Ergenekon için TSK'yı kullandı

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ hakkında tutuklama isteyen savcı ön mütalaasında Ergenekon'un amaçları için TSK'yı kullandığını iddia ettiği şüpheliyi 'terör örgütü yöneticisi olmakla' suçladı.

Haber Merkezi
Ergenekon için TSK'yı kullandı

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanmayla sonuçlanan yargı sürecinin perde arkasında önemli hukuki adımların atıldığı ortaya çıktı. İrticayla Mücadele Eylem Planı davasıyla birleştirilen İnternet Andıcı davasında sanıkların gerek savcılık gerek mahkemede verdiği ifadelerin soruşturmanın Başbuğ'a uzanmasına yol açtığı belirlendi. Mütalaada Başbuğ'a Ergenekon soruşturmasını engelleyecek, zaafa uğratacak, delillerin yok edilmesine neden olacak faaliyetlerde bulunduğu suçlaması yöneltildi. Başbuğ'un Darbe andıcı için 'kağıt parçası', Poyrazköy'de ele geçirilen LAW silahları için de 'boru' nitelemesi yapması bu kapsamda değerlendirildi. Ayrıca Başbuğ'un sık sık kamuoyu önüne çıkarak tehdit dolu mesajlar vermesinin ve İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın ifşa olmasının ardından Genelkurmay Karargâhı'nda delillerin yok edilmesine zemin hazırlamasının örgütsel faaliyet olduğu vurgulandı.

ETÖ'NÜN AMAÇLARI İÇİN...

Başbuğ'un hukuki durumunun terör örgütü tutuklanan kişilerle aynı durumda olduğu kaydedildi. Başbuğ'a neden terör örgütü suçlamasının yöneltildiği sorusunun cevabı olarak da Andıç iddianamesinde detaylıca anlatılan değerlendirmeler gösterildi. Başta Lobi belgesi olmak üzere Ergenekon soruşturmasında ele geçirilen belgelerden hareketle, Ergenekon terör örgütünün amaçlarından en önemlisinin askeri darbeye zemin hazırlamak üzere ülkede kaos ortamı oluşturmak olduğu vurgulandı.

Yüce Divan da olsa fark etmez

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği görüşüne karşı çıktı. 'Niye Anayasa Mahkemesi'ne gitme arzusundalar, anlamıyorum' diyen Üstün, 'Sanki Anayasa Mahkemesi'ne gidince farklı bir karar mı verecek?' açıklamasını yaptı. Yüce Divan'a gitmekle Anayasa Mahkemesi'ne haksızlık yapılmış olunacağını bildiren Üstün, 'Anayasa Mahkemesi'ne haksızlık etmeyelim. Bu dosya Anayasa Mahkememiz'e gittiğinde ben yeni bir çerçevede, yetkileri, görev tanımı değişti, bireysel başvuru hakkı tanındı. Artık Anayasa Mahkememiz de özgürlükçü kararlar, demokrasiyi koruyan kararlar vereceği için ha orada ha burada yargılanması farketmez aslında.' dedi. Üstün, “Anayasa Mahkemesi son yapılan değişikliklerle birlikte özgürlükleri, demokrasiyi, insan haklarını savunan bir anlayışa kavuştu' dedi.

Başbaşa Andıç mesaisi

Andıç davasına adı karışan askerlerin Genelkurmay Karargahı'nda yanyana odalarda çalıştığı ortaya çıktı. Star gazetesinde yer alan habere göre, Genelkurmay'ın mahkemeye gönderdiği şemada, sanıkların Genelkurmay içersinde ayrı bir 'karargah' izlenimi verecek şekilde tek bir girişi olan bölümde, yan yana odalarda çalıştıkları ortaya çıktı. 'İnternet Andıcı' ve 'Darbe Andıcı'nın hazırlandığı iddia edilen 2. Bilgi Destek Daire Başkanlığı (BDDB) Vekili Albay Dursun Çiçek'in '23 numaralı' odada olduğu belirtilen şemada, Çiçek'in yan odasında 5 ve 6 numaralarla Destek Şube Müdürü Albay Ziya İlker Göktaş ve Albay Fuat Selvi'nin odaları ile 17 numaralı odayla sivil memur Meryem Kurşun yer alıyor. Albay Çiçek'in karşısındaki odada '9' numarayla BDDB Destek Şube Müdürü Sedat Özüer, çaprazındaysa 7 ve 8 numaralı odalarla BDDB Destek Şube Müdürü Cemal Gökçeoğlu ile 4. Bilgi Destek Daire Başkanlığı Destek Şube Müdürü Hulusi Gülbahar bulunuyor. Çiçek'in solundaki 15 ve 16 numaralı odalardaysa, Yzb. Murat Uslukılıç ve sivil memur Mehmet Bülent Sarıkahya yan yana.