Sudan, Türkiye ile Sevakin Adası anlaşmasından rahatsız olan Suudi Arabistan, Mısır ve BAE’ye egemenlik ve ahde vefa dersi verdi. Sudan Enformasyon Bakanı Ahmed Bilal Osman, bakanlıkta düzenlediği haftalık basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi ziyaretiyle gelişen Türkiye-Sudan yakınlaşmasının Suud, Mısır ve BAE basınında eleştirilmesine tepki göstererek söz konusu eleştirileri, ‘Devlet Başkanı Ömer el Beşir’e, halka ve Sudan’a saldırmak için fırsat kollama’ olarak nitelendirdi.
ATEŞLE OYNUYORLAR
Osman, “Bazıları ateşle oynamak istiyor. Biz, ekonomik ve siyasi olarak bağımsız bir devletiz. Her ne şartlarda olursa olsun Türkiye ile yakınlaşmanın faturasını ödemeye hazırız. Sudan halkının aşağılanmasını kabul etmeyeceğiz” dedi. Erdoğan’ın ülkesine yaptığı ziyareti ‘tarihi’ olarak nitelendiren Osman, Sudan’ın Türkiye ile yaptığı anlaşmaların komşu ülkelere yönelik hiçbir tehdit oluşturmadığını dile getirdi.
SUDAN’A SALDIRI FIRSATI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sudan ziyaretini çarpıtmanın ve bu ziyaretin Türkiye-Katar-Sudan ekseni oluşturma çerçevesinde gerçekleştiğini söylemenin yanlış olduğunu ve böyle bir planlamanın bulunmadığını vurgulayan Osman, “Sudan’a, halkına ve Devlet Başkanı Beşir’e saldırmak için fırsat arayanların durması gerekir” diye konuştu.
Kısa akıllılar
Mısır basınında ülkesine yönelik ahlak dışı yayınların yapıldığına şahit olduklarını kaydeden Sudan Enformasyon Bakanı Ahmed Bilal Osman, “Gerginliğin halk seviyesine taşınması çok tehlikelidir. Özellikle Kahire ile Hartum arasındaki anlaşmazlıklar doğaldır ancak halklar ile ilişkilerimiz saygı üzerine kuruludur” değerlendirmesinde bulundu. Mısır’ın uydu kanallarında bazı ‘kısa görüş sahipleri’ diye nitelendirdiği kişilerin Sudan hükümeti ve halkı ile alay ettiğini ve suçlamalarda bulunduğunu aktaran Osman, uygun olmayan bu tür girişimlerin durması gerektiğine işaret etti. Osman, bu iftiraların hiçbir şekilde kapanmayacak yaralar açacağını sözlerine ekledi.
Tehdit yaygaracılığı
Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’nin Türkiye ile Sevakin Adası anlaşmasına karşı düşmanca tutumuna Sudan yönetimi cevap verdi. Sudan’ın Riyad Büyükelçiliği Basın Bölümü Sorumlusu El-Mutez Ahmed İbrahim, yazılı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında Türkiye ile yapılan Sevakin Adası’ndaki limanın yeniden inşası anlaşmasının Arap ülkelerinin güvenliğini tehdit etmediğini ve bunun Mısır-Sudan arasındaki Halayib ve Şelatin konusundaki anlaşmazlıkla ilgisinin bulunmadığını belirtti. İbrahim, Suudi Arabistan’ın Ukkaz gazetesinde yayımlanan “Hartum, Sevakin’i Ankara’ya veriyor. Sudan, Türkiye’ye sarılıyor” başlıklı haberde yer alan ifadelerin Sudan’a, ülke otoritesine ve bazı ülkelerle ilişki kurma hakkına hakaret olduğunu kaydetti.
