Haklılar mı deyip hemen imzayı attı

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, azınlıkların mallarının iade edilmesi kararını 'Haklılar mı' diye soran Başbakan Erdoğan'ın 'Evet' cevabını alınca 'Hemen verin' dediğini söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nu cesur olmamakla suçlayan Bağış, AB'deki vizyonsuz liderler yüzünden sürecin yavaş ilerlediğini belirtti

Yusuf Ziya Cömert
Haklılar mı deyip hemen imzayı attı

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Sırbistan-AB Forumu'nun açılışına katılmak ve çeşitli ikili temaslarda bulunmak üzere gittiği Sırbistan'ın başkenti Belgrad yolunda Genel Yayın Yönetmenimiz Yusuf Ziya Cömert ile Türk-İsrail ilişkileri, AB süreci, azınlıkların mallarının iade edilmesi ve içi politika konularını konuştu.

Türkiye'nin Mavi Marmara sürecinde doğru bir politika izlediğini belirten Bakan Bağış, “Aslında tüm Avrupa Biriliği ülkeleri de içten içe haklılığımızı teslim ediyorlar. Fakat bir İsrail fobileri var. Bize bulaşmasın diyorlar. Argümanlarımız o kadar güçlü ki Mavi Marmara meselesinde aykırı görüş bildiren Avrupalı yok. Eğer Mavi Marmara gemisine bu müdahale İsrail kara sularında olsaydı durum başka olurdu. Fakat uluslararası sularda 9 vatandaşınız katlediliyor. Bu korsanlıktır. Anlattığımız tüm Avrupalı liderler bize hak veriyor. Hatta İsrail'in önde gelen muhalifleri de destek veriyorlar. Uluslararası sularda İsrail vatandaşları katledilse ne olurdu?” dedi.

KILIÇDAROĞLU CESUR DEĞİL Kİ

Muhalefetin bu konuda kendilerini yalnız bıraktığını söyleyen Bağış, anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını talihsizlik olarak niteledi. Bağış, “Böylesine milli bir meselede maalesef muhalefetten çok talihsiz açıklamalar geliyor. Neymiş başbakan aldığı ödülleri iade etmeliymiş. Bir kere sen hayatında hiç cesur olmadın ki sana birisi ödül versin. Ama senin cesur bir hareketini görmedik ki. Önce Önder Sav ile birlikte olup Baykal'ı devirdin. Sonra Sav'ı devirdin. Şimdi de Gürsel Tekin'i devirmek için uğraşıyorsun. Senin işin bu. Bir sürü iftira attın ama bir tane dava açmadın. Hani nerede iddialarının hukuki karşılığı” diye sordu.

BÜTÜN JESTLERİ BİZ YAPIYORUZ

Türkiye'de yaşayan azınlıklar konusunda AK Parti'nin önemli çalışmalar yaptığını ve yapmaya da devam edeceğini belirten Bağış, “Ruhban Okulu meselesi sürekli soruluyor. İyi de biz hep tek taraflı iyi niyet gösteriyoruz. Ruhban Okulu ile ilgili düzenlemeler yaptık. Azınlık gazetelerine maddi destek sağlama kararı aldık. Yetimhaneyi iade ettik. Azınlık vakıflarına ait malları iade ettik. Ama Yunan tarafından en ufak bir iyi niyet görmedik. Onu görsek Ruhban Okulu da hızla rayına oturur. Azınlık mallarının iadesi konusunda 2 yıldır çalışıyorduk. Konuyu Başbakan'a arz ettik. Başbakan tek şey sordu: 'Haklılar mı?' Biz de yasal hakları deyince 'En kısa sürede iade edin' dedi. Bizim konuya bakışımız bu kadar net” diye konuştu.

BDP DE CHP'NİN YAPTIĞINI YAPACAK

BDP'nin bugün farklı mesajlar verse de yarın Meclis'e geleceğine inandığını dile getiren Bağış, "CHP'nin yaptığını yapacak ve yemin edecektir. Dünyada BDP gibi davranan başka bir siyasi parti yoktur. Herkes söz hakkı bulmak için uğraşır. Bunlar hayır biz o hakkı kullanmayacağız diye eylem yapıyor. Tutuklu arkadaşları üzerinden o davaları seyrinden saptırmak istiyorlar. Ama BDP de gelip yemin edecek” dedi.

On yıl sonra yine tercümanlık yaptım

AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla 9 yıl önce Lüksemburg'a yaptığı ziyarette kendisini havaalanına kadar uğurlayan Lüksemburg Başbakanı Jean Claude Juncker'e aynı jesti yapan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yanında bulunan Egemen Bağış, güzel bir nostalji yaşadığını söyledi. Bağış, 'Sürpriz bir şekilde, bir planlama yoktu, 'sayın Junker'i ben (Başbakan Erdoğan) yolcu edeceğim' dedi. Kendisiyle birlikte havaalanına aynı araçta giderken, talimat verdi ve yolda o sohbetlere, aynı 10 yıl önce olduğu gibi yine tercümanlık yapma onuruna nail oldum. Gerçekten çok hoş bir anıydı. Çocuklarımla, torunlarımla paylaşabileceğim bir nostaljiyi yaşamış oldum' dedi.

Sorun vizyonsuz liderler

Bağış şöyle devam etti: “İsrail'le ilişkilerin gerilmesinin AB ile ilişkileri olumsuz etkileyeceği iddiasının fiili bir karşılığı yok. Zaten 20 fasıldan 17'si siyasi gerekçelerle kapalı. 3 faslı da biz ekonomik bulmadığımız için açmıyoruz. Fakat biz bir yandan da AB için gerekli düzenlemeleri yapıyoruz. Mesela şu balık boylarıyla ilgili 'Seninki kaç santim' kampanyası bu çerçevededir. Bu ülkede ilk kez balıkçılıkla ilgili genel müdürlük kuruldu. AB fasıl açmasa ne olur. Biz ülkemizin standartlarını yükseltiyoruz. Eğer 20 fasılda blok kalksa 14'ünü bir yılda açarız. 6'sını bir yılda kapatırız. Önemli olan bize bir perspektif, garanti vermeleri. Bana 2015'te bütün şartları yerine getirirseniz sizi alacağız desinler 2014'te tüm fasılları bitiririm.”

Türkiye'nin AB'ye üyelik konusundaki ısrar ve çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Bakan Bağış, “Şu anda en büyük sorunumuz AB'deki vizyonsuz liderler. Öyle ki onların basit hesaplar peşinde koşmaları, Türkiye'nin üyeliğini siyaseten istismar etmeleri yüzünden birliğin geleceği de tehlikede. Uzun vadede AB yapısı ve yönetim şekli değişmek zorunda kalacak. Karar mekanizmaları yerelleşecek. AB ile ilişkilerde sertleştiğimiz söyleniyor. Hayır biz rest çekmiyoruz. Biz diyoruz ki reformları yapıyoruz. Birileri şımarık oğlan olabilir. Fakat biz şamar oğlanı değiliz. AB standartlarını sağlama konusunda ne gerekiyorsa yaparız ama kimse bize şamaroğlanı muamelesi yapamaz” dedi.