S P O T
Uyuşturucu ve silah kaçakçısı. Saat şirketi, deniz taşımacılığı gibi alanlarda iş yaparken, adı pek çok silah ve uyuşturucu işine karıştı. Ancak Türkiyeíde aranırken İngiltereíde oturma izni almayı başardı. Sanatçı Hülya Koçyiğit'in kardeşi Nilüfer Koçyiğitíle evlendi. İstanbul'da bir otel satın alan Çelenk, uluslararası ticarete devam etti. Çelenkíin ve Abuzer Uğurluínun işlerini takip eden Ömer Mersan, 10 Temmuz 1980íde Bulgaristanída Mehmet Ali Ağcaíya sahte pasaport verdi. 12 Eylülíden sonra Türkiyeíye dönmeyen çelenk, İnterpol tarafından aranmaya başlanınca Bulgaristan'a kaçtı. 6 temmuz 1985íte İstanbul'a gelip teslim oldu. Uyuşturucu ve silah kaçakçılığından yargılanıken, Mamak Askeri Cezaeviínde geçirdiği kalp kiriz sonrasında hastaneye kaldırılırken öldü. Ağcaínın sırların anahtarı ilan ettiği Çelenkíin de MİT tarafından kullanıldığı iddia edildi. Papa suikastını soruşturan İtalyan savcılar, Bekir Çelenkíin not defterinde İstanbulída MİTíe ait telefon numaraları bulmuşlardı.
Mehmet Şener
İpekçi olayında Ağcaíyı yönlendirdiği iddia edilen isim. Adı Papa suikastına da karıştı.1982íde İsviçreíde Abdullah Çatlı ile birlikte tutuklandı. Ancak Çatlı serbest kaldı ve kendisi tutuklandı. Üzerinde Durmuş Unutmaz adına Nevşehiríden verilmiş bir pasaport bulunuyordu. Daha sonra İtalyaída yargılandı, delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Alaaddin Çakıcı, İsa Armağan ve Sarı Avni ile birlikte Çiller-Ağar ikilisine yakın olduğu ve bu dönemde Mehmet Basri Açin kimliğini kullandığı iddia edildi. Bu pasaport ise kendisine 1985 yılında İsviçreídeki Türk makamlarınca verilmişti.
Metin Günyol
Mehmet Eymür'e göre Avrupaída ülkücüleri kullanan ve "Mete" olarak bilinen isim. 30 yaşında 1965 yılında MİTíe girdi. 1974-78 arasında görevli olarak Almanyaída bulundu. Burada MHP teşkilatları ile yakından ilgilendi. Daha da ilginç olanı Türkiyeíye döndüğü zaman İpekçi cinayetini MİT adına soruşturdu ve Ağcaíyı sorgulayan ilk ekipte yeraldı. 1981íde teşkilattan ayrıldı. Ancak ayrıldıktan sonra bir turizm firması adına gittiği İspanya Mayorka adasının ilginç bir konuğu vardı: Mehmet Ali Ağca. Günyol, Papa suikastından önceki bu ziyareti "tesadüf" olarak açıkladı. Bu arada 1982 yılında Günyol, ayrıldıktan sadece 7 ay sonra MİTíe "geri döndü". Bu dönüşün ardından Avrupaída Asalaíya karşı eylemler başladı. Meclis Susurluk Komisyonuína verdiği ifadede ise "Ben Mete bey olarak karşınıza getirildim. Ama Mete bey, Metin Günyol mudur, işte onu bilmiyorum" dedi.
