Devlet aklına güven tescillendi: Terörsüz Türkiye ve Mekke Anlaşması'na toplumdan güçlü onay

GENAR’ın Ağustos 2026 tarihli araştırması, Türkiye’nin iç ve dış politikada attığı kritik adımların toplumsal tabandaki güçlü karşılığını gözler önüne serdi. "Terörsüz Türkiye" sürecinden "Mekke Anlaşması"na kadar birçok hayati başlığı mercek altına alan rapora göre; halk, Türkiye’yi küresel siyasette bağımsız bir güç merkezi olarak görmek istiyor ve terörün sonlandırılması yönündeki iradeye güven duyuyor.

Lokman Özdemir
Ankara'nın küresel hamlelerine vatandaştan tam not

Türkiye siyasetinin en önemli başlıklarından biri olan "Terörsüz Türkiye" süreci, toplum nezdinde geniş bir meşruiyet kazanmış durumda. GENAR’ın verilerine göre kamuoyunun %61,6’sı yürütülen bu süreci desteklerken, sürece destek vermeyenlerin oranı %38,4 seviyesinde kaldı.

Devlet aklına güven öne çıkıyor

Sürecin getireceği sonuçlara ilişkin soruda "Önemli bir değişiklik oluşturmaz diyenlerin oranı %28,7 iken, "Terör sorununu kalıcı olarak çözer" diyenler %6,5 seviyesinde yer aldı. Rapor bu tabloyu, toplumsal desteğin somut bir kazanım beklentisinden ziyade, devlet aklına ve siyasi iradeye duyulan güvenin bir yansıması olarak yorumluyor.

Siyasi parti tabanlarında farklılaşma

Sürece en yüksek destek %90,5 ile DEM Parti, %86,5 ile AK Parti ve %80,7 ile MHP seçmeninden geliyor. Buna karşın Yeni Parti seçmeninde destek %40,9, İYİ Parti’de ise %15 seviyesinde seyrediyor.

Dış politikada ‘bağımsız merkezi güç’ vurgusu

Dış politikada ise Türkiye kamuoyunun ana eksen tercihi değişmedi. Katılımcıların %49’u, Türkiye’nin herhangi bir kutba bağımlı olmadan "kendi bölgesinde bağımsız bir merkezi güç" olması gerektiği görüşünü savundu.

Mekke anlaşması imzalandı

Mekke Anlaşması güç katıyor

7 Ağustos 2026’da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan , kamuoyunda büyük ölçüde olumlu bir adımla karşılandı.

Anlaşmadan haberdar olanların %26,6’sı bu adımı olarak değerlendirirken; güvenlik ve istikrara katkı sunacağını belirtenlerle birlikte olumlu algı baskın grup haline geldi.

Anlaşmanın Batı (ABD ve Avrupa) ile ilişkilere etkisine yönelik sorulara verilen yanıtlarda, katılımcıların %32,7’si "önemli bir etkisi olmaz" cevabını verdi. Bu adımı pazarlık gücünü artıran ve bağımsız hareket imkanı sağlayan bir denge unsuru olarak görenlerin oranı, Batı ile ilişkileri zayıflatacağını düşünenlerin açıkça önünde yer aldı. Kamuoyu bu hamleyi bir blok değişimi değil, Türkiye’nin manevra alanını genişleten stratejik bir hamle olarak okuyor.

AK Parti’nin 25 yıllık karnesinde zirve: Savunma sanayii

AK Parti’nin çeyrek asırlık iktidar dönemi dış politika ve stratejik adımlar açısından değerlendirildiğinde, Savunma Sanayii ve Askeri Kapasite (%31,9) açık farkla en başarılı olunan alan olarak öne çıktı.

Kamuoyunun stratejik özerklik arayışının, yerli ve milli savunma sanayiindeki somut başarılarla doğrudan örtüştüğü gözlemlendi.