Ankara- PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sonra hükümetin Doğu ve Güneydoğu için ortaya koyduğu acil önlemler paketi Mazlum-Der tarafından yeterli bulunmadı. Dernek bölgenin sorunun çözümü için hükümete ve siyasi partilere öneriler içeren bir paket açıkladı. Mazlum-Der Genel Başkan Yılmaz Ensaroğlu, dün dernek genel merkezinde açıkladığı pakette bölge için kısa ve uzun vadede yapılması gerekenleri sıraladı. Ensaroğlu, 15 yıldır meydana gelen gelişmelerin etkisi ile ortaya çıkan Doğu ve Güneydoğu sorunu için öncelikle bu sorunu ortaya çıkaran nedenlerin tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Cumhuriyet ile birlikte farklı etnik grupların varlığının inkarı ile homojen bir toplum oluşturma çabaları sonucu bölgede Kürt sorununun ortaya çıktığını anlatan Ensaroğlu, "Her şeyden önce kabul etmek gerekir ki, Kürt sorunu PKK ile başlamamıştır. Dolayısıyla, PKK'nın yok edilmesi Kürt sorununun köklü çözümü anlamına gelmemektedir. Çünkü PKK, terör, göç, bu bölgemizde yaşadığımız sorunların nedenleri değil sonuçlarıdır" dedi.
Bölgedeki Kürt sorununun çözümü için kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki aşamalı bir program uygulanması gerektiğini belirten Ensaroğlu, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
KISA VADELİ
Bölgeye yönelik sosyal, kültürel ve ekonomik bir master planı hazırlanmalı. Farklı kimlikler önündeki anayasal engeller kaldırılmalıdır.
Uzun vadeli barış programının sağlanması için güven artırıcı bazı önlemler alınmalı. Bu çerçevede yasaklanan Kürtçe yöre isimlerinin iade edilmesi, kısmı veya genel af gibi bazı adımlar siyasi atmosferi yumuşatacaktır.
Dağlardaki PKK militanlarına çağrıda bulunulan bu günlerde özellikle bölgedeki cezaevlerini dolduran 'terör örgütüne yardım ve yataklık etmek' suçlamasıyla yargılanan onbinlerce kişinin kazanılması gözardı edilmemelidir.
Olağanüstü Hal ve koruculuk kaldırılmalı; köy yakma ve göç ettirme uygulamalarına son verilmelidir.
Bölgede güvenlik görevlileri birtakım yetkilerle donatılırken, bu yetkilerin hukuk dışı kullanmaması da sağlanmalıdır.
UZUN VADELİ
Ulus-devleti mercek altına alınmalı ve anayasal vatandaşlıktan ulus-devletin yeniden yapılanmasına kadar her tür görüş tartışılmalıdır.
Türkler'i ve Kürtler'i bugüne kadar barış içinde yaşatan pozitif unsurlar yeniden keşfedilmeli, ayrım ve önyargıyı besleyen unsurlardan kaçınılmalıdır.
Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan insanların sorunları ana sorundan ayrı ele alarak çözülemez. Dolayısıyla bu insanların mağduriyet ve mazlumiyetlerinin giderilmesine yönelik alınacak önlemler, ana sorunun çözümüne katkı sağlayacak doğrultuda olmak durumundadır. Bunun için sorunların çözümü için ilgili bir müsteşarlık veya İzleme ve Değerlendirme Merkezi oluşturulmalıdır. Ayrıca göç sorunu bilimsel tablosuna kavuşturularak gerçekçi önlemler alınmalıdır.