Ergenekon'da Zirve sorgusu

Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınanlardan aralarında Malatya İl Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger ile Doç. Dr. Ruhi Abat'ın da bulunduğu 9'u dün savcılık sorgusu için adliyedeydi.

M. Hamdi Ekinci
Ergenekon'da Zirve sorgusu

Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 Hıristiyan vatandaşın katledilmesiyle ilgili Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 9'u Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanarak, savcılık sorgulamaları için dün Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

ALAY KOMUTANI DA ADLİYE'DE

Özel Yetkili Savcı Zekeriya Öz'ün talimatıyla 9 ilde yapılan eşzamanlı olarak yapılan operasyonlarda gözaltına alınan 20 kişiden eylemi planladığı öne sürülen dönemin Malatya İl Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger ve İnönü Üniversitesi öğretim üyesi Yardımcı Doç. Dr. Ruhi Abat da adliyeye getirilen şüpheliler arasında yer aldı. Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde 3 Hıristiyan vatandaşın katledilmesi olayı, geçtiğimiz perşembe günü 9 ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarla Ergenekon soruşturması kapsamına girdi. Operasyonlarda katliamı planladıkları öne sürülen dönemin Malatya İl Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger ve İnönü Üniversitesi öğretim üyesi Yardımcı Doç. Dr. Ruhi Abat'ın da aralarında bulunduğu 20 kişi gözaltına alınmıştı.

BAĞLANTIDA KUŞKU YOK

Müdahil avukatlardan Erdal Doğan, Zirve Yayınevi katliamının Silivri'de yürütülen Ergenekon davası ile bir bağının olduğundan kuşkusu olmadığını belirterek, “Sanıkların özellikle devlet garantisi sağlanacağı konusunda verdikleri ifadeleri var. Bu ifadeler ile ilgili ortaya çıkan JİTEM veya JİT görevlileri ve bu devlet adına görev yapan bazı sivil şahıslar olduğunu görüyoruz” demişti.

Dilekçe fitili ateşledi

Zirve Yayınevi'ndeki katliamla ilgili davada müdahil avukatlar, 18 Şubat 2010'da katliamda Ergenekon bağlantısı olduğunu gösteren çok sayıda delilin bulunduğunu ifade etmişti. Savcı Öz'e 5 sayfalık dilekçe veren avukatlar, azınlıkları hedef alan Kafes Eylem Planı adlı belgeye dikkat çekerek cinayet tarihinde Malatya ve Türkiye'nin bütününde misyonerlik faaliyetlerinin derin yapılanma tarafından izlendiğini anlattı.