Gizem'in hatırası bizi kardeş yapacak

Norveç'teki Utoya Adası'na yapılan saldırıda hayatını kaybeden Türk kızı Gizem Doğan'ın cenazesi Trondheim şehrinde törenle toprağa verildi. Cenazeye Bekir Bozdağ ve Ahmet Davutoğlu da katıldı

Trondheim
Gizem'in hatırası bizi kardeş yapacak

Norveç'in başkenti Oslo yakınlarındaki Utoya Adası'na 22 Temmuz'da düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden Türk kızı Gizem Doğan, Trondheim şehrinde toprağa verildi. Katılımın yoğunluğu nedeniyle Mevlana Camii yakınlarındaki futbol sahasında düzenlenen törene Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı. Bozdağ ve Davutoğlu, Doğan ailesine taziyede bulunduktan sonra cenaze namazını kılmak üzerine yerlerini aldı. Kur'an-ı Kerim okunması ve helallik istenmesinin ardından cenaze namazı kılındı ve dualar edildi. Mevlana Camii'nde kılınan cenaze namazı sonrası 17 yaşındaki Gizem Doğan'ın naaşı, Moholt Mezarlığı'nda toprağa verildi.

AMAÇLARINA ULAŞAMAYACAKLAR

Cenaze töreninde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bir konuşma yaptı. "Dünya'daki en büyük acı evlat acısıdır. Bugüne kadar Gizem, sizin kızınızdı bundan sonra bütün dünyanın ortak değeridir. Gerek Norveç'te gerekse Avrupa'nın diğer yerlerinde yaşayan vatandaşlarımıza Gizem'in verdiği ders şu: 'Beni öldürenlerin hayal ettiği dünyanın gerçekleşmesine izin vermeyin!'" ifadelerini kullanan Davutoğlu, Gizem'in hatırasıyla birlikte Türk ve Norveç halkı arasında tam bir kardeşliğin hakim olacağına inandığını kaydetti. "Norveç, Türkiye'nin çok aziz bir dostudur ve bugüne kadar dünyanın her yerinde mazlumların da sahibi olmuştur" diye konuşan Ahmet Davutoğlu, Filistin meselesinde Türkiye ile Norveç'in bakış açısının aynı olduğunu belirtti. Her toplumdan iyi veya kötü insan çıkabileceğini vurgulayan Davutoğlu, "Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg ve değerli meslektaşım Dışişleri Bakanı Jonas Gahr Store güçlü mesajlarla Norveç toplumunun bu saldırılarla özdeşleşmeyeceğini göstermiştir" diye konuştu.

KİN VE NEFRET YEŞERMEMELİ

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise törende yaptığı konuşmada, "Artık sevgisizliğin, kinin, nefretin, ayrımcılığın olmadığı bir dünya için hep beraber daha çok çalışmalıyız" dedi. İnsanlığın 2. Dünya Savaşı ile din ve mezhep savaşlarında büyük bedeller ödediğine dikkat çeken Bozdağ, "Bu kör anlayışlar 21. Yüzyıl'da yeniden yeşerirse, insanlık yeni bedeller ödemek zorunda kalır. Onun için yeni bedeller ödememek için sevgi, saygı, kardeşlik bahçesinin daha iyi hale gelmesi için hep beraber çalışmak zorundayız" şeklinde konuştu. "Gencecik yaşında mücadeleyi kendisine prensip edinmiş ve Hakk'ın rahmetine kavuşan sevgili kızımız Gizem'in ve hayatını kaybeden diğer gençlerimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum" diyen Bakan Bozdağ, teröre karşı ortak mücadelenin insanlığın geleceği için hayati önem taşıdığına inandığını söyledi.

'Mavi Marmara' en büyük hayaliydi

Norveç'te geçtiğimiz hafta düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybeden 17 yaşındaki Gizem Doğan'ın en büyük hayalinin 'bir yardım konvoyuyla Gazze'ye gitmek' olduğu ortaya çıktı. Norveç'in Trondheim şehrinde düzenlenen cenaze töreninde Gizem'in ailesi adına duygu yüklü bir konuşma yapan kuzeni İlknur Tunç, "Gizemcik açmamış bir goncagül, genç bir fidan dupduru bir ırmak. Yunus Emre misali; yaradılanı sever Yaradan'dan ötürü... Bir sevgi kelebeği, barış elçisi. Mevlana'nın 'ne olursan ol, yine gel' sözünü hayat felsefesi haline getirmiş bir insandır" ifadelerini kullandı. Kuzeni Gizem Doğan'ı 'Yüreği Allah sevgisi ile dolu, kul hakkını her halükarda gözeten, ne pahasına olursa olsun halkının yanında olan, kalp kırmamayı şiar edinmiş, insanları dış görünüşleriyle, ırklarıyla, dinleriyle değil; kalpleriyle değerlendiren, herkese karşı şefkatli bir insan' olarak nitelendiren Tunç, şöyle devam etti: "En büyük hayalleri arasında bir yardım konvoyuyla Gazze'ye gitmek vardır. Rol modelleri arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Norveç Sanayi Bakanı Trons Giske vardır. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun enerjisine de hayrandır." Terörün kendilerini asla korkutmayacağını ifade eden Tunç'un konuşması sırasında baba Abdulkadir Doğan'ın gözyaşlarını tutamadığı görüldü.