Başbakan Tayyip Erdoğan'nın önceki gün AK Parti'nin grup toplantısında açıkladığı Milli Güvenlik dersinin kaldırılması, büyük yankı uyandırdı. Demokratikleşme süreci açısından son derece önemli bir adım olduğu belirtilen bu kararla, okullarda Milli Güvenlik derslerine gelen subayların, öğretmen, öğrenci ve ailelerle ilgili fişleme yapmasının da önüne geçilmiş oldu. Dünyada bu dersin 'savunma' adıyla sadece Polonya'da olduğunu ifade eden Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “Bu yönleriyle de AB de bizi çok eleştiriyordu. Doğrusu biz de değişen dünyaya bu vesileyle ayak uydurmuş oluyoruz' diye konuştu. Dinçer, bir gazetecinin “Milli Güvenlik dersinin kaldırılmasıyla birlikte 28 Şubat'ın eğitim alanındaki izleri tamamen kaldırılmış diyebilir miyiz?” şeklindeki sorusuna, “Diyebiliriz. Çocuklarımız gelişmeleri için gerekli tüm konuları öğrenecekler. Gereksiz konuları da artık çocuklarımıza öğretmeyeceğiz” diye cevap verdi.
TSK İLE GÖRÜŞÜLDÜ
Eğitim muhabirleriyle kahvaltılı toplantıda bir araya gelen Bakan Dinçer, Milli Güvenlik dersiyle ilgili 3 aydır bir çalışma içinde olduklarını söyledi. “Milli Güvenlik içerisindeki konuları Sosyal Bilgiler, Tarih, Vatandaşlık, Atatürk İlke ve İnkılâpları gibi derslere konunun uygunluğuna göre aktaracağız ve işleyeceğiz” diyen Dinçer, “Milli tarih, milli şuur, milli kimlik ve vatan sevgisi gibi konular ilgili derslerde işlenmeye devam edecek. Ders saatleri artırılmayacak ve bu bize ek yük de getirmeyecek” diye konuştu. Milli Güvenlik dersinin kaldırılmasıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığıyla görüşülüp görüşülmediği sorusu üzerine de konunun bütün ilgilileriyle görüşmelerin yapıldığını, istişarelerin ardından bu kararı verdiklerini belirtti. Dinçer, “Zaman içinde değişen şartlarda farklı yargılar, farklı uygulamalar oldu. Bir takım eleştiriler oldu. Hatta zaman içinde bu derslere giren subaylarımızın haklı veya haksız eleştirilere muhatap olmaları söz konusuydu. Biz bütün bunlara bu vesile ile son vermiş olduk.”
İNTERNET FATURASI DEVLETTEN
Bakan Dinçer, okullarda tablet bilgisayar uygulamasıyla ilgili olarak da, “Önümüzdeki 1 yıllık süre içinde en az 250 bin öğrenciye de tablet bilgisayar dağıtacağız” dedi. Dinçer, tabletlerin internete açık olacağını ve çocuklara yönelik bir kısıtlama uygulanacağını belirterek, “Öğrencilerin evlerinde kullandıkları internet de yine bizim ödemelerimiz içinde olacak, çocuklar onun için ücret ödemeyecekler. Yalnız onu öyle tasarlayacağız, 3 G olmadığı için belki, okulda kullanabilecek, evde kullanabilecek fakat üçüncü bir alanda internet açık olmayacak' yanıtını verdi. Dinçer, 12 yıllık zorunlu eğitime geçilmesi uygulamasının ise yeterli derslik açılmasıyla 4-5 yıl içinde başlatılabileceğini kaydetti.
Asıl atamalar Ağustos'ta
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 2012 yılındaki esas öğretmen alımını Ağustos ayında yapacaklarını açıkladı. Şubat ayında yapılacak 17 bin öğretmen atamasına ilişkin atama kılavuzunun çok kısa zamanda yayımlanacağını belirten Dinçer, “Çok büyük ihtimalle yeni bir kadro kanunu çıkacak. Ama bir 2012 yılındaki esas öğretmen alımımızı Ağustos ayında yapacağız” diye konuştu. Dinçer, yeni öğretmenlerin atandıkları yerlerde 4 yıl görev yapmaları gerekeceğini ifade etti.
Emir titizlikle yerine getirilecek
Balyoz Darbe Planı soruşturması kapsamında, Milli Güvenlik dersine giren subayların bulundukları okullarda fişleme yapmakla görevlendirildikleri belgelenmişti. Kurmay Albay Turgay Erkman imzalı bir belgede, “Milli Güvenlik Bilgisi dersi öğretmeni olarak görevlendirilen subaylar, şimdiye kadar verilmiş emirler doğrultusundaki uygulamayı titizlikle devam ettireceklerdir” ifadeleri yer almıştı. Bir fişleme olayı da Van Erciş İmam Hatip Lisesi'nde yaşanmıştı. Okulda Milli Güvenlik dersine giren İstihbarat Binbaşı Murat Ayvaz'ın kız öğrencilerin okula türbanla geldiği ve derslerde türbanlarını çıkarmadıklarını rapor halinde hazırladığı ortaya çıkmıştı.
'AK PARTİ'YE YAKIN' DİYE FİŞLENDİ
Bir başka fişleme raporu da Albay Zeki Gülgün'e ait. İzmir'deki çeşitli okullarda Milli Güvenlik derslerine giren Gülgün'ün, Kasım 2006'da hazırladığı raporda dönemin Ege Ordu Komutanı Orgeneral Şükrü Sarışık'a okullarla ilgili sık sık bilgi verdiği belirtilmişti. Gülgün'ün raporunda İzmir Gaziemir'de Endüstri Meslek Lisesi'ni ziyaret eden yabancı konukların olduğu, bazı öğrencilere ABD'den zarflar geldiği, çevresindeki bazı okulların ise AK Parti'ye yakın olduğu şeklinde fişleme yaptığı ileri sürülmüştü. Eylül 2000 tarihli Hava Korgeneral Halil İbrahim Fırtına imzalı bir belgede ise, Eskişehir Kılıçoğlu Anadolu Lisesi'nde tarih dersleri veren Cengiz Büyüközdemir adlı öğretmene ilişkin fişlemede şu ifadeler yer almıştı: “Kullandığı dil Türkçe'den daha çok Osmanlıca ve Arapça.”