Flaş: Evren ve yönetiminin yargılanması istendi

Anayasa değişiklik paketi için yapılan referandumda sandıktan 'evet' çıkmasının ardından darbecilerin yargılanmasının önü açıldı.

Flaş: Evren ve yönetiminin yargılanması istendi

İstanbul'da, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve bazı gruplarca, '12 Eylül 1980 darbesini yapanlar' hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine gelen ve aralarında BDP Milletvekili Ufuk Uras, eşi Zeynep Tanbay, gazeteciler Nihal Bengisu Karaca, Hilal Kaplan ve Ferhat Kentel ile eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu'nun da aralarında bulunduğu 'Yetmez Ama Evet Platformu' üyesi bir grup, adliye önünde 'Kenan Evren yargılansın' ve 'Darbeciler halka hesap verecek' şeklinde sloganlar attı.

Pankartlarda açan grup adına okunan basın bildirisinde, darbeler tarihinin sonuna gelindiği ve 30 yıl sonra 12 Eylül ile hesaplaşmak için büyük bir fırsat doğduğu savunuldu.

Açıklamanın ardından grup üyeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı'ya 120 kişinin imzası bulunan suç duyurusu dilekçesini verdi.

Suç duyurusu dilekçesinde, şüpheliler olarak eski Cumhurbaşkanı, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ile dönemin komutanları, Danışma Meclisi üyeleri, bakan, bürokrat, vali, kaymakam, emniyet müdürü, asker, amir ve memurlar olduğunu belirtildi. Dilekçede, şüphelilerin 'Darbe yapmak, Anayasa'yı değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak ve cinsel saldırıda bulunmak' suçlarını işledikleri savunuldu.

Suç tarihinin 12 Eylül 1980 ve devam eden tarihler olarak gösterildiği dilekçede, darbe yapan ve darbeden sonra suç işlemeye devam eden şüpheliler yönünden zaman aşımının hiç bir zaman dolmadığı belirtilerek, şüphelilerin işledikleri darbe suçu nedeniyle haklarında kamu davası açılması talep edildi.

Suç duyurusunun ardından adliyeden çıkan grup adına açıklama yapan avukat Mücteba Kılıç, dilekçelerinin kabul edildiğini ve soruşturmayla ilgili kaç savcı görevlendirileceğini ise şu aşamada bilmediklerini ifade etti.

40 KURULUŞUN SUÇ DUYURUSU

İnsan Hakları Derneği (İHD), 78'liler Girişimi, İstanbul Tabip Odasının da aralarında bulunduğu sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve derneklerden oluşan yaklaşık 40 kuruluş, 12 Eylül darbesini yapanlar ve ortaklarının yargılanması talebiyle suç duyurusunda bulundu.

Sultanahmet Parkı'nda toplanan grup '30. Yılında 12 Eylül Darbesiyle Hesaplaşıyoruz' yazılı ve üzerinde dönemin bazı komutanlarının resmi ile 12 Eylül darbesinin küçük bir bilançosunun yer aldığı pankart açarak, 'Paşa, paşa yargılanacaklar' şeklinde sloganlar attı.

Grup adında basın açıklaması yapan 78'liler Girişimi İstanbul Temsilcisi Nimet Tanrıkulu, 12 Eylül 1980'den sonra bir milyon kişinin gözaltına alındığını, yüz binlerce kişinin de işkenceden geçirildiğini, bir milyon 683 bin kişinin fişlendiğini, Erdal Eren'in yaşı büyütülmek suretiyle 50 kişinin idam edildiği ifade ederek, bunları yapanların yargılanmasını istediklerini söyledi.

Tanrıkulu, şöyle devam etti:

'Ruhi Su'ya pasaport vermeyerek ölümünü hazırlayanlar, 388 bin kişiye pasaport vermeyenler, 14 bin kişiyi vatandaşlıktan çıkaranlar, ülkeyi yargısız infaz ve işkence cennetine çevirenler, milyonlarca kitap, dergi, gazete, filmi yakanlar ve yasaklayanlar, imha edenler, Diyarbakır Cezaevi'nde vahşet politikaları uygulayanlar, 4 bin köy ve mezraayı boşaltanlar, 17 bin insanı evinden ve toprağından koparıp sersefil sokaklara atanlar, Güçlü Konak, Madımak, Hayata Dönüş katliamını yapanlar, 40 bin insanımızı öldürenler yargılansın.'