Generaller buluşması
Türkiye, Sudan ve Katar Genelkurmay Başkanlarının gerçekleştirdiği görüşme Hartum’daki önemli temaslar arasında yer alıyor. Sudan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Imad Aldien Mustafa Adawi ile, o sırada Sudan’da bulunan Katar Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ghanim Bin Shaheen Al-Ghanim, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı kaldığı otelde ziyaret etti. Genelkurmay Başkanlarının görüşmesinde, Katar’daki askeri işbirliği ve üssün büyütülmesine yönelik gelişmelerle birlikte Sudan ile eğitim ve askeri işbirliği konuları ayrıntılı olarak değerlendirildi. Sudan ile savunma sanayii alanında da ihracat potansiyelleri değerlendiriliyor. Ziyaret kapsamında Org. Akar, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, Saffat Aviation Complex savunma sanayii tesislerinde incelemelerde bulundular.
SUDAN’DAN NİJERYA’YA
Türkiye’nin işbirliği hamlelerinin önümüzdeki günlerde Nijerya’ya ulaşması bekleniyor. Son dönemde ikili işbirliğinin geliştirildiği Irak üzerinden Katar’a, Akdeniz üzerinden Cebelitarık Boğazı'na, Kızıldeniz üzerinden Sudan’a ve oradan Somali’ye ve Hint Okyanusu’na açılan yolda Türkiye, tarihinden gelen kardeşlik hukukuna sahip olduğu bu coğrafyada yaşayan halkların özgürce yaşaması, bütünleşmesi, güvenliği ve refahı için başlattığı diplomatik hamleyi sürdürmekte kararlı. Atılacak adımların, uzun yıllardır sömürülen diğer Afrika ülkeleri için de örnek olması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye’nin bu bölgeyi teröre kurban vermek istemediğini belirtirken, “Bizim Afrika’ya bakışımız bu topraklara gelen sömürgeciler gibi olmadı ve olmayacak” dedi.
Körfez’e borcunu canıyla ödüyor
Sudan, 20 yıllık ABD ambargosu sırasında Körfez ülkelerinden aldığı mali yardımın bedelini askerlerinin canıyla ödüyor. Körfez ülkeleri Yemen’de yürüttükleri imha savaşında Sudan askerlerini kara gücü olarak kullanıyor. ABD’nin Sudan’a yönelik 1997’de başlattığı 20 yıllık ekonomik ambargo, ülkeye 45 milyar dolar kaybettirdi. Topyekün ekonomik yıkımın eşiğindeki Hartum yönetimi, Körfez başkentlerinde çare arayışına yöneldi. 2011 yılında ülkenin güney bölgesinin ayrılmasıyla Sudan, kaynaklarının ve topraklarının üçte birini kaybetti. Düşen petrol fiyatları da gelirleri azaltan ilave faktör oldu. Bir çıkış arayan Hartum bu nedenle Körfez ülkelerinden mali yardım talep etti. Ambargo altındaki Sudan’da finans sistemini ele geçiren Körfez ülkeleri, 2015’te Yemen’e başlattıkları savaşa Hartum yönetiminden asker talep etti. Sudan’ın Körfez'den mali nefes borusuna erişiminin bedeli Yemen’de savaşa katılması oldu.
Kızıldeniz’de bir Türk adası
Sevâkin’le ilgili ilk kayıtlar M.Ö. 3000’lere kadar uzanıyor. Zira Eski Mısır’ın Firavunlar döneminde, uzun müddet Sevâkin bu bölgenin tek limanı oldu. Müslümanlar Medine’den önce ilk hicretlerini Habeşistan’a yapmışlardı. İslam’ın ilk döneminde Sevâkin’e yerleşen Müslümanlar bölge halkı ile evlenerek zaman içinde adada mukim kabilelerin Müslüman olmasını sağladılar. Ancak adanın tamamıyla Müslümanlaşması ise Osmanlılardan evvel Ortadoğu’nun en büyük devleti olan Türk Memlûkler eliyle oldu. Dolayısıyla Sevâkin’deki Türk hâkimiyeti Osmanlılar’dan önce 1264 yılından itibaren Memlûklerle başladı.