Abuzer Uğurlu
Dönemin gerçekten kilit ismi. 12 Eylül'den önce pek çok kaçakçılık işinde önemli rol oynadı ve yargılandı. Daha sonra Bulgaristan'a kaçtı. 1974-79 arasında MİT tarafından "Yıldırım" kod adıyla kullanıldı. Bu dönemde uyuşturucu kaçakçılığından aranıyordu. Uğurluínun ticari işlerinde ilginç bir irtibatı vardı, Bulgaristanídaki Kintex firması. Defalarca tukuklandı, serbest kaldı. 1984 Babalar Operasyonuínda tutuklandı. Serbest kaldı, ancak kaçtı. 87íde yeniden tutuklandı, bir yıl sonra bırakıldı. İpekçi suikastına karışmaktan ve Ağcaíyı kaçırmaktan idamı istenen Uğurluíyu Ağcaíyı sorgulayan savcılar da gelip sorguladı. En son 95íte uyuşturucu ile yakalandı, yine serbest kaldı. Nihayet 20 Ekim 1999ída İstanbulída yakalandı. Halen tutuklu.
İpekçiíyi vurma talimatını Ağcaíya veren isim olarak hep Uğurluíya dikkat çekildi. Bu iddiayı İtalyan savcılar da gündeme getirdiler. Ağcaíya İpekçi suikastı karşılığında vaadedilen ise paranın dışında Aksaray ve Beyazıtíın kaçak sigara işiydi.
Timur Hanoğlu
55. hükümetin, cep telefonlarına yönelik talebi kırmak için araç telefonlarını kullanmak isteyen Telekom'u engellediği ortaya çıktı. Lisans sözleşmelerinin imzalandığı dönemde Türk Telekom'un Genel Müdürü olan Atilla Sezgin, "Telekom'a trilyonlarca liralık borcu bulunan TRT bile, araç telefonlarının reklamını yayınlamadı" dedi.
Turkcell ve Telsim'in işlettiği GSM lisanslarıyla ilgili usulsüzlük iddialarının arkası kesilmiyor. Lisans sözleşmelerinde altı usulsüzlük olduğunu tespit eden TBMM GSM Soruşturma Komisyonu, Turkcell ve Telsim'e abonelerini arttırmaları için dönemin hükümeti tarafından örtülü destek verildiğini de belirledi.
Başbakanlık izin vermedi
Lisans sözleşmelerinin imzalandığı dönemde Türk Telekom'un Genel Müdürü olan Atilla Sezgin'in, GSM Komisyonu'na verdiği bilgiye göre, Telekom lisans sözleşmeleri imzalandıktan sonra, cep telefonlarına yönelik talebi kırmak için, o dönemde büyük ilgi gören araç telefonlarını (NMT) yaygınlaştırmayı planladı. Ve bu kapsamda, cep telefonlarının araçların fren sistemini kilitlemesi gibi dezavantajları kullanılarak, araç telefonları için büyük bir reklam kampanyası başlatmaya hazırlandı. Ancak Sezgin, komisyona verdiği ifadede, gelişmeleri şöyle anlattı:
"Cep telefonlarına rakip olması için araç telefonlarının yaygınlaştırılmasını kararlaştırdık. Bunun için de geniş kapsamlı bir reklam kampanyası düzenledik. Reklam kampanyası için Başbakanlık'tan izin istedik ama reklam harcaması için izin alamadık. Hatta Telekom'a trilyonlarca liralık borcu bulunan TRT'ye bile yalvardık. Ama araç telefonu reklamlarını yayınlatamadık."
NMT'ler bitirildi...
Bu arada, 1986 yılında hizmet vermeye başlayan ve Türkiye genelinde 606 adet baz istasyonu blunan NMT (araç telefonu) sisteminin, hızla kan kayettiği bildirildi. GSM'lerin kullanılmaya başlandığı 1994 yılında toplam 84 bin 187 aboneye sahip olan NMT sisteminin, abone sayısını 1997 yılında ancak 126 bin 659'a çıkarabildiği kaydedildi. Araç telefonu abone sayısının 1998 yılında ise 124 bine düştüğü, NMT kullanıcılarının aboneliklerini hızla iptal ettirdiği vurgulandı. --------------- imza ve tarih ----------------
--------------- imza ve tarih ---------------- Geri OKU