Tanrıkulu, yeni demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasa yapılana ve 12 Eylül Gerçeklerini Araştırma ve Adalet Komisyonu kuruluna, zaman aşımı oyununa son verilerek Anayasa'nın Geçici 15. Maddesi üzerinden darbeciler yargılana kadar mücadelelerini devam ettireceklerini belirterek, bu kapsamda 19 Eylül Pazar günü Kadıköy'de miting yapılacağını kaydetti.

Tanrıkulu ve beraberindekiler açıklamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular.

Dilekçede, eski Cumhurbaşkanı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ile dönemin kuvvet komutanları, kovuşturma sonucu kimlikleri tespit edilecek diğer bakan, bürokrat, vali, kaymakam, emniyet müdürü, asker, sivil memur ile diğer yetkili organ ve merci görevlileri şüpheli olarak yer aldı.

Suç tarihinin 12 Eylül 1980 ve devamı olarak belirtilen dilekçede, 'Darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak ve diğer hukuka aykırı eylem ve işlemler' ise suçlar olarak anlatıldı.

Şüphelilerin işledikleri suçların soruşturmasına engel olan Anayasa'nın Geçici 15. Maddesi'nin dün yapılan halk oylamasıyla kaldırıldığı ve zaman aşımının kesintiye uğradığı ifade edilen dilekçede, evrensel hukuk normlarında insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının söz konusu olmadığı kaydedildi.

Dilekçede, şüphelilerin hapis cezasıyla cezalandırılması için haklarında soruşturma yapılarak kamu davası açılması istendi.

AVUKATLARDAN SUÇ DUYURUSU

Bu arada, Adliye önünde basın açıklaması yapan Yargıda Reform Grubu adına avukatlar Serhat Şendilmen, Mehmet Naci Sözen ve Akif Ulusoy tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verilen suç duyurusu dilekçesinde de, darbe suçu nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak zarar gördüklerini belirterek, aralarında eski Cumhurbaşkanı ve dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren'in de bulunduğu 12 Eylül döneminde görevli ve olayla ilgili kişilerin yargılanması istendi.

Mazlumder, İHD ve Emek Platformu, Kenan Evren ve yönetiminin yargılanması için Ankara'da savcılığa başvuruda bulundu.

Anayasa değişliği paketinin referandumda kabul edilmesiyle birlikte aralarında milletvekili, yazar, gazeteci ve sanatçıların da bulunduğu bir grup, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. 'Yetmez ama evet platformu' adlı grubun yaptığı açıklamada, "12 Eylül 2010 günü millet devlete el koymak zorunda kaldı." denildi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelen yaklaşık 50 kişi, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Grup, 'Yetmez! yeni Anayasa istiyoruz' ve 'Darbeci Evren 12 Eylül'ün hesabını vereceksin' yazılı pankart açtı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Yıldız Önen, "12 Eylül 2010 günü millet devlete el koymak zorunda kaldı. 50 yıllık darbeler tarihinin sonuna gelindi. 30 sene sonra, 12 Eylül'le hesaplaşmak için büyük fırsatımız doğdu." dedi.

Artık askeri darbelerde darbecilere selam duran yüksek yargıçların olmayacağını belirten Önen, "12 Eylül 1980'in 'Asmayalım da besleyelim mi?' diyen kudretli komutanından hesap sormak için 12 Eylül 2010'da bütün engeller kalktı. Darbe yapmak suçtur. Kenan Evren ve o gün darbe suçuna ortak olanlar yargılanmalıdır. Evren ve hayatta olan 12 Eylül darbecilerinden şikayetçiyiz. Özgürlük için, adalet için, eşitlik için, darbe yapmanın ağır bir suç olduğunu hafızalara kazımak için bugün darbeciler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz." diye konuştu.

SACİT KAYASU: ÖÇ PEŞİNDE DEĞİLİZ

Daha önce Kenan Evren hakkında iddianame hazırladığı için HSYK'nın görevden attığı eski savcı Sacit Kayasu, yargılamanın başlaması için hiçbir engel olmadığını vurguladı. Kayasu, "Zaman aşımı tehlikesi yok. Şu ana kadar yargılama olamadığından böyle bir durum yoktu. Ama artık tüm darbeciler yargı önüne çıkabilecek. O dönem savcı olarak bile dava açma yetkimiz yoktu. Biz öç peşinde değiliz. Sadece suçlunun cezalandırılmasını istiyoruz. Yargılanmak her zaman bir haktır. Suçsuzlarsa mahkemede de berat ederler.' dedi.

