Denizolgun öldürüldü iddiası

Doğduğundan beri Süleymancılar içerisinde olduğunu anlatan Rüstem Şahin, polise verdiği ifadede Kemal Kaçar’ın vefatından sonra başa geçen Ahmet Arif Denizolgun’un öldürüldüğünü iddia etti. Şahin, “Denizolgun, 2016’da Beykoz’da at çiftliğinde öldürüldü. Dayısının öldürüleceğinden Alihan Kuriş’in haberi vardı” dedi.

Burak Doğan
Ahmet Arif Denizolgun

Önceki gün eski AK Parti Milletvekili ve Ahmet Arif Denizolgun’un yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun’un, amcasının ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na başvurduğunu açıklamasının ardından, dosyaya ilişkin çarpıcı bir ifade ortaya çıktı. Doğduğundan beri tüm akrabalarıyla birlikte cemaat içinde bulunduğunu belirten Rüstem Şahin, Alihan Kuriş dosyası kapsamında ifade verdi. Şahin, Kemal Kaçar’ın vefatından sonra başa geçen Ahmet Arif Denizolgun’un öldürüldüğünü iddia etti. 8 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftlikte rahatsızlanan Denizolgun’dan 36 saat haber alınamadığı, sonrasında hastaneye kaldırıldığı ve burada beyin kanaması sonucu vefat ettiği belirtiliyor. Olayla ilgili verdiği ifadede Şahin, şunları kaydetti: “Denizolgun 2016 yılında Beykoz'da at çiftliğinde öldürüldü. Öldürüldü diyorum çünkü bu olay yaşanmadan önce cemaat mensubu Doktor Hakan Rauf Tüfekçi’nin arkadaşı İsmail Ünal bana, Kuriş'in Tüfekçi’ye ‘Beni cemaatin başına getirecekler, benim altyapım yok’ diye dert yandığını söyledi. Bir süre geçtikten sonra cemaat mensubu Yunus Koz bana telefonda Kuriş’le birlikte olduğunu, o esnada Kuriş’e telefon geldiğini, akabinde kendisine dönerek ‘dayısını öldürdüklerini’ söylediğini anlattı. Sonrasında kendisini Beykoz'a cenazenin olduğu yere gönderdiğini, Kuriş’in ise başka yabancı şahısların yanına gittiğini belirtti. Koz cenazenin başında beklerken Alihan Kuriş’in cemaatten olmayan bir grupla eve geldiğini, kendisiyle muhatap olmadan dışarı çıkardıklarını anlattı. Benim şüphem, dayısının öldürüleceğinden Alihan Kuriş’in haberi vardı.”

KARAKUTU MUSTAFA UYSAL

Denizolgun’un ölümünden sonra Alihan Kuriş’in başa geçtiğini belirten Şahin, cemaatin kurucularından olan Hasan Arıkan’ın Ümraniye’deki büyük kursa gelerek tüm teşkilatlardan Kuriş’e biat etmelerini istediğini söyledi. Şu an hayatta olmayan Arıkan’a “Alihan Kuriş’in yanlış yaptığını” söylediğini belirten Şahin, onun da “Bizi de dinlemiyorlar evladım” diyerek kendisini gönderdiğini ifade etti: “Alihan Kuriş başa geçtikten sonra tüm ticari kurum ve yurtların yöneticileri başta olmak üzere tüm cemaate mutlak itaat konusunda baskı yaptı. Yakın adamları Metin Güder, Fahri Can Demir, Süleyman Kahraman, Şerif Toprak, Mehmet Hilmi Molla, Nezih Murat Büyükgöze, Hilmi Şenol, Süleyman Hilmi Dinç, Yunus Aslan, Yusuf Büyükgöze, Ahmet Gökçen, Muharrem Hilmi Akbulut, Recep Okumuşlar, özellikle Mustafa Uysal aracılığıyla cemaati yönetmeye başladı. Uysal başroldedir ve Alihan’ın karakutusudur.”

İMAMOĞLU’NDAN YÜKLÜ PARA ALDI

Alihan Kuriş’in Türkiye’de siyaseti dizayn etmek adına cemaatin gücünü sopa olarak kullandığını, oy karşılığında siyasi partilerden para ve bina istediğini iddia eden Şahin, Kuriş’in aldığı paraları uhdesine geçirdiğini söyledi: “Ekrem İmamoğlu’ndan CHP'yi desteklemek üzere kayıt dışı yüklü miktarda para aldı. Bunun karşılığında seçimlerde Antalya başta olmak üzere tüm Türkiye'deki cemaat mensuplarının olduğu yerlerde herkesten CHP'yi desteklemelerini istedi. İmamoğlu’ndan oy vaadiyle almış oldukları parayı kayıt dışı olarak yurt dışına çıkardılar. Medyada belirtilen 100 milyar TL, devletin tespit edebildiği miktar ve çok az. Kayıt dışı olarak yıllarca toplanan para yurt dışına çıkarılmıştır.”