Enerji-İş'ten Soma açıklaması

Enerji-İş Sendikası Basın Sözcülüğü'nden Manisa Soma'da yaşanan maden faciasıyla ilgili bir açıklama geldi. Sendika, "Konunun emekçi olarak doğrudan muhataplarıyız" dedi.

.
Enerji-İş'ten Soma açıklaması

Enerji-İş Sendikası Basın Sözcülüğü'nün açıklaması:

13 Mayıs 2014 tarihinde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş'ye bağlı Eynez Maden Ocağı'nda meydana gelen elim olayın Enerji İşçileri Sendikası olarak bir tarafı aynı zamanda emekçi olarak doğrudan muhataplarıyız.

Hiçbir söz, hiçbir yardım, hiçbir açıklama toprağın karanlık kalbine yakınları gömen kardeşlerimizin acısını hafifletmeye yetmeyecektir. Ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından sonra ilk defa Türkiye Cumhuriyeti'ni 3 gün milli yasa boğan bu katliam, bize ülkemizde var olan kukla sendikacılık gerçeğini de beyan etmektedir.

Sendikalar varoluşları gereği, işçinin omuzlarına binen yük değil, işçinin omuzlarındaki yükü hafifleten kuruluşlar olmalıdır. Varlığını işçinin varlığına borçlu olan sendikalar, işçi ekonomik, sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmekle mükelleftir.

Soma Kömür İşletmeleri'nde örgütlü bulunan Maden-İş Sendikası'nın, 302 işçimizin can verdiği ocak ile ilgili hiçbir çalışmada bulunmamış olması, çalışmada bulunmuş olsa bile herhangi bir sonuç alamamış olması, Maden-İş'in kukla sendikacılığına bir örnek teşkil etmiştir.

İş yeri güvenliği ve işçi hakları, işçi kardeşlerimizin çalışma ortamlarının iyileştirilmesi, gerekli tedbirlerin alınması için işveren ve bakanlık yetkililerine yardımcı bilgilerin verilmesi ve bu doğrultuda gerekli takibin yapılması sendikaların yapması gereken faaliyetlerdir. İşçi için hayati tehlikenin olduğu işletmelerde gerekirse sendika grev yapma, işi bırakma hakkına da sahiptir.

Dünya ve üzerindeki bütün madenler bir tek işçinin alnından düşen ter kadar kıymetli değildir. Bu sebeple yetkili sendika işçi kardeşlerimizin can güvenliğini sağlayana kadar her türlü mücadeleyi kamuoyu önünde vermiş olmalıdır.

Soma'da açıkça bir sendikal zaaf, işçiyi sadece para olarak algılayan bir zihniyet buram buram ortaya çıkmıştır.

İşçilerin çalışma usulleri de sendikal denetimden geçmediği Soma faciası sonrası ortaya çıkmıştır.

Özellikle vardiya değişimi esnasında bu değişimin yerin yüzlerce metre altında olması zorunluluğu, 35 dakika daha çok kazanmak isteyen patronun ekmeğine yağ sürerken, 302 işçinin de hayatına mal olmuştur. Devletin alması gereken tedbirlerin haricinde, bakanlıkça yapılması gereken denetimlerin haricinde, işçinin alın terinden her ay kesinti alan Maden İş sendikasının bu faciada hiç mi sorumluluğu yoktur?

Maden-İş sendikası temsilcileri, Soma Holding'in Eynez Maden Ocağı'nda Yaşam Kaçış Odası kurmamış olduğunun, herhangi bir kaza ve göçük halinde işçilerin sığınabileceği bir kaçış odasının bulunmadığının farkında değil miydi?

Maden İş sendikası temsilcileri, bölgede basın açıklaması yapacağı sırada Somalılardan gerekli tepkiyi görmüş; patron uşağı denilerek, halkın tepkisine maruz kalmıştır.

Enerji İş sendikası olarak kurulduğumuz günden bugüne, ilkeli, kaliteli, dürüst ve şeffaf sendikacılık anlayışıyla yolumuza devam ederken bir gerçeğin altını daha çizmek istiyoruz.

Türkiye'de artık kukla sendikacılık anlayışı bitmiştir ve yok olmaya mahkumdur.

Bu sebeple Soma Faciasında kanunen olmasa da kamu vicdanında birinci dereceden sorumlular arasında Maden İş sendikası yetkilileri de vardır.

Kamu vicdanı ve şehit işçi kardeşlerimizin aziz hatıraları adına, Maden-iş sendikasını genel başkanından şube temsilcisine kadar hakkını veremedikleri bu kutsal görevi bir an evvel bırakmaya davet ediyor, şehitlerimize Allah'tan rahmet yakınlarını kaybetmiş işçi kardeşlerimize caneb-ı haktan sabırlar niyaz ediyoruz.