UFUK URAS: ÇOCUKLARIMIZA VERECEĞİMİZ EN BÜYÜK HEDİYE

Milletvekili Ufuk Uras da referandumda 'evet' çıkmasıyla ilgili şunları söyledi, "Bu bizim açımızdan çifte bayram. Bir yandan sandıktan demokrasi çıktı. Diğer yandan da Kürt demokrasi hareketi 'Biz buradayız.' dedi. 'Yeni bir anayasa yapacaksan beraber yapalım.' dediler. Batı ile doğu arasında köprü kuracağız. Biz 30 yıldır bunu bekliyorduk. Kenan Evren ve arkadaşlarının yargılanması için bir zemin oluştu. Çocuklarımıza vereceğimiz en büyük hediye de budur. Kenan Evren'in gönüllü avukatları yanılıyor.'

Şikayetçi olan 80 kişi arasında milletvekili Ufuk Uras, yazarlar Nihal Bengisu Karaca, Ferhat Kentel, Yasemin Çongar, Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, Sacit Kayasu, eski İstanbul Baro Başkanı Yücel Sayman ve sanatçı Zeynep Tanbay da bulunuyor.

Şüpheliler ise Kenan Evren ile birlikte dönemin kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, eski komutanlardan Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık, eski Başbakan Bülend Ulusu ile diğer bakan, bürokrat, vali, kaymakam, emniyet müdürü, asker, amir ve memurlar olarak gösterildi.

Darbe sonrasında yaşanan gelişmelerin hatırlatıldığı dilekçede, asılanlar, öldürülenler, gözaltına alınan, fişlenenler olduğu kaydedildi.

Dilekçede, "İzah edildiği üzere şüphelilerin hapis cezasıyla tecziyeleri için haklarında kovuşturma yapılarak kamu davası açılmasını arz ve talep ederiz." denildi.

Anayasa değişikliği referandumu sonuçlarından sonra yargı yolu açılan askerler hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Dün yapılan referandumda yüzde 58 evet oyunun çıkmasıyla kabul edilen yeni anayasayla darbe yapan askerlerin yargılanmasını engelleyen geçici 15. madde kalktı. Bugün hiç vakit kaybetmeden Bursa Adliyesi'ne koşan Genç Siviller, 12 Eylül 1980 tarihinde darbe yaparak ülke yönetimine el koyan Kenan Evren ve üst düzey komutanlar hakkında duyurusunda bulundu.

Sabah saatlerinde Bursa Adliye Sarayı önünde buluşan Genç Siviller adına bir açıklama yapan Emin İleri, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanları hakkında, "darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralama, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak" iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Hazırladıkları şikayet dilekçesinde Kenan Evren ile dönemin kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık, eski Başbakan Bülend Ulusu'nun yanı sıra dönemin vali, bürokrat, kaymakam ve emniyet müdürlerinin yargı karşısına çıkması gerektiğini isteyen Genç Siviller, bu isimlerin cezalandırılmasını talep etti.

Darbecilerin yüz binlerce insanı mağdur ettiğini öne süren Emin İleri, "12 Eylül 1980 Darbesi'nde halk iradesi Meclis'te ortadan kalkmış, siyasi partilerin kapısına kilit vurulmuştur. 650 bin kişi gözaltına alınmış, 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiştir. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmıştır. 7 bin kişi için idam cezası istenmiştir. 517 kişiye idam cezası verilmiş, bunlardan 50'si asılmıştır. 30 bin kişi işten atılmış, 388 bin kişiye pasaport verilmemiştir. Gazetecilere hapis cezaları verilmiş, 300 gün gazeteler çıkmamıştır. 39 ton gazete ve dergi imha edilmiştir. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirmiştir" dedi.

Bazı çevrelerin komutanların zaman aşımından dolayı yargılanamayacağı görüşüne de dikkat çeken İleri, işlenen suçların geçici 15. madde dolayısıyla soruşturulamadığını hatırlatarak, "Bu maddeden dolayı herhangi bir zaman aşımı söz konusu değil" diye konuştu.

Açıklamanın ardından, Emin İleri ve arkadaşları hazırladıkları dilekçeleri Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi.

