Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM'nin Mavi Marmara raporuyla ilgili olarak, "Bizim açımızdan bir kıymeti, harbiyesi yok" dedi.
Başbakan Erdoğan, 2011-2012 Adil Yıl Açılış Töreni'nin ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Birleşmiş Milletler'in Mavi Marmara raporunun ardından Türkiye'nin İsrail'e yönelik yaptırım kararları ve ardından yaşananlarla ilgili bir soru üzerine Erdoğan, 5 başlık altında toplanan bu yaptırımların aynı kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. "Bunun devamı olacaktır" diyen Erdoğan, bu adımın bir B planı olduğunu, bir C planının da olacağını kaydetti. Gelişmelere göre daha değişik adımların atılmasının da söz konusu olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Çünkü İsrail bugüne kadar Türkiye'nin özellikle bölgede kendi siyasi amaçları için ortaklığını kaybetmiştir. Dolayısıyla bugüne kadar dünyada BM'nin İsrail ile ilgili almış olduğu kararlar karşısında İsrail her zaman şımarık oğlan rolünü oynamıştır. Ve bu şımarık oğlanlığının devamlı süregideceğini zannetmiştir" dedi.
Türkiye olarak uluslararası sularda meydana gelen Mavi Marmara olayının gayri insani, vahşet ve bir devlet terörü olduğunu daha önce ifade ettiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Böyle bir devlet terörüyle terör estirmeye gayret eden bu ülkeye karşı biz biliyorsunuz, 9 vatandaşımızı hakları noktasında bir kararlılık ortaya koyduk. Bunların bir tanesi bir özür beyanıydı. Bir diğeri tazminat konusuydu. Bir diğeri de kesinlikle Gazze'ye olan ambargonun kaldırılmasıydı. Bu adımlar noktasında kendileri de bazı girişimlerde aslında bulundular. Bunu çözelim vesaire gibi... Özür olayına gelince, zaman geldi 'özür dileriz'... Bazen bunu farklı şekilde ifade etme yollarına gittiler. Artık son kertede 6 ay gibi bir süreden bahsettiler. Ve bu panelde zaten yanlış oyunlar içerisine girdiler."
"RAPORUN BİZİM İÇİN KIYMET-İ HARBİYESİ YOK"
BM'nin raporunun aslında İsrail'in beklentilerine de cevap veren bir rapor olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, "Cenevre kararı çok net açık ortada. BM Güvenlik Konseyi'nden çıkan çok açık net ortada. Zaten şu anda açıklananın da bizim açımızdan bir kıymeti, harbiyesi yok. Şu anda Türkiye olarak biz bu adımı attık. Ve bu adım kararlı bir şekilde sürecektir. Bildiğiniz gibi yarın itibariyle de biz ikinci katip seviyesine zaten diplomatik ilişkilerimizi düşürüyoruz. Aynı şekilde Türkiye'deki onların diplomatlarının da aynı seviyeye düşürülmesi, ticari ilişkilerimiz, askeri ilişkilerimiz, savunma sanayine yönelik; bunları yine tamamen askıya alıyoruz. Ve bu süreci çok daha farklı yaptırımlarla takip edeceğiz" dedi.
GAZZE ZİYARETİ NET DEĞİL
Gazze'ye ziyaretinin netleşip netleşmediğinin sorulması üzerine de Erdoğan, "Bu son ana kadar deva edecek bir süreçtir. Şu anda Mısır'lı dostlarımızla, kardeşlerimizle görüşerek orada nihai kararı vereceğiz. Ona göre Gazze'ye ziyaret olabilir veya olmaz; yani kesin değil" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz'de seyrüsefer serbestisi için her türlü önlemin alındığını belirterek, "Doğu Akdeniz bize yabancı bir yer değil. Aksaz, İskenderun, buralar oraya sürekli nezaret edebilme gücüne, imkanına, hakkına sahip olan yerlerimizdir. Tabii ki gemilerimiz o sularda kendilerini bundan sonra çok sık göstereceklerdir, çok sık göreceğiz" dedi.
Başbakan Erdoğan, 2011-2012 Adil Yıl Açılış Töreni'nin ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin, 'İsrail'e yönelik yaptırımlar arasındaki Doğu Akdeniz'de seyrüsefer serbestisi için her türlü önlemin alınacağı' sözleri üzerine Başbakan Erdoğan, "Alındı" karşılığını verdi. Aynı gazetecinin 'Buna ilişkin çeşitli yorumlar yapıldı, bunun çatışma ortamına yol açabileceği ile ilgili. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusu üzerine de Erdoğan, "Doğu Akdeniz bize yabancı bir yer değil.
Aksaz, İskenderun, buralar oraya sürekli nezaret edebilme gücüne, imkanına, hakkına sahip olan yerlerimizdir. Tabii ki gemilerimiz o sularda kendilerini bundan sonra çok sık göstereceklerdir, çok sık göreceğiz" diye konuştu.
"DEMOKRASİ DEĞİL, BDP KAYBEDER"
BDP'nin hafta sonu yapılan kongresinde, demokratik ortamın oluşmadığı gerekçesiyle, meclise gelmeme sinyali verildiğinin belirtilmesi üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
"BDP'nin parlamentoya gelmesini biz demokrasi açısından isabetli buluruz. Ama gelmemesi Türkiye'de demokrasi için bir eksiklik değildir. Bunu da çok açık net söyleyeyim. Bu onların eksikliğidir, çünkü demokrasiyi bunlar kavrayamamışlar. Bunlar kendilerine göre bir meclis oluşturuyorlar ve bu mecliste kendilerine göre bazı kararlar alıyorlar ve Türkiye'nin demokratik olgunluğuna bu bir gölge düşürmez. Türkiye'nin gelişen demokrasisine herhangi bir gölge düşürmez, o onların eksikliğidir. Kaybeden onlardır.
Ama ben açık söylüyorum; er veya geç onlar da bu parlamentoya geleceklerdir, olay budur" dedi.