Ankara - Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Fethullah Gülen hakkındaki kasetlerin, kamuoyuna belirli bir zamanlama ile sunulmasını eleştirerek, "Bunu yapan kurum, devlete gölge düşürmüştür" dedi.
Fethullah Gülen hakkında başlatılan yargısız infaz ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ı da isyan ettirdi. Gülen'e örtülü destek veren Yılmaz, partisinin grubunda yaptığı konuşmada kasetlerin uzun süre elde bekletildikten sonra ortaya çıkarılmasına dikkat çekerek, olayın devletin devlet gibi çalışıp çalışmadığını ortaya çıkardığını söyledi. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Devlet gibi, devlet olmanın gereği, suçun tespit edildiği andan itibaren gerekli işlemleri yapmaktır. Eğer bu kasetleri devletin bir kurumu zamanlamayla sırdırıyorsa, bu kurum devlete gölge düşürmüştür. Bu kasetler, Emniyet'ten, MİT'ten ya da şuradan buradan tayin edilen zamanda sızdırılıyorsa ve bu kurum devletten para alıyorsa yaşanan olay çok vahimdir. Çünkü, devlet vatandaşa tuzak kuramaz. Böyle tuzaklarla da devlet yönetmek olmaz."
Yılmaz, cumhuriyeti korumak için insan haklarının ihlal edilemeyeceğini belirterek, "Cumhuriyeti koruyacağız derken, insan haklarını, demokrasiyi bir kenara itemezsiniz. İterseniz, vatandaşın haklarını koruyamazsınız ve cumhuriyetin temellerini yıkarsınız" diye konuştu.
Gülen'in siyasetçisinden, üniversite hocalarına kadar birçok kişi tarafından sevildiğine dikkat çeken Yılmaz, bu seviginin altında yatan gerçeğin, Fethullah Gülen'in topluma verdiği uzlaşmacı mesajlar olduğunu söyledi. Yılmaz, "Eğer bu kişi, toplumun ilgi odağı haline gelmişse, Türk toplumunda bu konuda bir boşluk var demektir. Vatandaşların, kendilerini cennet ve cehennem ile korkutan bir din adamı istemediğinin işaretidir. Bu olaydan da en büyük dersi çıkarması gereken Diyanet'tir" dedi.
İrtica ile mücadelenin, İslamiyet ile samimi dindarlarla mücadeleye dönüşmemesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, irtica ile mücadelenin mutlaka hukuk kuralları içinde yapılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında, 28 Şubat sürecini de değerlendiren Yılmaz, Türkiye'nin 28 Şubat sürecinde Richter ölçeği ile 8 şiddetinde bir deprem ile karşı karşıya olduğunu öne sürerek, kendilerinin iktidara gelmesiyle bu şiddetin 5'e indiğini söyledi. Yılmaz, depremin hâlâ devam ettiğini de vurguladı. 28 Şubat sürecinin bedelini ANAP olarak 18 Nisan seçimlerinde ödediklerini belirten Yılmaz, dini grupların hiçbiri ile milletvekili pazarlığına oturmadıklarını da söyledi. Yılmaz, bunu Meclis'te kendisinden başka kimsenin de söyleyemeyeceğini iddia etti.
Devletin tüm kurumlarının tepeden tırnağa yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, "Susurluk, telekulak ve son kaset olayında ortaya çıkan gerçek, aydınlatılması gereken karanlık olayların devlete de sirayet etmiş olmasıdır. Devlet karanlığın, karanlık da devletin içindedir" diye konuştu.
------- ARA BASLIK ------------------
------- Geri OKU ------------------