Öte yandan Genç Siviller, 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında Bursa Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu.

Sabah saatlerinde Bursa Adliye Sarayı önünde toplanan Genç Siviller adına açıklama yapan Emin İleri, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan evren ve kuvvet komutanları hakkında 'Darbe yapmak, anayasayı değiştirmek, hükumeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralama, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Hazırladıkları şikayet dilekçesinde Evren ile dönemin kuvvet komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık, Eski Başbakan Bülend Ulusu'nun yanı sıra dönemin vali, bürokrat, kaymakam ve emniyet müdürlerinin yargı karşısına çıkması gerektiğini isteyen Genç Siviller, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırıldığına işaret etti.

Darbecilerin yüz binlerce insanı mağdur ettiğini belirten Emin İleri, "12 Eylül 1980 darbesinde halk iradesi meclis ortadan kalkmış, siyasi partilerin kapısına kilit vurulmuştur. 650 bin kişi gözaltına alınmış, 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiştir. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmıştır. 7 bin kişi için idam cezası istenmiştir. 517 kişiye idam cezası verilmiş, bunlardan 50'si asılmıştır. 30 bin kişi işten atılmış, 388 bin kişiye pasaport verilmemiştir. Gazetecilere hapis cezaları verilmiş, 300 gün gazeteler çıkmamıştır. 39ton gazete ve dergi imha edilmiştir. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirmiştir." dedi.

Darbeyi gerçekleştiren dönemin komutanlarının hapis cezasıyla cezalandırılmasını isteyen Emin İleri, şüpheliler hakkında soruşturma açılması gerektiğine vurgu yaptı. Açıklamanın ardından Emin İleri ve arkadaşları hazırladıkları dilekçeleri Cumhuriyet Başsavcılığına verdi.

Hakpar Genel Başkanı Bayram Bozyel ve beraberindekiler, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için suç duyurusunda bulundu.

Tüm Türkiye genelinde dün sabah saatlerinde başlayan yeni anayasa oylamasının tamamlanmasının ardından 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için Hakpar Genel Başkanı ve beraberindeki 20 kişilik bir grup Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Hakpar Genel Başkanı Bayram Bozyel, basın mensuplarının soruları üzerine şöyle konuştu: "12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumun bitmesinin ardından 12 Eylül darbecilerini koruyan 15'nci maddenin kaldırılmasıyla bizde suç duyurusunda bulunmaya geldik.

Kürt halkına karşı gerçekleştirilmiş faşist darbe ile bütün demokratik çalışmalar men edilmiştir. Diyarbakır Cezaevinde bir çok kişi işkencelere maruz kalmıştır. Diyarbakır Cezaevinde bir soykırım yapılmış ve yüzlerce arkadaşımız katledilmiş, binlercesi sakat bırakılmıştır. Yapılanlar sadece cezaevinde yapılanlar ile sınırlı değil. İnsanlarımız faşit cunta tarafından asılmıştır. Bugün hala sonuçlarını yaşadığımız savaş ve sonuçları bilinsinki 12 Eylül darbecilerinin ve cezaevinde yapılanların sonucu bir zemin yaratmıştır."

12 Eylül de uygulamaların insanlık dışı olduğunu anlatan Bozyel, şunları söyledi: "Türkiye, 12 Eylül darbesini yapanlardan hesap sormadan gerçek anlamda demokratik bir anlamda siyaset yapamaz tarihini temizleyemez. Biz bu zamanı yaşamış bir parti olarak bu süreç için sadece mahkeme ile kalmayacağız, 12 Eylül darbecilerinin teşhir edilmesi için çok yönlü kampanyalar yapacağız. Türkiye dün kabul edilen referandum paketi ile köklü bir adım atmış, yeni bir demokrasi ve yeni bir anayasa için başlangıç yapmıştır. Hepimize büyük bir görev düşüyor ve geçmişle hesaplaşıp yep yeni bir yüzle tanışmaktır. Biz bu paketi Türkiye'nin demokratikleşmesi için destekledik ve AK Parti ile aynı saflarda yer aldık ve diliyoruz ki bu süreçte yeni bir anayasa için bir süreç başlatmayı temenni ediyoruz."

Yapılan açıklamanın ardından Hakpar Genel Başkanı Bayram Bozyel ve beraberindekiler 12 Eylül darbecilerinin yargılanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular.