---------------------------------- manset ------------------------------------------- Devletin başından devletin okuluna itham ---------------------- manset ---------------------
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, YÖK Yasası'nı veto ederken yaptığı imam hatip liseleriyle ilgili değerlendirmesi halkı üzdü. Sezer, bu okulları "Atatürk devrimleri açısından da bir tehlike unsuru" sayan ilk Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti.
Sezer'in, YÖK Yasası'yla imam hatiplerin özendirildiği, bunun da "laik rejim açısından tehdit oluşturduğu" iddiaları ise laik Türkiye Cumhuriyeti'nde 55 yıldır varlığını sürdüren ve şimdiye kadar 555 bin mezun veren bu okullara, "iftira" olarak nitelendirildi.
'Tehdit' nitelemesi ayrımcılık
Sezer'in veto gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, cumhuriyet kanunları ve öğretmenleri tarafından yönetilen, denetimi ise yine bakanlık müfettişleri tarafından gerçekleştirilen imam hatip liselerini, "demokratik ve laik sisteme karşı öğrenci yetiştiren kurumlar" ve "tehdit unsuru" olarak göstermesi tepkiye neden oldu.
Sezer, "Atatürk devrimlerinin hareket noktasında laiklik ilkesi yatmakta ve devrimlerin temel taşını bu ilke oluşturmaktadır. Laiklikten verilecek en küçük ödün, Atatürk devrimlerini yörüngesinden saptırarak, yok olması sonucunu doğurabilecektir" sözleriyle, müfredatını devletin belirlediği, öğretmenlerini devletin atadığı imam hatip liselerini "Atatürk düşmanlığı" ithamı altında bıraktı.
Gençler töhmet altında kaldı
Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin simgesi olan Cumhurbaşkanlığı makamında oturan Sezer'in bu tavrı vatandaşlar arasında, "ayrımcılık" olarak değerlendirildi.
Sezer'in, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre eğitim veren imam hatip liseleriyle ilgili değerlendirmelerinin, eleştiri boyutunu aşıp, suçlamaya dönüştüğünü kaydeden uzmanlar, "Bir hukukçu olan Cumhurbaşkanı, veto gerekçesinde imam hatip liseleriyle ilgili olarak dile getirdiği kuşkuları, devletin başı olarak kamuoyuna açıklamak durumundadır. Yoksa Cumhurbaşkanı, imam hatip liselerinin varlığını rejim için tehdit unsuru olarak gören yaklaşımıyla, bu okullarda okuyan gençlerimizin geleceğini töhmet altında bırakmıştır" dediler.
Erdem: Laikliğe aykırı değil
Adalet Partisi iktidarları döneminde 233 imam hatip lisesi açan Milli Eğitim eski Bakanı Ali Naili Erdem, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto gerekçeleri karşısında, "Ben, imam hatip liselerinin varlığını laikliğe aykırı bulmuyorum. Laiklik anlayışının bertaraf edildiği ve teokratik yapıda bir devlet oluşturulmaya çalışıldığı gerekçesiyle 27 Mayıs ihtilali yapıldı. Eğer bu okullar laikliğe aykırı olsaydı, 27 Mayıs müdahelesini yapanlar kapatırlardı" dedi.
Milli Eğitim Bakanlarından Nahit Menteşe de, imam hatip liselerinin 1946'da iyi din adamı yetiştirmek amacıyla açıldığını, ancak bazı bu okulların bazı siyasilerce kullanıldığına dikkat çekti.
TBMM'ye de haksızlık etti
Sezer, veto gerekçesinde, milli iradenin temsilcisi olan milletvekillerinin kararlarını da "kişisel ve keyfi" olarak nitelendirdi. Sezer, AK Parti iktidarını eleştirirken, halkın oylarıyla seçilen sivil iktidarlara karşı ara rejim dönemlerinde getirilen eleştirileri tekrarladı. Sezer'in, "Hukukun ana ilkelerine dayanmayan, devletin amacı ve varlık nedeniyle bağdaşmayan ve yalnızca parlamentodaki çoğunluğun sağladığı oy gücüyle çıkarılan yasalar, toplum vicdanında olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu tür yasalar hukukun üstünlüğünü temsil etmemekte ve hukuk devleti işlemi niteliğinde kabul edilmemektedir" sözleriyle millet adına egemenlik hakkını kullanan parlamentoyu da hiçe saydı.
Bir tek CHP'liler sevindi
Sezer'in veto gerekçesinde imam hatip liselerini laik rejime karşı tehdit unsuru olarak gösteren yaklaşımı, sadece CHP'yi sevindirdi. CHP lideri Deniz Baykal, Sezer'in veto gerekçesiyle CHP'nin itirazlarının örtüştüğünü belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın YÖK ile ilgili yasayı TBMM'ye geri göndermesi şaşırtıcı bir durum ortaya koymuyor" diye karşılamıştı.
Zor: Son güne kadar beklemesi 'siyasi'
Meslek Liseliler Birliği Başkanı Oğuzhan Zor, Sezer'in YÖK Yasa Tasarası'nı veto etmek için son güne kadar beklemesini, "siyasi bir manevra" olarak değerlendirdi.
Binlerce öğrenciyi ilgilendiren eğitim üzerinden siyaset yapılmasını doğru bulmadıklarını kaydeden Zor, pazartesi günü Ankara'ya giderek, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile görüşeceğini ve değişikliğin bu döneme yetiştirilmesini talep edeceğini kaydetti.
Topladıkları imzaları da Cumhurbaşkanı'na ulaştırmaya çalışacaklarını belirten Zor, vetonun, bu yıl ÖSS'ye girecek 700 bin meslek lisesi öğrencisinin hayatını kararttığını belirtti.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------