"Terörsüz Türkiye" çerçeve yasası olarak bilinen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilip geçtiğimiz hafta Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
TBMM'de yapılan oylamada siyasi partilerin 467 rekor 'evet' oyuyla kabul edilen çerçeve yasa halk nezdinde de büyük destek gördü.
"Muhalefetin yasayı desteklemesi önemli bir zemin"
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, siyasi partilerin Terörsüz Türkiye yasasına yönelik tutumunu değerlendirdi.
Rudaw'a konuşan Bakırhan, muhalefetin büyük bir kısmının süreci ve yasayı desteklediğini ve bu durumun yasal düzenlemelerin geniş konsensüsle gerçekleştirilmesi, barışın toplumsallaşması gibi gereklilikler için önemli zemin sunduğunu söyledi.
CHP’nin yasa teklifine imza vermesi ve genel kurulda büyük oranda evet oyu vererek desteklemesinin kıymetli olduğuna vurgu yapan Bakırhan, "Yeni Parti’nin genel başkan düzeyinde yasa teklifine destek vermesi önemli ve altı çizilmesi gereken bir destektir. Fakat Yeni Parti milletvekillerinin hem hayır oyu sayısı hem de hayır demeyi meşrulaştırma biçimi bir siyasetsizliğe işaret etti." dedi.
"Türkiye'de 'insanlar ölmesin' sözüne karşı çıkan tek bir kent bulamazlar"
"Vekili olduğu kenti gerekçe göstererek hayır oyuna gitmek hem kente hem ülkeye haksızlık etmektir." ifadelerini kullanan Bakırhan açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
"Türkiye’de barışı istemeyen, “insanlar ölmesin” sözüne karşı çıkan tek bir kent, tek bir sokak bile bulamazlar. Bu olumsuz tabloya rağmen yine de Yeni Parti’nin merkezi düzeydeki tutumu ve yasaya evet oyuna katkı sunması gelecek adına umut vericidir."
"Yeni Parti'nin ülkeyi yönetme süreci zarar gördü"
Sözlerinin devamında Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in tutumuna değinen Tuncer Bakırhan, "Fakat Özgür Özel’in savunduğu çizgi kurumsal ve siyasal bir akla kavuşmadığı müddetçe savrulmalar olur." değerlendirmesinde bulundu.
Bakırhan, Terörsüz Türkiye süreci ve yasasının 'Türkiye'nin temel meselesi' olarak nitelendirerek, Yeni Parti'nin bu meselede ikiye ayrıldığını ve 'hedefi' olduğunu belirttiği ülkeyi yönetme sürecinin zarar gördüğünü söyledi.