde yanlış yorumlanarak örselenmesine de karşı olduğumuzu programımızda belirtiyoruz. AK Partiye göre laiklik nedir? Her türlü din ve inanç mensuplarının ibadetlerini rahatça icra etmelerini, dînî kanaatlerini açıklayıp bu doğrultuda yaşamalarını ancak inançsız insanların da hayatlarını bu doğrultuda tanzim etmelerini sağlayan bir ilke. Bu bakımdan laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir."
SON KARAR HUKUKUN
AK Parti ve genel başkanı olarak bir süredir kendisine yönelik olarak ortaya atılan iddialara değinen Erdoğan, "AKP'nin kuruluşundan önceki dönemde de siyasi haklarımı kullanmam konusunda bazı tartışmalar vardı. Biz bu konuda öncelikle konunun uzmanı hukukçularla tartıştık. Hukukçular; Yüksek Seçim Kurulu, Yargıtay ve Danıştay'ın kararlarıyla 'Cezaların Ertelenmesine İlişkin Kanunlar'daki düzenlemelerin, şahsımla ilgili herhangi bir hak kısıtlamasının bulunmadığını ortaya koyduğunu ifade ettiler. Bu sorun, benimle aynı durumda olan Sayın Hasan Celal Güzel ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin gündemindeydi" dedi.
Kendisine gelen destekler sayesinde AK Parti'nin kurucusu ve genel başkanı seçildiğini, bu hukuksal duruma rağmen Yargıtay Başsavcısı'nın başvuruda bulunduğunu belirten Erdoğan, "Bu konuda nihai kararı Anayasa Mahkemesi verecek. Sayın Başsavcı yasal yetkisini kullanmıştır. Yargılama sürecine girmiş olan bu konuda yorumda bulunmak hukuken de doğru değildir" şeklinde konuştu.
'Kıyafet zorunluluğu olamaz'
Erdoğan, siyasi parti kurmanın, Anayasa'da güvence altına alınmış temel siyasi haklardan biri olduğunu kaydederek, "Bir partinin kuruluşunda kimlerin kurucu olamayacağı Siyasi Partiler Kanunu'nda açıkça sayılmış olup, bu sayılanlar arasında belirli bir kıyafet zorunluluğu da öngörülmemiştir. Biz de, bu kararların ışığında mümkün olabildiğince çok sayıda kadın kurucuya partimizde yer vererek, bir ilki gerçekleştirdik. Kadınlarımızın siyasete daha aktif katılımının, ülkemizdeki siyaset yapma tarzının yenilenmesine ciddi bir katkı sağlayacağına ve kalite getireceğine inanıyoruz" dedi.
Hizmete devam edeceğiz
Soruları da yanıtlayan Erdoğan, "Anayasa Mahkemesi kararını beklemeden görevi bırakmayı düşünüyor musunuz?" şeklindeki bir soru üzerine, "Biz milletimize hizmet yolunda herhangi bir yasal engel olmadıktan sonra bu uzun soluklu yolcuğu sonuna kadar devam ettireceğiz" dedi.
Toplantıya Genel Başkan yardımcıları Abdullah Gül, Abdulkadir Aksu, Abdüllatif Şener, Sadık Yakut, Vecdi Gönül ve Akif Gülle ile Grup Başkanvekilleri Salih Kapusuz, Mehmet Ali Şahin ve Genel Sekreter Ertuğrul Yalçınbayır ile milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer katıldı.
NOTLAR